Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 15/10/2018 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53/1 ve 58/9 maddeleri gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
SANIK …… SAVUNMASINDA: ben daha önceki ifadelerim aynen tekrar ediyorum, benim bu cemaatle veya örgütle hiç bir bağım irtibatım olmadı, eşim hafızdır imam hatip mezunuyum, bunların dini öğretisine de ihtiyacım yoktur, hakkımda işlem yapıldı meslekten ihraç oldum, zor günler yaşıyorum, atılı suçlamalardan dolayı beraatime karar verilmesini istiyorum, ben bu yapının sohbetlerine de katılmadım, şu an bana okumuş olduğunuz .......'ın beyanlarını da kabul etmiyorum, onu yerel mahkemedeki savunmamda söylemiştim, ben tanık ....... ın beyanlarını da kabul etmiyorum, biz zaten aile olarak kalabalığız evimizin kapısını yönündeki ayakkabı kalabalığı bizim sohbet toplantısı yapmamızı gerektirmez, ben onun bir zanla beyanda bulunduğunu düşünüyorum, ben .......'ın beyanlarını da kabul etmiyorum, o bir çok kişi hakkında beyanda bulunmuştur, bir kısım hakkında beraat kararı verildiği, bir kısım hakkında da takipsizlik kararı verilenlerde vardır, ben tanık .......'in beyanlarını da kabul etmiyorum, benim savunmama ekleyecek başka husus yoktur, ben vatana millete sadık bir insanım, demiştir.
Sanık müdafi Av. .......den savunmaya ekleyeceği hususlar sorulduğunda: müvekkilimin savunmalarını aynen katılıyoruz, bir kısım tanıklardan ....... başka mahkemelerde çelişki beyanlarda bulunmuştur, bu durumun göz önünde bulundurulmasın istiyoruz, hatta bir dosyada önceki beyanını isteyip beyanda bulunmuştur tüm tanık ifadeleri Aralık 2013 öncesine dair beyanları vardır, bu hususun da sanık lehine yararlanılması gerekmektedir, demiştir.
Sanık müdafii Av. .......'dan savunmaya ekleyeceği hususlar sorulduğunda: Biz sanığın savunmalarına katılıyoruz, şu an da Nisanı Nur okumak almak bir suç değildir, sanık imam hatip mezunudur, bu tür sohbetlerde söz söylemesi herhangi bir suç oluşturmadığı kanaatindeyiz, dedi.
Sanık müdafi Av. .......' dan esas hakkındaki savunma ve delilleri sorulduğunda: Biz bekletici yapılmasını doğru görmüyoruz dava dosyası istinaf mahkemesinin önünde mevcut delillere göre karar verilmesini istiyoruz, başka bir soruşturma var ise gereği yapılır, demiştir.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında:
Sanığın halen soruşturması devam eden dosyası ile bu dosyanın birleştirilip birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tespitinin gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında ilk derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmesini talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Her ne kadar sanık ....... hakkında terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanık hakkında yine FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/125500 no ile yürütülmekte olan açık bir soruşturmasının bulunduğu, İlk derece Mahkemesi tarafından "Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, tanık ....... adlı şahsın samimi ve itibar edilen beyanları, yine yargılamada toplanan diğer delillerden sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgüt hiyerarşisine dahil şekilde örgütün dini sohbet adı altındaki toplantılarına belli bir gizlilik içinde katıldığı ve örgütün yapılanmasında ve faaliyetlerinde etkin bir şekilde yer aldığı ve bu suretle atılı suçu işlediği yapılan yargılamadan anlaşılmış olmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 53, 58/9-6. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği, sanığın ve müdafinin istinaf talebinde bulunması üzerine, talebin duruşma açılarak değerlendirilmesi kanaatine varılarak dairemizce duruşma açılarak yargılama yapıldığı, her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, halen Fetö/pdy terör örgütü üyeliğinden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/125500 no ile yürütülmekte olan açık bir soruşturmasının bulunduğu, eylemin temadi eden suç niteliğinde olması nedeniyle sanığın eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirilerek hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinden sanık hakkında Fetö/pdy terör örgütü üyeliğinden, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/128500 soruşturma numarasıyla yürütülen soruşturma dosyası ile birlikte yeniden değerlendirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası sonucunda İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2018 tarih, 2017/476 esas ve 2018/188 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafi Av. ....... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık hakkında İzmir C. Başsavcılığında 2018/125500 Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyeliği suçundan halen açık gözüken soruşturma dosyasının bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında açılan soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin ilk derece mahkemesince denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenmesi, anılan soruşturma dosyası kapsamında dava açılmış ise birleştirme hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek hukuki durumlarının takdir veya tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olmakla,
Yukarıda tespit edilen bu durumun hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, müdafinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
İlk derece mahkemesi tarafından verilen 109/3-a maddesi gereğince verilen adli kontrol kararının DEVAMINA,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ....... ve sanık müdafiileri Av. ....... ve Av. .......'ın huzurunda kesin surette olmak üzer tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 13/02/2019 (¤¤)