Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında istinaf incelemesine konu olan silahlı terör örgüt üyeliği suçundan başka, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/8631 soruşturma sayılı evraklarında aynı suça ilişkin olmak üzere başka soruşturmanın yürütüldüğü evrakın halen derdest olduğu görülmüştür. Yürütülen 2018/8631sayılı soruşturma kapsamında elde edilen delillere göre atılı suç nitelemesinin değişme ihtimalinin bulunduğu, dosya kapsamına göre de dosyaya ait delillerin bir arada değerlendirilerek maddi gerçeğin ortaya konulmasında zorunluluk bulunması, soruşturması devam eden dosya bakımından kamu davası açılması halinde, şahsi ve fiili irtibat nedeniyle, söz konusu dosyaların ilk derece mahkemesinde birleştirilmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde yargılama yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekliliği hususu,
Kabule göre de;
Sanık ………'in kullandığı 0531 434 35 71 nolu telefon hattında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizliliği sağlamak için kullandığı “…….” adlı programın bulunduğu ve sisteme bağlandığı yönündeki tespit sonrasında, "User Id" tespiti yapılmadan sanık ile müdafiinin toplanan delillere göre savunmalarına geçilerek hüküm kurulmak suretiyle CMK'nun 289/1-h maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, bu nedenlerle, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükmün sanık ve müdafinin istinafı nedeniyle BOZULMASINA, bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Karardan bir örneğin ilgisi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/8631 soruşturma sayılı dosyasına dairemizce GÖNDERİLMESİNE
Dair, Bozma kararı yönünden kesin surette olmak üzere 11.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)