Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-İlk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün gerekçesinde sanığın çocuklarının fetö’ye ait irtibatlı kolejlerde eğitim almış olmasının suçun sübutu yönünden sanık aleyhine başkaca yan delil olarak kabul edilmiş ise de, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında açıklandığı üzere sanığın çocuklarını kapatılan fetö pdy silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu belirlenen eğitim kurumlarında eğitim almış olmasının örgütsel faaliyet sayılamayacağı, suçun sübutu bakımından ana delil veya yan delil olarak kabul edilemeyeceği görülmekle, bu husus suçun sübutu bakımından delil olarak değerlendirilmemiştir.
2-Sanığın eşi ........ hakkında İzmir 15.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/448 esas sayılı dava dosyası bulunmakta ise de, uyap kayıtları üzerinde yapılan incelemede sanığın kullanmış olduğu ........ nolu GSM hattında ........ ID nolu ........ tespit ve değerlendirme tutanağında açıklanan gizli iletişim programı olan ........ isimli programı kullanmış olduğu, sanığın kullanıcı adının ........ olduğu, sanığın kendi adına kayıtlı ........ nolu GSM hattının sanığın eşi olan ........ tarafından kullanıldığı, ........ tespit ve değerlendirme tutanağı kapsamına göre sanığın eşi ........ tarafından kullanılan ........ programının ID nosunun 47554 olduğu, ........ içeriklerine göre sanıkların ayrı ayrı ........ programını kullandıklarını, sanık ........ aleyhine dosya kapsamında bulunan gizli tanık Garson'un beyanı, Ankara C. Başsavcılığı tarafından 2017/68532 Sr sayılı soruşturmada yürütülen işlemler neticesinde CMK'nın 134. Maddesi uyarınca Ankara 5.Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/2920 D.İş sayılı kararı uyarınca SD kartta tespit edilen bilgilere göre sanığın emniyet mahrem yapılanması içerisinde fetö pdy silahlı terör örgütünün mahrem imamı olduğu, kod adı alarak Ebubekir kod adını kullandığı, zümre başkanı vasfıyla B kodu ile yapı içerisinde yer aldığı tespit edilmiş olması, itirafçı S. D.'nın ifadesine göre sanığın 2015 yılı haziran ayına kadar fetö pdy silahlı terör örgütünün sohbet hocası olduğu, ........ kullandığı hususunun tespit edilmesi, Bank ........ bilirkişi raporu kapsamına göre de sanığın örgüt liderinin Bank ........'nın desteklenmesi yönünde talimat verdiği dönemde 20/01/2014 tarihinde Euro hesabı açması, 09/03/2015 tarihinde de TL hesabı açmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ve eşinin aleyhine olan delillerin birlikte yargılanmayı gerektirir hukuki ve fiili irtibat oluşturmadığı anlaşılmakla, sanığın eşi hakkındaki İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/448 esas sayılı dava dosyasının uyap kayıtlarına göre yapılan inceleme neticesinde dairemizde incelenmekte olan sanık hakkındaki dava dosyasının sonucunu etkileme niteliği bulunmadığı birlikte yargılama zorunluluğu olmadığı anlaşılmıştır.
3-Her ne kadar sanık hakkında uyap kayıtlarına göre 2017/133227 Sr sayılı soruşturma dosyası ile İzmir CBS tarafından fetö pdy silahlı terör örgütü üyeliği eylemi ile ilgili yapılan suç duyurusu neticesinde açık soruşturma dosyası bulunduğu görülmüş ise de, uyap kayıtları uyarınca yapılan incelemede, İzmir CBS'nın 2017/133227 Sr sayılı açık soruşturma dosyasının dairemizde incelenmekte olan bu dava dosyasının sonucunu etkileme niteliği bulunmadığı, zira sanığın hakkında yapılan yargılama sonucunda emniyet mahrem imamı olduğunun tespit edilmesi, kod adı alarak örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunması, örgüt adına adam kazandırmak düşüncesiyle yapılan sohbet toplantılarında 2015 yılı haziran ayına kadar sohbet hocalığı yapması, örgütün gizli haberleşme programı ........ isimli programı kullanmış olması, polis memurlarından sorumlu abi ve sohbet hocası olması, himmet toplaması olguları birlikte değerlendirildiğinde, İzmir CBS'nın açık bulunan soruşturma dosyasının sonucu etkileme durumu bulunmadığı, dairemizce verilen kararın bir örneğinin İzmir CBS'nın açık bulunan soruşturma dosyasına gönderilerek İzmir CBS tarafından CMK'nın 223/7-8 maddesi uyarınca işlem yapılabileceği, bu nedenle, açık soruşturma dosyasının sonuca etkili olmadığı kanaati ile,
Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın tutuklu olması nedeni ile bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 08/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)