Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 14/05/2019 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl 9 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık .... dairemizde yapmış olduğu savunmasında: "Ben daha önceki mahkemede vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ediyorum, etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum, bu hususta ilk derece mahkemesinde beyanda bulundum, bildiğim ve bilebileceğim isimleri beyan ettim, öncelikle atılı suçtan beraatime karar verilmesini talep ediyorum, ancak mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını ve etkin pişmanlık uygulanmasını talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafi Av.....'ün dairemizde yapmış olduğu esas hakkındaki savunmasında; "Müvekkilimin beyanlarına aynen katılıyoruz, istinaf dilekçemizi aynen tekrar ederiz, öncelikle suçun sübutu yönünden C.Savcısının mütalasına katılmıyoruz, sanığın üzerine atılı suç dava dosyasında toplanan delillerle sübuta ermemiştir, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğini düşünüyoruz, ancak mahkeme aksi kaanatte ise müvekkilim yargılaması sırasında etkin pişmanlık talebinde bulunmuş, ayrıca bildiği kişileri ve olayları adli makamlara aktararak faydalı olmuştur, bu nedenle azami hadden ceza indirimlerinin uygulanmasını talep ediyoruz, müvekkilim imza hükümlülüğü yönünden sıkıntı yaşamaktadır, bu yöndeki adli kontrol kararının kaldırılmasına ya da en azından ayda bir hale getirilerek çalışma hayatının sıkıntılarının giderilmesini talep ediyoruz," şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında:
İlk derece mahkemesinin yargılama sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ile gerekçe içeriğine göre, karara konu eylemin hukuki nitelendirme ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak sanığın yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirterek samimi olarak beyanda bulunduğu, yargılama sürecinde beyanlarınından dönmediği, pişmanlığını dile getirerek örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak katıldığı örgütsel toplantılar, faaliyetler ve irtibatlı olduğu bir kısım kişiler hakkında bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunup samimi olarak pişmanlık duyduğunun anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan, hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması sureti ile fazla ceza tayin edildiği görülmekle,
CMK' nun 280/2 maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanığın eylemlerine uyan TCK'nun 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1, TCK'nın 221/4-2 cümle, 53, 63, 58/9 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK'nın 221/5 maddesi gereği bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Öncelikle sanığın üyesi olduğu iddia edilen FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütüne ilişkin değerlendirme yapmak ve bu yapılanmanın silahlı terör örgütü olup olmadığının tespitini yapmak gerekirse;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "...." adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için ….. gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri .... tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Bu değerlendirme kapsamında somut olay incelendiğinde;
Sanığın savunması, banka kayıtları, dernek kayıtları, çalışma kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ....'nın ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait .... Kolejinde yaptığı, aynı kurumun yurdunda kaldığı ve örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı, mezun olduktan sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı .... Platformuna destek veren derneklerden biri olan .... Derneğine üye olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynaklarından biri olan .... Bankası A. Ş bünyesinde hesabının olduğu, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra terör örgütünün lideri ....'in bankaya para yatırılması ve katılım hesabı açılması yönündeki talimatı üzerine adı geçen bankaya 22/09/2014 tarihinde 28.000,00 TL, 22/10/2014 tarihinde 38.500,00 TL para yatırdığı, sanığın 2011 ile 2015 yılları arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü yönetme ve üye olmak suçlarından haklarında kamu davası açılmış olan .... ve ....' e ait .... Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde inşaat mühendisi, yönetim kurulu üyesi ve proje ve üretim müdürü olarak çalıştığı, bu dönemde terör örgütünün mütevelli toplantılarına katıldığı, himmet, burs, kurban parası adı altında terör örgütüne yardımda bulunduğu, 2012 yılı içinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün düzenlemiş olduğu Fas gezisine katıldığı, örgütle irtibat ve iltisakı nedeniyle 667 sayılı KHK ile kapatılan .... Derneğine üye olduğu, 04/11/2011 tarihinden itibaren denetim kurulu yedek üyeliğini yaptığı, sanığın eylemlerindeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk birlikte değerlendirildiğinde, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı, FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği kabul edilmiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın eylemlerinin dairemizin kabul ettiği şekli ile Terör Örgütü Üyeliği olarak kabul edilip cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Sanığın yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirterek samimi olarak beyanda bulunduğu, yargılama sürecinde beyanlarınından dönmediği, pişmanlığını dile getirerek örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak katıldığı örgütsel toplantılar, faaliyetler ve irtibatlı olduğu bir kısım kişiler hakkında bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunup samimi olarak pişmanlık duyduğunun anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması sebebi ile yeniden duruşma açılıp etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/07/2018 tarih, 2018/52 esas ve 2018/119 karar sayılı ilamı ile sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri dikkate alınarak taktiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 YIL 6 AY CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın suça konu örgütün işleyişi hakkında etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla TCK 221/4-2.cümlesi uyarınca verdiği bilgilerin niteliği dikkate alınarak cezasından taktiren 1/3 oranında indirim yapılarak, 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini ikrar etmesi, duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın SONUÇ OLARAK 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin UYGULANMASINA,
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olması göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK.nın 221/5. maddesi gereğince taktiren 1 yıl süre ile sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri UYGULANMASINA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri UYGULANMASINA,
Diğer istinaf taleplerinin REDDİNE,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkışının yasaklanmasına, ilişkin ADLİ KONTROLÜN DEVAMINA,
2-a) Sanığın malvarlığı üzerinde tedbir varsa KALDIRILMASINA,
b) Sanık hakkında mahkememizce 10/04/2018 tarihli kararıyla 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-b (imza kontrölü) maddesi uyarınca verilen ADLİ KONTROL KARARININ KALDIRILMASINA,
c)Adli Emanetin 2017/1147 sırasında kayıtlı 1 Adet 1 adet ağzı mühürlü delil torbası içerisinde olduğu bildirilen şüpheli .... adına düzenlenmiş 1 adet .... seri nolu pasaport, Adli Emanetin 2017/2167 sırasında kayıtlı 1 Adet …. barkod nolu ağzı kapalı delil poşeti içerisinde olduğu bildirilen; 1 adet ….disk ile şüpheliden ele geçirilen ve inceleme aşamasında olan dijital materyallerin imajlarının, dava konusu suçun delili ve delil değerlendirme aracı niteliği taşıması nedeniyle, DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
3-a)İstinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b)Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan 3 adet davetiye gideri 42,00 TL, 42,80 TL posta gideri ile Cumhuriyet Başsavcılığınca tefrik edilen soruşturma dosyasındaki tüm şüpheliler için imaj alma çalışmaları sebebiyle temin edilen harici ….. ve …. satın alımı bedeli olan toplam 837,00 TL'den sanığın hissesine düşen (837,800.TL/13) 64,44 TL olmak üzere toplam 149,24 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Dair talebe uygun oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık .... (segbis aracılığıyla) ile sanık .... müdafii Av.....' ün yüzüne karşı, sanık .... ile sanık .... müdafii Av. ....' e tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, dairemize gönderilmek üzere vereceği dilekçe yada tutturacağı tutanak ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2019 (¤¤)