Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın Eşi olan F. B. E.hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28/06/2017 tarihli iddianame ile Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan sanık ile birlikte aynı dosyada yargılanmaları için aynı iddianame ile dava açıldığı, sanık M. E. hakkında üç ayrı hatta Bylock kullandığı iddiasının olduğu, ayrıca Selçuk ilçesinin ilçe imamı olduğu, eşi F. F. E.'ın ise ilçe bayan yapılanmasında etkin görevde bulunduğunun belirtildiği, birlikte oturdukları ikamette dijital materyallere el konulduğu, ayrıca sanığın eşi F. F. E.'ın gözaltına alınması sonrası 20/08/2016 tarihinde kollukta vermiş olduğu ifadesinde sanık M. E.'ın Bylock kullandığı iddiasında bulunulan 0507 … .. .. numaralı hattı, yapılan kimlik tespitinde kendisinin kullandığına yönelik beyanının olduğu gözönüne alındığında, sanık ile hakkında 13/12/2018 tarihinde verilen tefrik kararı ile ayrı bir esasa kaydedilen eşi F. F. E.'ın birlikte yargılanmalarının maddi gerçeğin ortaya çıkması ve çelişkili kararların verilmemesi açısından önem taşıdığı, olağan kanun yolu denetimi yapan Bölge Adliye Mahkemesinde dosyaların birleştirilmesine yasal olanak bulunmadığı, aynı derecede yargılama yapan mahkemede birleştirilerek görülmesinde hukuki gereklilik bulunduğu nedenleriyle, söz konusu dosyaların bu dosya üzerinde birleştirilmesi, eş hakkındaki dosyada karar verilmesi halinde ise belirtilen hususların değerlendirilmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde yargılama yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini hususunun gözetilmemesi,
Hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, bu nedenle, CMK'nin 280/1-d, e maddeleri uyarınca, sanık ve sanık müdafisinin istinafı nedeniyle; diğer yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Sanık hakkında CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair, bozma kararı yönünden kesin surette olmak üzere 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)