Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 04/02/2019 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nin 314/2, 62, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddeleri uyarınca 6 yıl, 10 ay, 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık ilk derece mahkemesince alınan savunmasında: "Ben ticaret yapıyorum, ....'da market işletiyorum, Bank .... dışındaki birçok banka ile çalışırım...2014 yılı ocak ayında 6.000,00TL yatırdığım doğrudur, yatırmışımdır, talimatla yatırmadım, destek, yardım olsun diye de yatırmadım....... Eğitim şirketinin müdürleri imiş bunlar, benden gıda maddesi, temizlik maddesi alırlardı, o şekilde görüşmelerimiz olmuştur, kendi şirketlerine benim marketimden devamlı mal alırlardı, arabamla servis yapıyorum, her vatandaşa bu şekilde hizmet veriyoruz, bu nedenle bizi tercih etmiş olabilirler...ben 30 sene berberlik yaptım, babası da müşterim olur, buna mal verirdim, hastaydı babası, başka türlü bu kişiyi tanımam....... benim ortağımdı, bunlar Kula'da büyük toptancı idi, İzmir'e naklettiler işyerlerini, ben de hisselerini ticaret amaçlı devraldım, 200.000,00 TL ve 400.000,00 TLpara verip iki hisse satın aldım, noterde elden verdik bu parayı, zaten samimiyiz, ortağız, o nedenle bankadan verme ihtiyacı duymadım....... İş Adamları Derneği'ne üye idim, basın açıklaması var dediler gittim...Örgütün sohbetlerine, toplantılarına katılmadım, hiç gitmedim.......'ı tanımam, beyanını kabul etmiyorum, .... benim kayınbiraderim olur...ABD'ye gittim, gezmek için gitmiştim, yalnız gitmiştim, Pensilvanya'ya gitmedim....... ile fotoğrafım olduğu iddiasını kabul etmiyorum...ben dinleyici olarak basın açıklamasına katıldım sadece, açıklama yapmadım...ben yurt dışında birçok ülkeye gezi amaçlı gittim, Türk devletlerine gitmedim...benim telefonuma elkonulmuştu...aleyhime olan hususları kabul etmem" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık dairemizce alınan savunmasında;" Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, etkin pişmanlık kapsamında söylemek istediğim bir husus yoktur, benim terör örgütü ile ilgili bir bağımın olması mümkün değildir, yerel mahkemede vermiş olduğum savunmaları tekrar ediyorum, atılı suçlamadan dolayı beraatime karar verilmesini istiyorum, ben .... ve .... 'u tanırım onlar toptan gıda işi yaparlar aynı zamanda kula da çalıştırmış olduğum marketin ortaklarıdır, bunlar baba oğuldur, .... ve .... 18.11.2015 tarihinde noter aracılığı ile bana hisselerini devrettiler, 200,000,00 TL, ....'nun hissesine, 400,000,00 TL ....'nun hissesine ödedim, bu paraları benim birikimim vardı, bunları elden ödedim, ben bu 600,000,00 TL kasamdaydı birikimlerin vardı, buradan ödedim, bankadan herhangi bir para çekmedim,.... iş adamları derneğinde üyeliğim vardı, bir mahsur görmediğim için üye oldum, ben tanık olarak dinlenen .... ve .... 'nın beyanlarını kabul etmiyorum, ben ....lar ile Amerika'ya ziyarete gitmedim, muhasebecilerin benim için de uçak bileti aldığı yönündeki beyanlarını kabul etmiyorum, ben Amerika'ya kendi başına gittim, New York 'a gezmek amacı ile gittim, benim İngilizcem yok ancak ziyaret amacı ile New York'a kendim gittim, benim Amerika'ya .... 'e gitmişliğim yoktur, benim .... ile bir fotoğrafım yoktur, ben tanık beyanlarında geçen .... da hem okul , yurt ve evlerin iaşelerini , kuru gıdalarını temin edip desteklediğim yönündeki tanık beyanlarını kesinlikle kabul etmiyorum,.... yalan söylüyor ben hissesine 200,000,00 TL 'ye aldım, ben ....'nun 175,000,00 TL ile hissesini aldığım yönündeki beyanı yalandır, ben gerçekte ona 400,000,00 TL ödedim, ayrıca ....'nun benim hakkında ki beyanlarını kabul etmiyorum, yine benim mütevelli olduğum yönündeki tanık beyanlarını kabul etmiyorum, bana okumuş olduğunuz ....'ın beyanlarını kabul etmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Davanın yeniden görülmesi, yapılan duruşma ve tüm dosya içeriğine göre, Sanığın, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı resmi gazetede yayınlanan 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı belirlenerek kapatılan Özel .... İlkokulu, Özel .... Ortaokulu, Özel .... Körfez Dershanesi, Özel .... Kız Öğrenci Yurdu, Özel .... Erkek Öğrenci Yurdu'nun bağlı bulundukları .... Eğitim Hizmetleri Deri ve Kimyevi Madde Alım Satım Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu üyelerinden olan .... ile 2008 yılında şirkete ortak olan ....'nun hisselerini 18/11/2015 tarihinde devralarak şirkete ortak olduğu ve 15/07/2016 darbe girişimine kadar da şirket ortaklığının devam ettiği, 03/02/2014 tarihinde .... ilçesinde 5 sivil toplum örgütünün yaptığı ortak basın açıklamasına sanığın da katıldığı; basın açıklaması metni içeriğine bakıldığında; hizmet hareketi olarak nitelendirdikleri terör örgütüne yönelik olarak hükümet ve hükümet yetkilileri tarafından kullanılan "virüs, haşhaşi, örgüt" şeklindeki ifadelerin ülkeye yakışmadığı, hizmet hareketine karşı iftira atıldığını, itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, bu tarz ithamlarda bulunan başbakanın bir an önce bu tutumundan vazgeçmesi gerektiği yönünde ifadeler ile örgütün faaliyetlerini övücü ifadeler kullanıldığı, sanığın 1994 yılında kurulmasından 2013 yılına kadar, silahlı terör örgütü ile irtibatlı .... Girişimci İş Adamları Derneği'ne (KUGİAD) kurucu asil üye ve yedek üye olduğu, Bank .... hesaplarının incelenmesinde; 19/04/2001 tarihinde açtırdığı hesabına, örgüt liderinin talimatına uyarak 29/01/2014 tarihinde 6.000,00 TL, 27/08/2014 tarihinde 10.000,00 TL, 10/09/2014 tarihinde 5.000,00 TL yatırmak suretiyle destek verdiği, bu hesap hareketlerinin talimat yılı ve ayları (2014 yılı ocak ve eylül) ile uyumlu olduğu, HTS kayıtları incelendiğinde; sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile ilgili soruşturmalarda adı geçen kişilerle görüşme kayıtlarının bulunduğu, bunlar arasında Ankara ana çatı soruşturmasında yargılanan ...., .... ilçe imamı .... ile sonrasındaki ilçe imamı olan ....'ın da yer aldığı, sanığın uzun süreden beri örgüt içerisinde yer aldığı, evinde toplantılar düzenlediği, terör örgütü liderini ziyaret etmek için Pensilvanya'ya gittiği, örgüt lideri ile birlikte çekilmiş fotoğraflarının olduğuna dair tanık beyanları olduğu,
Hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgüt içerisinde çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk içeren görevler üstlendiği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu; bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla,
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, İstinaf başvurusunda sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/2 maddesi gereği istinaf başvurusunun esastan reddine,
Sanığın üzerine atılı olan suçun vasıf ve mahiyeti, CMK'nun 100/3-a maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, sanığın tutuklanmasına yeterli kuvvetli suç şüphesini gerektiren somut delillerin bulunması hususları göz önüne alındığında, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı anlaşılmakla, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2018 tarih, 2018/111 esas ve 2018/572 karar sayılı sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık ve sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; delillerin değerlendirilmesi ve cezanın şahsileştirilmesi kapsamında duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.04.2017 tarih, 2015/3 E. ve 2017/3 K. sayılı ve yine aynı dairenin 14.07.2017 tarih, 2017/1443 E. ve 2017/4758 K. sayılı kararlarında açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, demokratik düzenin insanlara sağladığı anayasal ve yasal hakları sonuna kadar suiistimal ederek siyasal egemenliği elde etmek, tüm güç merkezlerini hasım cepheden derece derece koparıp almak, devleti kendisiyle özdeşleştirmek ve hedef kitlesi olarak gördüğü insanlardan eleman devşirerek hizmet ehli sınıfına mensup insan sayısını hızla ve olabildiğince artırmak istemiştir.
Kendisini kısaca ‘Hizmet’ olarak tanımlayan FETÖ/PDY; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan suigeneris bir terör örgütüdür.
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu örgüt kuruluşundan 15 Temmuz sürecine kadar örgüt lideri .... tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir.
Kesinleşmiş bulunan Yargıtay kararları ve yukarıda açıklamış bulunduğumuz gerekçelerle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü olarak kabul edilmiş , bu kapsamda silahlı terör örgütü üyeliği için bir kimsede bulunması gereken hususlarında açıklanmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Örgüt üyeliği silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer almayı gerektiren örgütle organik bağ kurulması zorunlu olan, iradesini örgütün iradesine terk ederek kural olarak süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden örgütsel faaliyetleri işlenmesini zorunlu kılan bir suç tipidir. Bir kimsenin iradesini örgütün iradesine terk etmesi örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alması kural olarak süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik gösterecek şekilde örgütsel faaliyetlerin işlenmesi halinde örgüt üyesi olarak kabulü mümkün olmakla birlikte istisnaen sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilen eylemlerin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik göstermesi dahi işlenmesi durumunda kişinin örgüt üyesi olarak kabul edilebilmesi mümkün olacaktır.
Örgüt üyeliği ile örgüte yardım suçunu değerlendirirken:
"Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması, faaliyet yöntemleri ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı şekilde değerlendirilmesi karşısında bu tarihten önceki faaliyetlerin örgütsel olduğunun mahkemece ispat edilmesinin gerekli olduğu ,Yargıtay 16. CD . 2015/3 esas sayılı içtihadında açıklanmış olduğu gözetildiğinde FETÖ/PDY nin , Silahlı terör örgütü olduğunun kabulü doğrudur. "
Bir kimsenin silahlı terör örgütüne üye olabilmesi için örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, örgüt hiyerarşisine dahil olup amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunması zorunludur. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.12.2017 gün ve 2017/1862 esas- 2017/5796 sayılı ilamında da açıklandığı üzere sanığın silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için örgüt hiyerarşisine dahil olup örgütün amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden örgütsel faaliyetlerde sanığın bulunması zorunludur.
İddia, savunma, tanık beyanları, banka ve HTS kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı resmi gazetede yayınlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı terör örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı ve irtibatı belirlenerek kapatılan Özel .... İlkokulu, Özel .... Ortaokulu, Özel .... Körfez Dershanesi, Özel .... Kız Öğrenci Yurdu, Özel .... Erkek Öğrenci Yurdu'nun bağlı bulundukları .... Eğitim Hizmetleri Deri ve Kimyevi Madde Alım Satım Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu üyelerinden olan .... ile 2008 yılında şirkete ortak olan ....'nun hisselerini 18/11/2015 tarihinde devralarak şirkete ortak olduğu ve 15/07/2016 darbe girişimine kadar olan sürede şirket ortaklığının devam ettiği görülmüştür.
Yapılan sorgusunda; 2012 ve 2013 yıllarında Amerika'ya tek başına gittiğini beyan ettiği, turla gittiği için dil bilmemesinin sorun yaratmadığını, rehber vasıtasıyla anlaşabildiğini, bu geziler sırasında örgüt lideri ....'in yanına gitmediğini beyan ettiği ancak buna karşılık Tanık ....' ın talimat ile alınan beyanında sanığın örgüt lideri .... ile birlikte çekilmiş fotoğrafını sanığın yazıhanesinde gördüğünü beyan etmiştir.
Sanığın 03/02/2014 tarihinde .... ilçesinde 5 sivil toplum örgütünün yaptığı ortak basın açıklamasına sanığın da katıldığı; basın açıklaması metni içeriğine bakıldığında; hizmet hareketi olarak nitelendirdikleri terör örgütüne yönelik olarak hükümet ve hükümet yetkilileri tarafından kullanılan "virüs, haşhaşi, örgüt" şeklindeki ifadelerin ülkeye yakışmadığı, hizmet hareketine karşı iftira atıldığını, itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, bu tarz ithamlarda bulunan başbakanın bir an önce bu tutumundan vazgeçmesi gerektiği yönünde ifadeler ile örgütün faaliyetlerini övücü ifadeler kullanıldığı,
Sanığın 1994 yılında kurulmasından 2013 yılına kadar, silahlı terör örgütü ile irtibatlı .... Girişimci İş Adamları Derneği'ne (KUGİAD) kurucu asil üye ve yedek üye olduğu,
HTS kayıtları incelendiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili soruşturmalarda adı geçen kişilerle görüşme kayıtlarının bulunduğu, bunlar arasında Ankara ana çatı soruşturmasında yargılanan ...., .... ilçe imamı .... ile sonrasındaki ilçe imamı olan ....'ın da yer aldığı,
Bank .... hesaplarının incelenmesinde; 19/04/2001 tarihinde açtırdığı hesabına, örgüt liderinin talimatına uyarak 29/01/2014 tarihinde 6.000,00 TL, 27/08/2014 tarihinde 10.000,00 TL, 10/09/2014 tarihinde 5.000,00 TL yatırmak suretiyle destek verdiği, bu hesap hareketlerinin talimat yılı ve ayları (2014 yılı ocak ve eylül) ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Sanığın adına kayıtlı olan.... ve .... nolu telefonlar üzerinde .... programının kullanıldığı tespit edilmiş ancakbu telefonlardan .... nolu telefonun gelini olan .... tarafından; .... nolu telefonun ise oğlu olan .... tarafından fiilen kullanıldığı anlaşılmakla bu husus sanık aleyhine delil olarak kabul edilmemiştir.
Her ne kadar sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; .... ile 2008 yılında şirkete ortak olan ....'nun hisselerini 18/11/2015 tarihinde devralarak şirkete ortak olduğunu ve bu hisselerden ....' nun hissesi içi....00.000,00 TL,....' nun hissesi için ise 400.000,00 TL para ödediğini, bu parayı herhangi bir bankadan çekmediğini, kendi kasasında bulunduğunu ve elden verdiğini beyan etmiş ise de; İzmir 2. Ceza Dairesinin sanık ....'a ait dava dosyasının mahkememizce celp edilip incelenmesinde Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, 2018/479 Esas numarası aldığı ve henüz inceleme aşamasında olduğu ilk derece mahkemesinde Manisa 3 AĞM 2018/99 numaralı Esas nolu dava dosyası okunduğunda hisse bedelinin 175.000,00 TL karşılığında elden ödenen bedel ile devredildiğini yine Manisa 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/60 2018/800 E - K nolu sanık ....'nunkarar örneği alındığı, sanık hakkında örgüt üyeliğinden etkin pişmanlık hükümleri kurularak neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası verildiği görülmekle bu kişinin de hisse bedelini 756.000,00 TL' ye devrettiğini beyan etmesi karşısında beyanlar arasında açık bir çelişkinin bulunduğu görülmüş kaldı ki hisse devri tarihinde toplamda 600.000,00 TL (200.000,00 TL + 400.000,00 TL) gibi büyük bir meblağnın banka kayıtlarına bile girmeden elden ödendiği yolundaki beyanların gerçeği yansıtmadığı görülmekle bu devir işleminin örgütün talimatı çerçevesinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
İstinaf aşamasında dosyaya gelen ve açılan duruşmada savunma hakkı kapsamında sanığa da okunarak incelenen "Esila" kod adlı gizli tanığın beyanlarına göre; ".... Market" isimli işyeri sahibinin (kolluk makamlarınca bu kişinin sanık .... olduğu tespit edilmiştir.) erkek mütevellilerden olduğunu beyan ederek örgüte ait yurtların ve ışık evlerinin ihtiyaçlarını karşıladıkları gibi, örgütün her türlü maddi ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde hareket ettiğini beyan etmiştir.
Toplanan delillerin ışığı altında; 1994 yılında kurulmasından 2013 yılına kadar, silahlı terör örgütü ile irtibatlı .... Girişimci İş Adamları Derneği'ne (KUGİAD) kurucu asil üye ve yedek üye olduğu, HTS kayıtları incelendiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili soruşturmalarda adı geçen kişilerle görüşme kayıtlarının bulunduğu, Bank.... hesaplarının incelenmesinde; silahlı terör örgütüne destek verdiği, 03/02/2014 tarihinde .... ilçesinde 5 sivil toplum örgütünün örgütün faaliyetlerini övücü ifadeler kullanılan ortak basın açıklamasına katıldığı, Fetullahçı terör örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı ve irtibatı belirlenerek kapatılan Özel .... İlkokulu, Özel .... Ortaokulu, Özel .... Körfez Dershanesi, Özel .... Kız Öğrenci Yurdu, Özel .... Erkek Öğrenci Yurdu'nun bağlı bulundukları .... Eğitim Hizmetleri Deri ve Kimyevi Madde Alım Satım Tic. Ltd. Şti.'nin hisse devir işlemleri ile faaliyetlerini kolaylaştırdığı, Tanık ....' ın beyanlarına göre; silahlı terör örgüt üyeliğinden haklarında işlem yapılan kişiler ile sürekli temas halinde bulunduğu, kod ismi "Esila" olan gizli tanığın dosya kapsamı ile uyum içinde olan beyanlarına göre sanığın mütevelli içinde yeralıp örgüt evlerinin her türlü maddi ihtiyacını karşıladığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın, yukarıda belirtilen terör örgütü üyeliğini gösterir süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık arz eden fiil ve davranışları nazara alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce değerlendirilmiş ve eylemine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanığın örgütteki eylemleri ve konumu, suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kastı değerlendirildiğinde alt sınırdan hüküm kurmak gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2018 tarih, 2018/111 esas ve 2018/572 karar sayılı sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, atılı suçu işlemesi nedeni ile kastı ve ortaya çıkan tehlike nazara alınarak taktiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5.maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 6 ay cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
Sanık ....' ya verilen hapis cezasının miktarı, tutuklulukta geçirdiği süre, tutukluluğun bir tedbir olması ve bu tedbirde öngörülen amacın gerçekleşmiş olması nedeniyle bu aşamada hükmolunacak adli kontrol tedbirinin yeterli olacağı nazara alınarak, sanığın tutukluluk halinin kaldırılarak TAHLİYESİNE, başka suç nedeni ile tutuklu veya hükümlü olmaması halinde derhal serbest bırakılması için müzekkere yazılmasına,
Tutukluluk hali kaldırılan sanık .... hakkında karar kesinleşinceye kadar CMK.nın 109/3-a, maddeleri gereğince yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbiri UYGULANMASINA,
.... Adli Emanet Memurluğunun 2016/142 sırasına kayıtlı bulunan kredi kartlarını karar kesinleştiğinde sanığa İADESİNE,
İstinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
İlk derece mahkemesinde yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık .... (segbis aracılığı) ile sanık müdafii Av. ....' un yüzüne karşı verilen kararın sanık ve sanık müdafiine tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da ceza evinde bulunan sanık yönünden cezaevi aracılığı ile verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2019 (¤¤)