(5237 S. K. m. 7, 179) (5271 S. K. m. 251, 280) (ANY. MAH. 25.06.2020 T. 2020/16 E. 2020/33 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı mahkumiyet kararı verildiği, sanığa isnat edilen suçun cezasının TCK'nın 179/2 maddesi gereğince üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu, 5271 Sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarih ve 7188 Sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte düzenlenmiş olan basit yargılama usulü başlıklı 251. maddesinin 1. Fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl ve daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenlemeye 7188 Sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ancak Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25/06/2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile "... kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Buna göre kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 Sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan 01/01/2020 tarihinden önceki dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanamayacağına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve gerekçesi nazara alındığında kovuşturma evresine geçilmiş ve henüz kesinleşmemiş dosyalar yönünden de uygulanabileceği, her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekte ise de; basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda CMK'nın 251/3. fıkrasına göre mahkumiyet kararı verildiği takdirde "sonuç ceza 1/4 oranında indirilir" şeklindeki düzenleme gözetildiğinde Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğundan ve CMK'nın 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 7188 sayılı yasanın 24. maddesi ile değişik CMK' nın 251/1. maddesi gereğince Asliye Ceza Mahkemesince öncelikle inceleme konusu dosyada basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağına dair bir karar verilmesi, bu usulün uygulanmasına karar verilmesi halinde ise Mahkemece TCK' nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle;
7188 sayılı yasanın 24. maddesi ile değişik CMK' nın 251/1 ve 7188 sayılı yasanın 27. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesine eklenen (f) bendi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmek üzere hükmün, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sy.lı CMK'nın 284/1 ve 286/1. maddeleri gereğince KESİN OLARAK, 31/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)