Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih 2017/956 Esas, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, Bylock programının teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu bir iletişim ağı olduğu, henüz içerik tespiti yapılmayan kullanım iddialarına ilişkin olarak, kullanıcı ve içerik çalışmalarının devam ettiğinin Emniyet Genel Müdürlüğünün yazısıyla belirtilmesi karşısında, Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıklar ...., ...., ...., ...., ....'ün bu programı kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu bakımından belirleyici nitelikte olduğu gözetildiğinde, içerik bilgilerinin yer aldığı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilerek, CMK’nın 217. maddesi gereğince sanıklara ve müdafiilerine okunup diyecekleri sorulması sonrasında hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerekmesi karşısında, bu hususun eksik bırakılmak suretiyle verilen hükmün hukuka aykırılığı nedeniyle CMK 280/1-e maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Kabule göre;
1-Sanıklar ...., ...., ...., ...., ...., ...., .... ve .... ün polis memuru olarak görev yaptıkları, aralarında eylem birliği bulunmadığı, sanıkların birlikte yargılanmalarına esas hukuki ve fiili irtibatın açıklanması, eylem birliği ve irtibatın bulunmadığının kabulü halinde her bir sanık yönünden dosyanın tefrik edilmesi,
2-Sanık ....'aait 0-505-2115012 nolu gsm hattı müzerine kurulan bylock programına ait tesbit ve değerlendirme tutanaklarının hükümden sonra dosya içerisine geldiği anlaşıldığından, sanık ve müdafine okunmak suretiyle savunmasının yeniden alınması, suç unsurlarının gerekçeli kararda açıklanarak tartışılması,
3-FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün İçişleri Bakanlığına bağlı olarak görev yapan Emniyet Teşkilatında çalışan personeli arşivlemek suretiyle irtibatlarını ve örgütteki konumlarını fişlediği, bu arşivin gizli tanık GARSON tarafından teslim edildiği, sanıkların ele geçen arşiv içerisindeki konum ve kayıtlarının araştırılması, bu delilin (SAY, EA, SAYA) sanık ve müdafiilerine okunması suretiyle savunmalarının tesbit edilmesi,
4-Karar tarihinden günümüze kadar aradan geçen süre dikkate alındığında UYAP Bilgi Bankasından sorgulama yapılarak sanıklar hakkında başkaca bir tanık veya etkin pişmanlık beyanı bulunup bulunmadığının araştırılması,
5-Dosya kapsamında bulunan beyanlar ve toplanan deliller itibariyle, aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklardan birisinin savunulması sırasında diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet oluşacağı ve menfaat çatışması bulunduğundan, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların savunmalarının CMK'nın 152, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38/1b, Türkiye Barolar Birliğince kabul edilen Avukatlık Meslek Kurallarının 35. maddeleri gereğince, başka müdafiiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerekirken, kanuna aykırı olacak şekilde sanıkların aynı müdafii tarafından savunulmasına izin verilerek, bu suretle her bir sanık için ayrı ayrı kanunen mutlak surette hazır bulundurulması gereken müdafiinin yokluğunda karar verildiği, (Benzer yönde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/3818 esas 2018/4307 karar sayılı ilamı) buna göre sanıklar .... ile .... ün aynı müdafii ile temsil edildikleri, sanıkların aynı yargılama dosyası içerisinde birisinin savunulması sırasında diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet oluşacağı değerlendirildiğinden farklı müdafii tayin edilmesi gerektiği değelendirildiğinden,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin surette olmak üzere 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)