Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK nun 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53 maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suçlama ile ilgili ilk derece aşamasında savunmalarımı yapmıştım. Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Orada da belirttiğim gibi ben sadece bu yapıya ait okulda öğretmenlik yaptım. Bu çalışmamın sebebi …… Bankası ve ……..bank'tan çektiğim krediyi ödemek için çalışmak zorunda kaldım. Örgütün bankasına herhangi bir şekilde talimat ile para yatırmadım. Çalıştığım işten de darbe teşebbüsü öncesinde Mayıs 2016 tarihin de kendim ayrıldım. Örgüt üyesi değilim beraatimi talep ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafi savunmasında: "Sanığın aşamalardaki savunmasını tekrar ederiz. Sanığın bu yapıya ait dershanede öğretmen olarak çalışması dışında başkaca hiçbir eylemi bulunmamaktadır. Çalıştığı dönem içerisinde bu kurumlar devletin yasal izni ile çalışan eğitim kurumları olup sanık kredi borcunu ödemek amacı ile burada iş bularak çalışmıştır. Suç işleme kastı yoktur sanığın beraatine karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: "Sanık …… hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dava açılmış ise de müsnet suçu işlediğine dair, mahkumiyetine yetecek, savunmasının aksini gösterir delil olmadığı,
Tanık ……, ….., ……, …… ve ..…’in soruşturma ve kovuşturma aşamasında ki beyanlarına göre; sanığın ….. Dershanesinde coğrafya öğretmeni olarak çalıştığı, tüm öğretmenlerden kesildiği gibi maaşından himmet adı altında para kesildiği, derslerle ilgili olan toplantılara katıldığı, sohbet toplantılarına ara sıra katıldığı,
Sanığın örgütle organik bağ içerisinde olduğu ve hiyerarşik yapı içerisinde yer aldığına ilişkin tanık beyanı bulunmadığı, tespit edilen eylemlerinin örgüt üyeliği suçunun sübutu için yeterli olmadığı,
İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile mahkumiyet kararı verdiği,
Karara karşın sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, Bank….. hesap hareketleriyle ilgili mahkemece yapılan inceleme ve Bank….’nın cevabi yazısı ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
1-İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında vermiş olduğu mahkumiyet kararının CMK’nun 280/2 Maddesi gereğince kaldırılması,
2-Sanığın müsnet suçtan CMK’nun 223/2-e Maddesi gereğince beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Her ne kadar sanık …… hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dava açılmış ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de dosyadaki deliller doğrultusunda sanık hakkında dairemizce duruşma açılarak deliller sanığın savunması doğrultusunda tekrar değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamı içerisinde beyanları bulunan tanıklar, ………., ……., ….., …. ve ……’in soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarına göre; sanığın …… Dershanesinde coğrafya öğretmeni olarak çalıştığı, tüm öğretmenlerden kesildiği gibi maaşından himmet adı altında para kesildiği, derslerle ilgili olan toplantılara katıldığı, sohbet toplantılarına ara sıra katıldığı belirttikleri görülmüştür.
Sanığın KHK ile kapatılan …… Sendika üyesi olduğu ve örgütle iltisaklı dershanede 2012-2016 yılları arasında coğrafya öğretmeni olarak çalıştığı ve bu süre içerisinde askerlik yapmış olduğu da görülmüştür.
Dosya kapsamı içerisinde bulunan deliller doğrultusunda yapılan değerlendirmede; sanığın örgütle bağlantısı olan sendikada üyeliğinin bulunması, dershanelerinde kısa süreli çalışmış olması, tanıkların beyanlarına göre sohbet toplantılarına ara sıra katılması ve maaşından doğrudan kendi rızası olmaksızın para kesilmesi nedeni ile bu delillerin sanığın örgütle organik bağ içerisinde olduğu ve hiyerarşik yapı içerisinde yer aldığını ortaya koyacak yeterlilikte olmadığı, dolayısıyla dosyadaki mevcut delillerin sanığın FETÖ / PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu ya da bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğini gösterir nitelikte bulunmayıp, sanığın atılı suçu işlediğine yönelik her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek beraat kararı verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılması ile hükümde belirtilen gerekçeler doğrultusunda sanık hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ……. hakkında terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile İzmir 14.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarih, 2017/761 esas ve 2018/500 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık …… hakkında her ne kadar terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle, 3713 sayılı yasanın 7.maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK.nın 314/2,37,53/1, 54, 58/9, 63 ve 3713 sayılı kanunun 5/1.maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMK.nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
2-Sanığın beraat ettiği suç nedeni ile gözaltında kalarak özgürlüğünün kısıtlandığı anlaşıldığından, CMK.nın 141 ve 142.maddeleri gereğince hükmün kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde hükmün kesinleşmesinden 1 yıllık süre içerisinde oturduğu yer (oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi aynı zamanda tazminat istemine konu işlem ile ilgili ise ve aynı yerde başka bir Ağır Ceza Mahkemesinin bulunmaması halinde bu mahkemeye en yakın) Ağır Ceza Mahkemesinde dava açarak tazminat isteminde bulunabileceği hususundaki yasal hakkının bulunduğunun sanığa hatırlatılmasına,
3-Sanığın beraatine karar verildiğinden hakkında CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin KALDIRILMASINA,
4-Sanıktan el konulan dijital materyallerin incelenmesi sonucu oluşturulacak adli kopyaların dosya içerisinde delil olarak SAKLANMASINA, incelemesi tamamlanan dijital materyal asıllarının ise kendisinden zapt olunan sanığa İADESİNE,
5-Beraat eden sanık …. kendisini atadığı müdafii ile temsil ettirdiğinden müdafiinin emek ve mesaisi karşılığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile ilk derece mahkemesi aşaması için 4.360 TL. istinaf aşaması için 1.700 TL. olmak üzere toplam 6.060 TL. ücreti vekaletin Maliye Hazinesinden tahsili ile beraat eden sanık …’a verilmesine,
6-Sanık beraat ettiğinden yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ……. ile sanık müdafii Av. ….'nın huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03.03.2020 (¤¤)