İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, dosyanın içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçeleri içeriğinin duruşma açılarak yapılan incelemesi sonucunda;
İDDİA
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2017 tarih 2017/921 sayılı iddianamesiyle; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 58/9, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istenmiştir.
Dairemiz duruşmasına katılan cumhuriyet savcısı esas hakkında mütalaasında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 58/9, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık dairemize verdiği savunmasında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
DELİLLER
Aydın Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 18/12/2017 tarihli araştırma raporuna göre; sanık adına kayıtlı ….. GSM numarasına yüklü bulunan ............. ID numaralı ............. kullanıcı adının ".............", şifresinin "……" olduğu, bu kullanıcıyı ekleyen diğer ............. kullanıcılarının bu şahsı "............." ismiyle ekledikleri,
............. iletişim sistemi sorgusunda, sanığın adına kayıtlı ............. nolu GSM hattında ............. iletişim sistemi kullanıldığının belirtildiği,
CGNAT kaydı verilerinin incelenmesinde, ............. iletişim programı kullanılan hat üzerinden 103 kez ............. sunucusuna ait IP adreslerine bağlantı yapıldığının belirtildiği,
HTS kayıtları incelemesinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı bir çok kimse ile arama kaydı olduğunun belirtildiği,
Bilirkişi raporunda, sanığın ............. Bankası AŞ'ne 22/01/2014 tarihinde 3996 Euro katılım hesabı açtığının belirtildiği,
Mahrem fişleme kaydında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyasından ele geçirildiği belirtilen, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mensuplarına dair fişleme kayıtlarını gösteren dijital veri içeriğine göre, komiser yardımcısı olan sanığın örgüt hiyerarşisinde "............." olduğunun belirtildiği,
............. beyanında, 2015 yılının ilk aylarında Nazilli'de kimin olduğunu hatırlamadığı bir evde örgütün sohbetinde iken sanığın da orada olduğunu, bu sohbette kendisine ............. yüklendiğini ve ............. listesinde sanığın da ekli bulunduğunu, sanığın sohbet görüşmelerine katıldığını beyan ve teşhis ettiği görülmüştür.
FETÖ/PDY SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HUKUKSAL DURUMU
Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan kamu davası açılması nedeniyle, kanuni düzenleme ve yerleşik yargıtay uygulamaları çerçevesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve silahlı terör örgütü üyeliği kavramlarının incelenmesi gereklidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih 2017/956 Esas 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1443 esas 2017/475 karar sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütüne üyelik, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girerek, kendisinin de benimsediği örgütün amaçları doğrultusunda kendi iradesini örgüt iradesine terk edip, örgüte organik, canlı, geçişken ve etkin olacak şekilde bağlılığın sonucu, kendisine verilen emir ve talimatları, hiyerarşik konumuna uygun olacak şekilde sorgulamaksızın, tam bir teslimiyet duygusuyla yerine getirmeyi ve buna hazır olmayı, bu şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetleri icra etmeyi ifade eder. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da, ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas 2017/5155 kararı)
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, münhasıran güvenilir, gizliliğe riayet eden ve örgüt tarafından belirli işlerin yapılması için görevlendirilen bir kısım örgüt mensuplarının dahil edilerek örgüt içi haberleşmenin sağlanması amacıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından oluşturulan ve haberleşebilmek için her iki tarafın önceden temin ettikleri kullanıcı adlarını ve kodlarını birbirlerine eklemeleri suretiyle sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde kriptolu mesajlaşmanın başladığı, uygulama veri tabanında da kriptolu olarak saklandığı ............. iletişim programının sanık tarafından kullanıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mensuplarına dair fişleme kayıtlarını gösteren dijital veri içeriğine göre, komiser yardımcısı olan sanığın örgüt hiyerarşisinde "............."olduğu, örgütün liderinin 25.12.2013 tarihli çağrısından sonra sanığın örgütsel refleksle örgüte müzahir ............. Bankasına para yatırdığı, tanık ............., sanığın örgüt içerisinde sohbetlere katıldığı, sanığın ............. kullandığını beyan ettiği görüldüğünden, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne hakim olan hiyerarşik gücün emrine girerek, kendisinin de benimsediği örgütün amaçları doğrultusunda kendi iradesini örgüt iradesine terk edip, örgüte organik, canlı, geçişken ve etkin olacak şekilde bağlılığın sonucu, kendisine verilen emir ve talimatları, hiyerarşik konumuna uygun olacak şekilde sorgulamaksızın, tam bir teslimiyet duygusuyla yerine getirdiği ve buna hazır olduğu, bu şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetleri icra ettiği anlaşıldığından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu kabul edilmiştir.
Dairemizce sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mensuplarına dair fişleme kayıtları getirtilmesi nedeniyle, İlk derece mahkemesince sanık hakkında verilen hüküm kaldırılarak, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde açıklandığı üzere;
1-Sanık …….. hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası sonucunda Aydın 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2018 tarih, 2017/337 esas ve 2018/282 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı ve sanık müdafii tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık …….’nin üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç tarihinde Anayasal düzeni korumakla görevli Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser yardımcısı rütbesinde polis olmasına ve devlete memur sıfatı ile sadakat borcu bulunmasına rağmen, atılı suçu işlemesi nedeni ile yoğunlaşmış suç işleme kastı ile hareket etmesi, sanığın ifa ettiği kamu görevinin sağladığı imkan ve olanaklar ile suç işlemesi dikkate alındığında ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün ve sanığın örgüt içerisindeki etkin konumu dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-a) Sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirleri hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
b) Sanığa verilen hapis cezasının süresi ve kararın kesinleşmesi için alacağı muhtemel süre ve uygulanan diğer adli kontrol tedbirinin yeterli ve orantılı olacağı göz önüne alınarak, sanık hakkında CMK.nın 109/3-b maddesi gereğince uygulanmakta bulunan hafta bir gün ikametgahı zabıta karakoluna başvurarak imza atması şeklinde belirlenen adli kontrol kararının KALDIRILMASINA,
3-Sanıktan el konulan dijital materyallerinin imajının alınmasından sonra sanığa İADESİNE, alınacak imaj kopyalarının ise incelemeleri sonrasında dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,
4-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
5-Sanığın hakkında aşağıda ayrıntılı dökümü yapılan toplam (270,55) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ….. ve sanık müdafi Av. ……….'ın huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.06.2020 (¤¤)