Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla cumhurbaşkanına hakaret suçundan CMK nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, uzun yıllar devlet memurluğu yapan bir kişi olarak mevzuatı bilen bir kişiyim, bu nedenle bugüne kadar hakaret teşkil edecek herhangi bir şey sosyal medya paylaşımım olmadı, iddianamede yer alan paylaşımlardan bir kısmı bana aittir, daha doğrusu başkalarının oluşturduğu paylaşımların beğenerek paylaşmışımdır, ancak bu paylaşımlardan bir kısmını ben paylaşmadım, sosyal medya hesabım hacklendiği için başkaları tarafından paylaşılmış olabilir, ben hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, iddianamede iki numarada gösterilen paylaşımı ben yapmadım, ben şu anda hangi paylaşımı benim yaptığımı, hangi paylaşımın hackleme sonrasında yapıldığını hatırlamıyorum, suç kastım yoktur, ancak bu olay nedeniyle beni şikayet eden kişi yine bir yakınım olan ....... isimli kişidir, bu kişi kendi sorunları nedeniyle şikayetçi olmaktadır., suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ....... müdafii Av. ....... duruşmada alınan beyanında: "Sanığın savunmasına aynen katılıyorum, müvekkilin sosyal medya hesabı hacklenerek başkaları tarafından ele geçirildiği için bir kısım paylaşımları başka kişiler yapmış olabilir, sanık yapmış olduğu paylaşımları kendisi oluşturmamıştır, başkalarından gelen paylaşımları okuyarak kendisi de paylaşmıştır, suç kastı yoktur, sanığın beraatine karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: Sanık .......’in kendisine ait ....... isimli sosyal paylaşım sitesinde 23.08.2016,09.09.2016 ve 24.11.2016 tarihinde, sayın Cumhurbaşkanına hakaret içeren paylaşımlarda bulunduğunu, bu paylaşımlarının Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide eder şekilde olduğu, paylaşımların herkese açık olarak yapıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı zincirleme olarak alenen Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği anlaşıldığından Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün TCK’nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve sanığın müsnet suçtan eylemine uyan TCK’nun 299/1, 299/2, 43/1, 53 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılması Kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre devletin başı olup bu sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve devletin birliğini temsil etmektedir. Bu nedenle Cumhurbaşkanına hakaret suçu kişilere ve şerefe ait suçlar içerisinde değil, TCK uygulamasında devlete karşı işlenmiş suçlar bölümünde düzenlenmiş olup bununla devleti temsil yetkisini haiz Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunması hedeflenmiştir. Her ne kadar devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağduru makamı temsil eden gerçek kişi ise de burada devlete ilişkin hukuki yararın korunması kişiye nazaran üstün tutulmuştur. Hakaret suçu bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde bir fiil veya olgu isnat etmek, sövmek ya da onur, şeref ve saygınlığa saldırma şeklinde oluşacaktır. Bu suçla korunan hukuki yarar açıklandığı üzere Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığıdır. Hangi hareketlerin ya da söylemlerin şeref ve itibari ihlal edici olduğu toplumda hakim olan ortalama bir düşünce ve anlayışa göre belirlenmelidir. Bunun için özel bir duyarlılık gerekmeyecektir. Hakaret suçu ifade özgürlüğünü sınırlayan hallerden bir tanesidir. Hiçbir şekilde ifade hürriyeti sınırsız da değildir. Sınırlandırılabileceği uluslararası birçok normda da kabul edilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10/2 maddesinde bu yönde düzenleme mevcut olup, Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 26/2 maddesinde de bu hürriyetlerinin kullanılmasının başkalarının şöhret ve haklarının korunması amacıyla sınırlanabileceği düzenlemesine de yer verilmiştir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçu TCK.nın 299. maddesinde düzenlenmiş olup, alenen işlenmesi ayrıca artırım nedeni olarak öngörülmüş, kovuşturma yapılması ise Adalet Bakanının iznine bağlanmıştır. Somut olaya ilişkin olarak Adalet Bakanı kovuşturma yapılması yönünde izin vermiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; sanık .......’in ....... isimli sosyal paylaşım sitesinde, 23.08.2016 tarihinde, Cumhurbaşkanı ....... ve oğlu .......’ın resimlerinin üzerinde, doların ve “dünya istihbarat örgütleri belgeledi Türk devletinin 243 milyar dolarını çaldılar” şeklinde, 09.09.2016 tarihinde, Cumhurbaşkanı .......’ın 11.Cumhurbaşkanı ....... ve FETÖ elebaşı .......'in baş fotoğraflarının, birbirine samimi olarak poz vermiş dekolte giyimli 3 bayanın kafasına monte edilerek resmedilerek bu fotoğrafın üzerine “......., ......., …..” şeklinde ve son olarak 24.11.2016 tarihinde Cumhurbaşkanını üç polis arasında tutuklanmış gösteren ve polisleri sırasıyla Yeni ABD Başkanı ......., Suriye Devlet Başkanı ....... ve Rusya Devlet Başkanı ....... gibi gösteren resim paylaşmak suretiyle Cumhurbaşkanı .......'a karşı zincirleme şekilde ve alenen hakaret suçunu işlediği,
Paylaşım içerikleri nazara alınarak Cumhurbaşkanını aşağılayıcı ve küçük düşürücü nitelikte oldukları değerlendirildiğinden hakaret suçunun unsurları ile birlikte oluştuğu, sanığın bu paylaşımları internet üzerinden ve herkese açık şekilde gerçekleştirmesi nazara alınarak aleniyet unsurunun gerçekleştiği, TCK.nın 299/2. maddesinin sanık hakkında tatbik olunduğu, paylaşımların birden fazla olması ve farklı tarihlerde paylaşılması nedeniyle TCK.nın 43. maddesinde belirtilen zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, sanığın 8 paylaşım nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı belirlenmiş ise de, diğer paylaşımların atılı suçu oluşturmadığı, eleştiri sınırları içerisinde kaldığı,
Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında paylaşımların mizahi ve eleştiri sınırları içerisinde kaldığından bahisle unsurları gerçekleşmediğinden beraat kararı verilmiş ise de, sanık tarafından yapılan toplam 8 paylaşım içerisinde 23.08.2016, 09.09.2016 ve 24.11.2016 tarihlerindeki paylaşımların küçültücü ve aşağılayıcı nitelikte oldukları bu haliyle Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunu oluşturdukları anlaşıldığından ve suç tarihinin ise kolluk tarafından tesbitin yapıldığı tarih olan 01/02/2017 tarihi olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak aşağıda belirtilen hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ....... hakkında katılan ....... aleyhine Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan kamu davasında, İzmir 24.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 01.03.2018 tarih, 2017/796 esas ve 2018/215 karar sayılı ilam ile sanığın beraatine dair verilen karar aleyhine, katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık .......’in üzerine atılı ve sabit bulunan katılan ....... aleyhine Cumhurbaşkanına hakaret suçundan eylemine uyan, 5237 sayılı TCK.nın 299/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu ile güttüğü saik ve amaçları nazara alınarak, taktiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın suçu alenen işlemesi nedeni ile 5237 sayılı TCK.nın 299/2. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında artırılarak 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bir suç işleme kararı ile eylemini farklı zamanlarda tekrar etmek sureti ile suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından,5237 sayılı TCK.nın 43/1.maddesi gereğince cezası taktiren 1/4 oranında artırılarak 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, geçmişi ve sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları ile cezanın sanık üzerinde göstereceği olası etkileri, sanık lehine hafifletici sebep kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişinde işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeni ile mahkum olması nedeni ile CMK.nın 231/6-a maddesi gereğince yasal şartları bulunmadığından 5728 sayılı yasa ile değişik CMK.nın 231/5-6. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezası kısa süreli olmayıp yasal şartları bulunmadığından, sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nın 50/1.maddesi gereğince hapis cezasına seçenek yaptırılmalara çevrilmesine yer olmadığına,
Sanığın suç işlendikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısı ile cezasının ertelenmesi halinde tekrar suç işlemeyeceğine mahkememizce kanaat getirildiğinden 5237 sayılı TCK.nun 51/1. maddesi gereğince, sanığa verilen 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının şartsız olarak ERTELENMESİNE,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51/3. maddesi gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün süre ile denetim uygulanmasına, hükümlünün kişiliği ve sosyal durumu göz önüne alınarak denetim süresinin herhangi bir yükümlülük veya uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine,
2-Katılan kendisini atadığı vekil ile temsil ettirdiğinden, vekilinin emek ve mesaisi karşılığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile ilk derece mahkemesi aşaması için 2.180 TL. istinaf aşaması için 1.362 TL. olmak üzere toplam 3.542 TL. ücreti vekaletin sanık .......’den tahsili ile katılana verilmesine,
3-Aşağıda ayrıntılı dökümü yapılan toplam (97,00) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile devlet hazinesine irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ....... ile sanık müdafi Av. .......'un huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.04.2019 (¤¤)