Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar ...., ...., ...., ....yönleriyle istinaf başvurularının dosya kapsamındaki deliller ve istinaf taleplerindeki gerekçeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; sanıkların, iddianamede tüm sanıklar yönüyle olayın anlatış biçimi ve her bir sanık yönüyle toplanan deliller nazara alındığında diğer sanıklarla birlikte aynı dosya üzerinde atılı suç yönüyle birlikte yargılanmasını gerektirecek CMK.nun 8,9,10,11 maddelerinde belirtilen hukuki ve fiili bir irtibatın bulunmadığı, maddi gerçeğin açıklığa kavuşturulması açısından sanıkların eylemleri ve delilleri diğerlerini etkilemediği anlaşılmakla usul ekonomisi açısından haklarında açılan kamu davasının CMK.nun 10/3 maddesi gereğince TEFRİKİ ile Mahkememizin sırasındaki esasına KAYDINA,
2-Sanıklar ...., ...., ...., ...., ...., .... yönleriyle istinaf başvurularının dosya kapsamındaki deliller ve istinaf taleplerindeki gerekçeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; sanıkların, iddianamede tüm sanıklar yönüyle olayın anlatış biçimi ve her bir sanık yönüyle toplanan deliller nazara alındığında diğer sanıklarla birlikte aynı dosya üzerinde atılı suç yönüyle birlikte yargılanmasını gerektirecek CMK.nun 8,9,10,11 maddelerinde belirtilen hukuki ve fiili bir irtibatın bulunmadığı, maddi gerçeğin açıklığa kavuşturulması açısından sanıkların eylemleri ve delilleri diğerlerini etkilemediği anlaşılmakla usul ekonomisi açısından haklarında açılan kamu davasının CMK.nun 10/3 maddesi gereğince TEFRİKİ ile Mahkememizin sırasındaki esasına KAYDINA,
DİĞER SANIKLAR YÖNÜNDEN DAİREMİZCE YAPILAN İNCELEMEDE;
1-Sanık .... yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde 5 yıl 6 Ay hapis cezası olarak belirlenen temel ceza üzerinden, 3713 sayılı kanunun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında attırım yapıldığında, 7 yıl 15 ay hapis cezası yerine, 8 yıl 3 ay hapis cezası belirlendiği, belirlenen ceza üzerinden TCK 'nın 62. maddesi gereğince 1/9 indirim uygulandığında sonuç cezanın 7 yıl 4 ay olarak doğru olarak tespit edildiği anlaşıldığından, yapılan hatanın sonuç cezada değişikliğe yol açmadığı görülmekle, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
Her ne kadar hükümden sonra sanık hakkında Siber inceleme raporunun gönderildiği ve ele geçen hafıza kartı içerisinde örgüt üyelerinin kullandığı falcon eagle cleanthemmall cryptone ve cococvoice gibi apk ların tesbit edildiği belirtilmiş ise de; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hüküm yönünden dosya kapsamında mevcut bulunan deliller, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu, hükümden sonra gönderilen bu delillerin cezanın belirlenmesi yönünden sonuca etkili görülmediği anlaşıldığından bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
2-Sanık ....2 yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Sanığın mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, Anayasanın 138/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, sanığın eylem yoğunluğunun fazla olması, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekir iken, örgüt ile iltisaklı .... Erkek Öğrenci yurdu müdürü olan sanığın, yurtta kalan öğrencilere bylock yüklemek suretiyle örgüte katılımı sağlaması, .. ilçesindeki tüm örgüt evlerinden sorumlu olması, kendisini gizlemek amacıyla … kod ismini kullanması, örgüt yapılanmasında öğrencileri örgüt talimatı doğrultusunda askeri okullara ve memurluk sınavlarına yönlendirme görevi bulunması, tanık beyanları, bylock bağlantı sayıları ve bylock metin içerikleri ile sanığın suç kasdı yoğunluğu tesbit edilmesine rağmen, temel cezanın asgari hadden belirlenmek sureti ile eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususun eleştiri konusu yapılması değerlendirilmiştir.
3-Sanık .... yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Sanığın mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, Anayasanın 138/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, sanığın eylem yoğunluğunun fazla olması, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekir iken,.... Büyük Mütevelli heyet üyesi, İlçe İmamının talimatıyla kurulan .... Özel Eğitim AŞ ortağı(Şirket .... ilçesindeki örgüt yapılanmasında … dershanesi ve örgüt yurtlarının sahibi ) .... Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı olan sanık hakkında eylem ve suç kasdı yoğunluğu nazara alınarak isnat olunan suç nedeni ile temel ceza asgari hadden belirlenmek sureti ile eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
İlk derece mahkemesince ''görülen dosyaların büyük çoğunluğunun fetö terör örgütü ile ilgili dosyalar olması nedeniyle fetönün Aydın ili yapılanması ile ilgili heyetimizin yeterince bilgi sahibi olması nedeniyle sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu bilgilerin doğruluğu ve faydalılığı hususunun araştırılması için emniyet veya savcılık birimlerine araştırma yazısı yazılmamış, ayrıca sözkonusu beyanların etkin pişmanlık kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi mahkemelerin takdirinde olup aksi düşüncenin mahkemenin yetkisinin idari birimlere devri anlamına gelebilme ihtmali de düşünülerek araştırma yaptırılmamıştır.'' şeklinde etkin yasal düzenlemeye uygun olmayacak şekilde gerekçe yazılarak uygulama yapıldığı görülmüş olup;
Silahlı terör örgütüne üye olan sanığın verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak, sanık hakkında TCK'nın 221/4 maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, hiç bir araştırma yapılmayacağı belirtilerek yasal olmayan gerekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından, bu hususun eleştiri konusu yapılması ile yetinilmesi gerekmiştir.
4-Sanık ....6 yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Her ne kadar hükümden sonra sanık hakkında etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan ....4 ve ....5'nin beyanları gönderilmiş ise de ; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hüküm yönünden dosya kapsamında mevcut bulunan deliller, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu, hükümden sonra gönderilen bu delillerin aleyhe istinafda bulunmadığı nazara alınarak cezanın belirlenmesi yönünden sonuca etkili görülmediği anlaşıldığından bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
5-Sanık ....7 yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde 5 yıl 6 Ay hapis cezası olarak belirlenen temel ceza üzerinden, 3713 sayılı kanunun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında attırım yapıldığında, 7 yıl 15 ay hapis cezası yerine, 8 yıl 3 ay hapis cezası belirlendiği, belirlenen ceza üzerinden TCK 'nın 62. maddesi gereğince 1/9 indirim uygulandığında sonuç cezanın 7 yıl 4 ay olarak doğru olarak tespit edildiği anlaşıldığından, yapılan hatanın sonuç cezada değişikliğe yol açmadığı görülmekle, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
6-Sanık Erol KIVRAK yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde 5 yıl 6 Ay hapis cezası olarak belirlenen temel ceza üzerinden, 3713 sayılı kanunun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında attırım yapıldığında, 7 yıl 15 ay hapis cezası yerine, 8 yıl 3 ay hapis cezası belirlendiği, belirlenen ceza üzerinden TCK 'nın 62. maddesi gereğince 1/9 indirim uygulandığında sonuç cezanın 7 yıl 4 ay olarak doğru olarak tespit edildiği anlaşıldığından, yapılan hatanın sonuç cezada değişikliğe yol açmadığı görülmekle, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
Her ne kadar hükümden sonra sanık hakkında Siber inceleme raporunun gönderildiği ve yapılan incelemede dijital veri içerisinde sanığın bylock kullandığına dair apk ların tesbit edildiği(net.client.bylock) belirtilmiş ise de; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hüküm yönünden dosya kapsamında mevcut bulunan deliller, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu, bylock kullandığı kabul edilen sanık hakkında içerikler gelmemiş ise de hükümden sonra gönderilen bu delillin cezanın belirlenmesi yönünden mahkemece isabetli karar verildiğini ortaya koyduğu, içeriklerin beklenmesine gerek bulunmadığı ve sonuca etkili görülmediği anlaşıldığından bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
7-Sanık …… yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
.... köyü imamı olan sanığın mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, Anayasanın 138/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, sanığın devlet memuru olması nedeni ile 657 sayılı kanunun 6 maddesi gereğince "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar. Devlet memurları bu hususu "Asli Devlet Memurluğuna" atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirtirler ve özlük dosyalarına konulacak aşağıdaki "Yemin Belgesi" ni imzalayarak göreve başlarlar" şeklindeki yasal düzenleme karşısında, sanığın yasal düzenleme ile devlete karşı sadakat borcu bulunması ve bu hususta yeminli olarak görev yapmasına rağmen devletin Anayasal düzenine karşı suç niteliğinde olan suç işlemesi nedeni ile kamu personeli olmayan diğer kişilere nazaran suç kastının yoğunluğunun fazla olması göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, asgari hadden cezalandırılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususun eleştiri konusu yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
İlk derece mahkemesince ''görülen dosyaların büyük çoğunluğunun fetö terör örgütü ile ilgili dosyalar olması nedeniyle fetönün Aydın ili yapılanması ile ilgili heyetimizin yeterince bilgi sahibi olması nedeniyle sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu bilgilerin doğruluğu ve faydalılığı hususunun araştırılması için emniyet veya savcılık birimlerine araştırma yazısı yazılmamış, ayrıca sözkonusu beyanların etkin pişmanlık kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi mahkemelerin takdirinde olup aksi düşüncenin mahkemenin yetkisinin idari birimlere devri anlamına gelebilme ihtmali de düşünülerek araştırma yaptırılmamıştır.'' şeklinde etkin pişmanlık araştırmaması gerekçesi yazılmış ise de,
Silahlı terör örgütüne üye olan sanığın verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak, sanık hakkında TCK'nın 221/4 maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, hiç bir araştırma yapılmayacağı belirtilerek yasal olmayan gerekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
Her ne kadar hükümden sonra sanık hakkında Siber inceleme raporunun gönderildiği ve yapılan incelemede dijital veri içerisinde sanığın bylock kullandığına dair apk ların tesbit edildiği(net.client.bylock) belirtilmiş ise de; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hüküm yönünden dosya kapsamında mevcut bulunan deliller, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu, bylock kullandığı kabul edilen sanık hakkında içeriklerin dosyamızda bulunması nazara alınarak hükümden sonra gönderilen bu delillin cezanın belirlenmesi yönünden sonuca etkili görülmediği anlaşıldığından bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
8-Sanık İhsan TOPRAK yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Sanığın mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, Anayasanın 138/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, sanığın eylemleri değerlendirildiğinde, örgüt ile iltisaklı .... Erkek Öğrenci yurdu müdürlüğü ve yöneticilik yapan, aynı zamanda bylock programını etkin şekilde kullanan sanığın .... ilçesindeki yapılanmadaki sorumluluğu, etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan Ortaklar İmamı ....nın sanığın Ortaklar imamlığı görevini devraldığına dair beyanı, örgüt içerisindeki konum ve faaliyetleri ile ilçe imamlığı görevi yapması suretiyle oluşan suç kasdı ve eylem yoğunluğu tesbit edilmesine rağmen, temel cezanın asgari hadden belirlenmek sureti ile eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususun eleştiri konusu yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
9-Sanık .... yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
.... Sağlık ve Meslek Lisesinde müdür yardımcısı olan ve kamu görevlisi sıfatını taşıyan sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, sanığın eylem yoğunluğunun fazla olması, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması, tanık beyanlarına göre .... ve Karpuzlu ilçe imamlığı görevini üstlenmesi, öğretmen mütevelli grubunda yer alması, örgüte eleman temin etmesi hususları dikkate alındığında, örgüt içerisindeki konum ve faaliyeti ile oluşan suç kasdı yoğunluğu göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırından daha fazla uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekir iken, alt sınırdan az uzaklaşılması sureti ile eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
Her ne kadar sanığın kullandığı iddia olunan suça konu terör örgütünün gizli haberleşme sistemi olan .... programını kullandığı iddia olunmasına rağmen, bu suçlamayı kabul etmeyen sanık yönünden, .... tespit değerlendirme tutanağı ve mesaj çözümlerinin gönderilmesi beklenilmeden eksik soruşturma ile karar verildiği görülmüş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan sanığın Karpuzlu ve .... imamlığı yaptığına dair tanık beyanları, örgüt iltisaklı … Kültür ve Dayanışma derneği kurucu üyesi olması, mali hesap incelemesinde … da örgüt talimatını yerine getirerek hesap açması gibi dosya içerisindeki tüm delillerin mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli olduğu anlaşılmış olduğundan, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
10-Sanık .... yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
.... Sağlık meslek lisesinde öğretmen olan ve kamu görevlisi sıfatını taşıyan sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, sanığın eylem yoğunluğu, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması, tanık beyanlarına göre köy grubu imamı görevini üstlenmesi, öğretmen mütevelli grubunda yer alması, Aktif Sen üyesi olması ve sohbet hocalığı yaparak örgütün faaliyetlerini genişletmeye çalışması, örgüt üst yapılanmasıyla olan iltisak ve eylemleri, kamu görevlisi olmasına rağmen bu görevini örgüt lehine kullanması, oluşan suç kasdı ve eylem yoğunluğunun fazla olması hususları göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırından daha fazla uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekir iken, alt sınırdan az uzaklaşılması sureti ile eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
11-Sanık .... yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
….. Dershanesinde matematik öğretmeni olan sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, sanığın örgüt içi atama ve tayine tabi olması, 2002 yılından başlayarak sadece örgüt iltisakı kurumlarda çalışması, eylem yoğunluğu, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması, örgüt üst yapılanmasıyla olan iltisak ve örgütsel eylemleri göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırından daha fazla uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekir iken, alt sınırdan az uzaklaşılması sureti ile eksik ceza tayin edildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
Sanık hakkında kurulan kısa kararda TCK.nın 62. maddesine göre 1/6 indirim yapıldığı ve cezanın bu indirim oranına göre doğru olarak hesaplandığı anlaşılmış ise de, sanık hakkındaki gerekçeli kararda indirim oranının 1/9 olarak hatalı yazıldığı görülmüş olup, gerekçeli kararda yazılan indirim oranının sonuca etkili olmayan yazım hatası olduğu değerlendirilerek bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ...., ...., ...., ..., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., .... ve müdafilerinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanıklar ...., .... ve ....'a CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene karşı suç nedeni ile hükmen verilen hapis cezalarının miktarları, sanıkların tutuklulukta geçirmiş oldukları süreler dikkate alındığında ölçülülük ve orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği dikkate alındığında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk hallerinin ayrı ayrı DEVAMINA,
Tutukluluk hallerinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddeleri gereğince 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutukluluk hallerinin devamına dair kararın sanıklar ...., .... ve ....'a bulundukları Ceza İnfaz Kurumları vasıtası ile ayrı ayrı TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutuklularının bir yakınına veya belirledikleri bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair, sanıklar ...., .... yönünden verilen hükmün KESİN olmak suretiyle,
Sanıklar ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., .... ve .... yönlerinden hükmün tebliğinden itibaren on beş günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanıklar ...., .... ve ....'ıntutuklu olmaları nedeniyle bulundukları Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden 04/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)