Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK nun 62/1 maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, TCK 58/9 maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verildiği, Cumhuriyet Savcısı tarafından süresi içerisinde yapılan istinaf talebi ile sanık hakkında temel cezanın belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle aleyhe yönelen bir istinaf talebinin de bulunduğu görülmüştür.
Sanık savunmasında: Suçlamaları kabul etmediğini, kesinlikle ... programını yüklemediğini, kendisinde ... olmuş olsa idi Seydikemer ilçesinde çalışmaya başlamadan önceki görev yeri Mendereste çalışırken bazı emniyet mensuplarının ... nedeniyle gözaltına alındığını duyduğunu, bu durumda kendisinin de gözaltına alınmış olması gerekeceğini, bank... hesabının kredi kartı kullanmak için açılan bir hesap olduğunu, örgütsel toplantılara katılmadığı gibi herhangi bir himmet vermesinin söz konusu olmaması yanında iki kere komiserlik sınavına girmesine rağmen kazanamadığını da belirterek google'dan ..., ..., ... gibi programların nasıl birşey olduğunu öğrenmek için arama yaptırdığını, bu nedenle dijital metaryel sonuçlarında çıkmış olabileceğini, suçlamayı kabul etmediğini, ... kullanıcısı olmadığını, beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık müdafi beyanında: Müdafisi bulunduğu sanığın beyanlarını tekrarla suçlamayı kabul etmediklerini, ... suçlamasını delil olarak kullanılamayacağını, bunun hukuki delil niteliği taşımadığını, bank... hesap hareketlerinin dahi müvekkilinin terör örgütü üyesi olduğunu açık bir şekilde gösterdiğini, dosyada internet üzerinden ....talk ve ... sorgulamaları yapıldığı hususunda bilgiler bulunduğunu, ... kullanıcılığı konusunda kesin bir delil olmadığını, müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmak suretiyle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle teşdit uygulanarak sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması yönünde görüş bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih 2017/956 Esas, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24/04/2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarih 2017/1443 esas 2017/4758 karar ve 18/07/2017 tarih 2016/7162 esas, 2017/4786 karar sayılı ilamlarında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan, kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmekte olup örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Belirtildiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; sanık polis memurudur. Dosyada bulunan 01/02/2017 tarihli dijital materyallere ilişkin rapor incelendiğinde ..., ..., ... isimli program kalıntılarına rastlanıldığı rapor edilmiştir. Aynı zamanda sanığın ... numaralı GSM hattını ile iki ayrı cihaz ile kullandığı, bu cihazlardan ... IMEI numaralı cihazın yapılan aramada ele geçirildiği, sanığın söz konusu hat ile 24/08/2014 , 15/04/2015 tarihleri arasında 341 kez ... sunucularına bağlandığı anlaşılmıştır.
Dairemizde yapılan yargılama sırasında dairemizce gizli tanık Garson'dan elde edilen örgütün Emniyet Teşkilatı mahrem yapılanmasının kayıt edildiği örgüt arşivinde sanığın her şeyi ile örgüte bağlı olan polis memurlarının için kullanılan "SAYA" kodu ile kaydedildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede her ne kadar içerikleri bu aşamaya kadar elde edilememiş ise de, ... serverlerine bağlandığı yönünde kayıtları dosyada bulunan ve bunu da destekleyecek şekilde heyetimizde hukuki ve vicdani kanaat oluşmasına neden olan gizli tanık garsondan ele geçirilen örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer alan kişileri gösteren liste ile birlikte banka yararına işlem yaptığı yönünde bir hareketi bulunmayan ancak belirtilen delillerle birlikte organik bağını gösterebilecek şekilde örgütle irtibatlı ... Katılım Bankası AŞ de hesabı bulunan sanığın tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde anılan FETÖ / PDY silahlı terör örgütünün mensubu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Ancak ilk derece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın konumu itibariyle ve yapmış olduğu görevin önemi de dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılma yönünde taktirde bulunularak cezalandırılması gerektiğine dair istinafı da gözetildiğinde kamu görevi yapan sanığın cezalandırılması yoluna gidilirken anayasal düzene sadakat yükümlülüğü de dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 08.11.2017 tarih, 2017/150 esas ve 2017/289 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ...’nın üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç tarihinde Anayasal düzeni korumak ve bu düzene sadakat ile yükümlü Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olmasına rağmen, atılı suçu işlemesi nedeni ile yoğunlaşmış suç işleme kastı ile hareket etmesi, ifa ettiği kamu görevinin sağladığı imkan ve olanaklar nedeni ile ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması, sanığın örgüt içerisindeki etkinliği ve konumu dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak, yasal şartları bulunmadığından CMK.nın 231/5-6 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak, yasal şartları bulunmadığından 5237 sayılı TCK.nın 50 ve 51.maddeleri gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-Sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirleri hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
3-a)Suç delili niteliğinde olan olup Muğla Adli Emanetinin 2017/178 sırasına kayıt edilerek zapt olunan dijital materyallerin imajlarının dosya içerisinde delil olarak SAKLANILMASINA,
b)İncelemesi tamamlanan dijital materyallerin sanığa İADESİNE,
4-Sanık hakkında aşağıda ayrıntılı dökümü yapılan toplam (54,40) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık müdafi Av. ……'ın huzurunda, sanık ….'nın yokluğunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın Ceza İnfaz Kurumunda bulunması halinde ise nedeniyle bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/07/2020 (¤¤)