Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, TCK 58/9 maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: ''Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, önceki savunmalarımı tekrar ederim, bu savunmalarıma ek olarak ........ kullandığım iddia olunan dönemde benim kullandığım iddia olunan imeı numaralı gsm cihazı üzerinde yaptığım araştırmada bu ımei numarasının ........ marka tuşlu bir telefona ait olduğu çıkmaktadır, ben bu şekilde bir telefon kullandım, ancak tuşlu telefonla ........ isimli sistemin kullanılması mümkün değildir, dolayısıyla hakkımdaki bu iddia tamamen çelişkilidir, suçlamaları kabul etmiyorum, ayrıca yine aynı dönemde benim yeni çocuğum olmuştu, küçük çocuğumun bakımı ile ilgileniyordum, o dönemde bu şekilde örgütsel faaliyette bulunmam mümkün değildir, iddialarla benim hayatım çelişmektedir, benim çocuğum 2014 yılında doğmuştur, aleyhime olan suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: İlk Derece Mahkemesinin sanık ........ hakkında verdiği mahkumiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu,
Sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de ........ tespit ve değerlendirme tutanağı ile Bank........ hesabına ilişkin bilirkişi raporuna göre savunmasının inandırıcı bulunmadığı,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, ........ CBS Sorgu sonucu, CGNAT raporu, ........ tespit ve değerlendirme tutanağı, Bank ........ hesabına ilişkin bilirkişi raporu, Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün 21/05/2019 tarihli cevabi yazısı ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, CMK’nın 280/2. maddesi gereğince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanığın dairemizde yapmış olduğu savunması ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunması, İlk derece mahkemesi hükmünden sonra Manisa İl Emniyet Müdürlüğü tarafından sanığın ........ kullanımı iddiasına ilişkin olarak ........ nolu ID den yola çıkılarak ........ numaralı ID nin sanık ........ nün ........ kullanımına ilişkin olabileceğine dair gönderilen yazı üzerine istinaf aşamasında bahsi geçen ........ numaralı ID ye bağlı tespit ve değerlendirme tutanağı dairemizce istenilmiş olup, gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde kullanıcı adının 2025, şifrenin 2003186.a adının …. olup ekleyenlerin bir kısmının …. olarak eklediği, bu ID ye bağlı kişi listesinde ….. ….., …. ….. (….. hanım, … hanım diye ekli, …. ……, ….. ….., ….. … (mor menekşe), … isimleriyle ekli), …. ……, ….. …… ismiyle ekli, ….. …….., …. ……. ve ….. …. isimli kişilerin ekli olduğu görülmüş olup, sanık okunan ........ tespit ve değerlendirme tutanağını kabul etmediğini, kendisine ait olmadığını, ........ ID sine bağlı kişileri tanımadığını, hiçbirisiyle iletişiminin, sadece ........nün eşi olduğunu beyan etmiştir.
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ........ isimli programı dosyada bir örneği bulunan tespit ve değerlendirme raporu içeriğine göre kullanmış olduğu, ayrıca dosya içerisinde bulunan HTS dökümleri doğrultusunda görüştüğü kişilerin ........ tespit değerlendirme tutanağında ekli kişiler olduğu anlaşılmakla ........tespit değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğu dairemizce kabul edilmiştir.
Sanık, ........ Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken görevden uzaklaştırıldığı ve 675 Sayılı KHK ile meslekten ihraç edildiği görülmüştür.
Manisa KOM Şube Müdürlüğünün Araştırma ve Tespit Tutanaklarına göre, sanığın ........ numaralı telefon hattında ........ ımei numaralı telefonu ile 23/09/2014 ilk tespit tarihinden itibaren ........ programını kullandığı belirtilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının 13.10.2017 tarihli yazısı ve ekinde yer alan CD'ye göre sanığın ........numaralı telefon hattı ile ........ programı Server'ının ........ ve ........ numaralı IP'lerine ilk olarak 23/09/2014 tarihinde, son olarak 04/03/2015 tarihinde olmak üzere 4765 defa bağlandığı görülmüştür.
Sanığın Bank ........ hesap hareketlerine ilişkin 06.03.2017 ve 06.09.2017 tarihli bilirkişi raporları ve Bank........ hesap hareketlerine ilişkin CD'ye göre, sanığın 27.01.2014 tarihinde 12.050 TL bedelli katılım hesabı açtığı görülmüştür.
Manisa TEM Şube Müdürlüğünün 10/03/2017 tarihli HTS İnceleme ve Tespit Tutanağına göre, hakkında Manisa Emniyet imamı, Köprübaşı İlçe Emniyet İmamı ve ders hocası, Kula Selendi ilçe emniyet imamı ve ders hocası, Emniyet yapılanması ders hocası, Emniyet bayan yapılanması ders hocası şüphelisi iddiaları bulunan kişiler ile irtibatının bulunduğu görülmüştür.
Sanığın yukarıda belirtilen deliller doğrultusunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında sıkı bir organik bağ olduğu, bu çerçevede örgüt yöneticilerinin emir ve talimatlarını yerine getirdiği, verilecek emir ve talimatları yerine getirmeye açık bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgütün ideolojik hedef ve amaçları doğrultusunda hizmet adı altında kendisine tanımlanan görev ve sorumlulukları kabul ederek yerine getirmiş olduğu, örgütün varlığını korumaya ve güçlendirilmesine nedensel bağ sağlayacak şekilde cep telefonuna örgütün gizli haberleşme sistemi olan ........uygulamasını yükleyerek örgüt üyeleri ile iletişim sağladığı, Bank ........'da örgüt liderinin talimatı ile 27/01/2014 tarihinde sanığın 12.050 TL'lik katılım hesabı açtığı, HTS kayıtları ve kolluğun tutmuş olduğu tutanak doğrultusunda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet yapılanmasında bulunan kişilerle irtibatlı olduğu anlaşılmakla sanığın süreklilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunmak sureti ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sübut bulmuş olup, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeniyle ilk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilir iken olayda uygulanma yeri bulunmayan 3713 sayılı kanunun 7/1. maddesi atfına yer verilmesi nedeni ile duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmak, sanığın sübut bulan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile aşağıdaki hüküm fıkralarında gösterilen gerekçelerle sanığın cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ........ hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası sonucunda Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarih, 2017/67 esas ve 2018/168 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve sanık müdafii tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ........’nün üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç tarihinde kamuda öğretmen olması nedeni ile Anayasal düzene sadakat ile yükümlü devlet memuru olması, devlet memuriyetine girer iken bu hususta yemin etmesine rağmen, atılı suçu işlemesi nedeni ile yoğunlaşmış suç işleme kastı ile hareket etmesi, sanığın örgüt üyesi sıfatı ile icra ettiği kamu görevi nedeni ile henüz gelişme ve eğitim çağında bulunan çocuk yaştaki kişilerin örgüte kazandırılması faaliyetlerinde bulunabilme hususundaki etkin konumu nedeni ile ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, geçmişi ve sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları ile cezanın fail üzerinde göstereceği olası etkileri sanık lehine hafifletici sebep kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-Sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirleri hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
3-Sanıktan el konulan dijital materyallerin incelenmesi sonucu oluşturulacak adli kopyaların dosya içerisinde delil olarak SAKLANMASINA, incelemesi tamamlanan dijital materyal asıllarının kendisinden el konulan sanığa İADESİNE,
4-a) Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b) Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan toplam ( 208,00 ) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ........ ile sanık müdafi avukat ........ huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 07.01.2020 (¤¤)