İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunanlar tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçeleri içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/03/2018 tarih 2017/251 esas 2018/112 kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 220/7, 62, 58/9, 53 maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih 2017/956 Esas 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1443 esas 2017/4758 karar sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü olup, örgütün amacının cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırarak örgütün felsefesine uygun olarak yerine başka bir düzen getirmeye çalışmak olduğu anlaşılmıştır.
Sanıktan el konulan dijital materyallere ilişkin inceleme sonucu beklenilmeden, örgüt üyeliği suçundan yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile silahlı terör örgütü üyeliği suçuna nazaran daha hafif cezayı gerektiren silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüş ve bu durumun usul hukuku kurallarına aykırı olduğu anlaşılmış ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
Silahlı terör örgütüne yardım etme suçunda suç tarihinin en son yardımın yapıldığı tarih olduğu, dosya kapsamına göre sanığın silahlı terör örgütüne yardım maksatlı Aktif Sen üyeliğinden ayrılış tarihi olan "28/06/2016"nın suçun tarihi olması nedeni ile CMK'nın 232/2c maddesine aykırı olarak ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında yanlış gösterildiği görüldüğünden, yanlışlığın mahallinde düzeltilebileceği kabul edilmiştir.
Ancak, örgüte yardım etme suçunda TCK'nın 314/2 maddesi gereğince temel ceza belirlendikten sonra TCK'nın 220/7. maddesinin uygulanması, daha sonra 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken, hatalı uygulama yapıldığı ve bunun sonucunda hesap hatası meydana geldiği anlaşıldığından, (Benzer yönde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/3840 esas 2018/2457 karar sayılı ilamı) ilk derece mahkemesi hüküm fıkrasının ilk 4 bendinin çıkartılarak, yerine,
"1-Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sabit görülmekle, eylemine uyan TCK'nun 314/2 maddesi gereğince failin güttüğü amaç ve saik, sanığın örgüt içerisindeki konumu, suçun işleniş şekli ve kastın yoğunluğu itibariyle sanığın meydana getirebileceği olası tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak taktiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-Sanığın eylemini örgütü isteyerek yardım etme boyutunda kaldığı anlaşıldığından cezasının TCK 220/7 maddesi uyarınca 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3-Sanığın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4-Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönünde bulundurularak TCK.nun 62. Maddesince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 Yıl 13 Ay Hapis Cezası İle Cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesine karar verilmiştir.
Belirtilenler dışında;
Dosya kapsamı itibariyle kamu davasına konu duruşmanın kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetime olanak sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm deliller ve bilgilerin hükümde ve gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, istinaf dilekçesindeki istemlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı kabul edilerek, CMK'nun 280/1-a, 303/1 maddeleri gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Kararın CMK'nın 286/2 maddesi gereğince kesin olduğuna,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)