İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunanlar tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçeleri içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/03/2018 tarih 2018/44 esas 2018/192 kararı ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 221/4, 58/9, 53 maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih 2017/956 Esas 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1443 esas 2017/4758 karar sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü olup, örgütün amacının cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırak örgütün felsefesine uygun olarak yerine başka bir düzen getirmeye çalışmak olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı itibariyle kamu davasına konu duruşmanın kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetime olanak sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm deliller ve bilgilerin hükümde ve gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı görülmüştür.
CMK'nın 191/3 maddesine aykırı olarak, duruşmanın başladığı sırada iddianamenin kabulü kararının okunmasına müteakip sanığın kimliğinin tespiti, haklarının hatırlatılması ve sorgusunun yapılması gerekirken, celse öncesinde gelen belgelerin okunması yoluna gidildiği görüldüğünden, maddedeki sıralamaya uyulmamasının nispi hukuka aykırılık oluşturduğu ve sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, gelinen aşama itibariyle bu eksikliğin telafisinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması ve yakalanma ile temadinin kesilmesi nedeniyle, en son "28/03/2017" tarihinde işlenen suçun işlenme tarihinin CMK'nın 232/2c maddesine aykırı olarak ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında yanlış gösterildiği görüldüğünden, yanlışlığın mahallinde düzeltilebileceği kabul edilmiştir.
Sanığın "28/03/2017-06/04/2017" tarihleri arasındaki gözaltında kaldığı sürenin CMK'nın 232/2d maddesine aykırı olarak ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında yazılmadığı görüldüğünden, eksikliğin mahallinde giderilebileceği kabul edilmiştir.
Sanık hakkında TCK'nın 221 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği açısından kolluk tarafından araştırma yaptırılmadan doğrudan hüküm kurulmuş ise de, ilk derece mahkemesi kararına karşı yalnız sanık lehine istinaf yoluna başvurulduğundan, CMK'nın 283/1 maddesi gereğince aleyhe olarak hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Belirtilenler dışında;
İstinaf dilekçesindeki istemlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı kabul edilerek, CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın CMK'nın 286/2 maddesi gereğince kesin olduğuna,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)