İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunanlar tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçeleri içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/02/2018 tarih 2017/731 esas 2018/59 kararı ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53 maddeleri gereğince neticeten 9 yıl hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih 2017/956 Esas 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1443 esas 2017/4758 karar sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü olup, örgütün amacının cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırarak örgütün felsefesine uygun olarak yerine başka bir düzen getirmeye çalışmak olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı itibariyle sanığın yargılamasının yapıldığı mahkemenin yargı çevresi dışındaki bir başka Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu oluşu, aradaki mesafenin uzak oluşu, sanığın mahkeme huzuruna getirtilmesi sırasında kaza riski oluşu, yargılandığı Anayasal düzene karşı suçun niteliği itibariyle güvenlik riski oluşu, benzer suçlardan çok sayıda tutuklu ve hükümlü bulunması nedeniyle Ceza İnfaz Kurumları arasındaki nakil zorluğu oluşu, sanığın SEGBİS ile savunmasının alınmasına yönelik itirazının olmaması hususları birlikte dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince zorunluluk gerekçesi açıkça belirtilmemiş ise de, sanığın savunmasının CMK'nın 196/4 maddesine uygun olarak alındığı kabul edilmiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması ve yakalanma ile temadinin kesilmesi nedeniyle, en son "09/12/2016" tarihinde işlenen suçun işlenme tarihinin CMK'nın 232/2c maddesine aykırı olarak ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında yanlış gösterildiği görüldüğünden, yanlışlığın mahallinde düzeltilebileceği kabul edilmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle kamu davasına konu duruşmanın kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetime olanak sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm deliller ve bilgilerin hükümde ve gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, İlk derece mahkemesinin hükmünde uyguladığı maddelerinin dosya kapsamındaki ifadeler ve delillerle uyumlu olduğu, hükmün isabetli olarak verildiği görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle;
İstinaf dilekçesindeki istemlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı kabul edilerek, CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın tebliği tarihinden itibaren on beşgün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine bulunulacak beyanla veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla gönderilecek dilekçeyle, yahut tutuklu bulunan sanığın, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 286/1, 291/1 maddeleri gereğince Yargıtay ilgili Ceza Dairesine temyiz yolu açık olduğuna,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)