Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık ve müdafiisi duruşmada hazır edilmiştir.
Sanık savunmasında: İlk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunmasında örgütle ilgili bildiği herşeyi anlattığını, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir. Sanığın ilk derece mahkemesindeki savunmasında örgüte ait evde öğrencilik döneminde kaldığını, Bylock programını kullandığını, ancak bunu dershanede çalıştığını hatırladığı ve soyismini bilmediğini belirttiği .... isimli kişi ile kendisinden yapılmasını istediği broşür çalışması ile ilgili olarak yazışmak amacıyla kullandığını, Bank ….'da katılım hesabı açtığını ancak para yatırmadığını, …. ve …. isimli programları kullanmadığını belirterek bir kısım isimler vermek suretiyle etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirttiği görülmüştür.
Sanık müdafisi müvekkilinin herhangi bir suç işlemediğini TCK 221/3 maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini ancak öncelikle müvekkilinin beraatine aksi halde lehe tüm kanuni ve takdiri hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Sanık hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanık aşamalardaki beyanlarından ve savunmasından anlaşılacağı üzere, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından kullanılan Bylock isimli programı kullanmaktadır. Bu aynı zamanda dosya içinde bir örneği bulunan tespit ve değerlendirme tutanağındaki kullanıcı kimliği, kullanıcı adı ve şifresi de dikkate alındığında teknik olarak ortaya çıkmıştır. Bu konuda bir tereddüt kalmamıştır. Sanık Diyarbakır'lı olup kullanıcı adı ve şifresinde Diyarbakır ilinin plaka numarasını da kullanmayı tercih etmiştir. Yazışma içeriklerinin örgütsel olduğu anlaşılmaktadır. Sanık örgüte ait evlerde kalmış olan birisidir. Örgüt jargonunda BTM olarak tabir edilen ve bölge talebe mesulü denilen bir misyon üstlenmiş ve kendisine bu sorumluluk verilmiş bu kapsamda örgüte ait evlerin sorumluluk ve denetimini üstlenmiştir. Sanığın ilk derece mahkemesindeki yargılamasına ilişkin aşamalarda ve Cumhuriyet Başsavcılığındaki soruşturma beyanında etkin pişmanlık kapsamından yararlanma yönündeki talebi doğrultusunda verdiği bilgiler dikkate alınarak bu bilgilerin örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olup olmadığı konusunda araştırmaya gidilmiş, ancak bu araştırmanın cevabının 22/01/2018 havale tarihli yazıdan anlaşıldığı üzere hükümden sonra dosyaya geldiği tespit edilmiştir. Anılan 16/01/2018 tarihinde tanzim edilmiş ve 22/01/2018 tarihinde dosyaya gelen rapor içeriği dikkate alındığında, sanığın vermiş olduğu isimlerin önceden bilindiği, yine sadece ön isimlerini vermiş olduğu kişilerle ilgili ayrıntılı bilgiye ihtiyaç bulunduğundan bahisle bir değerlendirme yapılamadığı rapor edilmiştir. Sanık soruşturma sırasında 28/03/2017 tarihli Cumhuriyet başsavcılığında alınan beyanında 2015 Kasım ayı seçimlerinde cemaat mensuplarının …ye oy vereceklerini duyunca cemaat ile tüm bağlarını kopardığını ve kullandığı telefon numarasını değiştirdiğini belirtmiştir. Buradan hareket edildiğinde sanığın Kasım 2015 tarihinde örgütle bağını koparttığı yönünde beyanı bulunmakla beraber dosya içinde bulunan bylock yazışma içerikleri dikkate alındığında 25/12/2015 tarihinde … ID numaralı bir başka kullanıcının … ID numaralı sanığa hitaben ''kakao prifilin ney abi'' şeklinde bir mesaj gönderdiği ve devam eden yazışma içerikleri de dikkate alındığında sanığın 2016 yılının Şubat ayına kadar söz konusu programı kullanmaya devam ettiği anlaşılmıştır. Buradan hareketle sanığın bu beyanında samimi olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kaldı ki araştırma raporu içeriğinden de verdiği bilgilerin faydalı olmadığı yönünde dairemizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.
Dairemizde devam eden yargılama sırasında dosyaya gelen … isimli kişinin de itirafçı beyanı dikkate alındığında sanığı teşhis ettiği, evlerden sorumlu ve …. kod adını kullanan … isimli kişinin yardımcılığını yaptığı anlaşılmıştır.
Somut olayda etkip pişmanlık hükümlerine değinilmesinde yarar görülmüştür.
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle sanığın mensubu olduğu örgütte kısa sürelide olsa bir faaliyette bulunması gerekmektedir. Bu nedenle her olayın özelliğine göre sanığın örgüte ne şekilde katıldığı, katılmasına kimlerin aracılık ettiği, örgütte bulunduğu süre içinde irtibat kurduğu diğer örgüt mensupları, varsa kendine yardım edenler ile bu süre içerisinde gerçekleştirilen eylemler, örgüt mensuplarının gidip geldiği kamplar, evler, ofisler gibi yerler hakkında samimi bilgi vermesi gerekmekte olup, etkin pişmanlık hükümlerinin getirilmesindeki amacın terör ve örgütlü suçlarla mücadele açısından en etkili bilgi edinme ve mücadele yöntemlerinden birinin örgütün kendi içinden ve kendi mensuplarını kullanmak suretiyle suç işlemeyi önleyerek mensuplarını yeniden topluma kazandırmak olduğu da gözetildiğinde, pişmanlığını dile getirmek suretiyle örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle, verilen bilgilerin, örgütün yapılanma şekli, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olup olmadığı, sanığın katıldığı belirlenen faaliyetlerde dikkate alınarak mahkemece takdir edilecek ancak sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemek etkin pişmanlıktan yararlanmak için yeterli olmayacaktır. Sanığın vermiş olduğu bilgilere ilişkin gerektiğinde ifadesinin bir örneği de gönderilmek suretiyle örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığının da İçişleri Bakanlığı, ilgili Cumhuriyet başsavcılığı yada kolluk birimlerinden sorulmasından sonra TCK.nın 221. maddesinde ki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Aynı zamanda sanığın etkin pişmanlık beyanlarını samimi olarak sergileyip sergilemediği de mahkemece takdir edilerek değerlendirilecektir.
Somut olay özelinde sanığın durumu ancak TCK.nın 221/4. maddesinin 2. cümlesi çerçevesinde incelenebilecektir. Sanığın örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi ya da üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi olması, yakalanmış olması, suçlamayı kabul etmiş ve bu suçu nedeniyle pişman olması ile örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili örgütteki konumuna, faaliyetlerine uygun ve uyumlu bilgi vermesi, verdiği bilgilerinde faydalı olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde kişi hakkında örgüt kurmak, yönetmek örgüte üye olmak suçundan dolayı ya da örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından tayin edilecek cezadan madde metninde belirtilen oranlar içerisinde indirim yapılacaktır.
Burada amaçlanan madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere kişinin örgütün ulaştığı yapılanma itibarıyla dağılmasını sağlama imkanından yoksun olması durumunda söz konusu sıfatları taşıyan bu kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanmasını sağlayabilmektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya tekrar bakıldığında yukarıda açıklandığı üzere sanığın beyanları samimi bulunmadığı gibi verdiği bilgilerin de faydalı olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle Bylock kullanıcısı olan, örgüt içerisinde sorumluluk üstlenmek suretiyle örgüt evlerinin kontrolünü yapan, yine bu örgütün bir çok mensubu tarafından bilinen ve birçok dosyaya da yansıdığı üzere …. isimli programdan da haberdar olan sanık hakkında, dairemizce silahlı terör örgütü üyeliği sabit görülmüştür. Ancak etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, bu nedenle hakkında yapılmış olan istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 18.01.2018 tarih, 2017/16 esas ve 2018/13 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2-Sanık hakkında aşağıda ayrıntılı dökümü yapılan toplam (260,05) TL. yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ….. ve sanık müdafii Av…..'ın huzurunda hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.01.2019 (¤¤)