Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK.nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK nun 62/1 maddesi neticeten 5 yıl 17 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. İlk derece mahkemesinde ayrıntılı olarak savunmamı yapıp hakkımdaki suçlamaya sebep olan delilleri avukatımla çürütmeme rağmen hakkımda mahkumiyet kararı verildi. Hakkımdaki iddialar KHK ile memuriyetten çıkarılmam ve bir kısım tanıkların maddi delile dayanmayan husumetten kaynaklanan bir kısım da dedikodu mahiyetinde olan beyanlarıyla ispatlanmış kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir. Ancak, bu iddialar doğru değildir. Hiç bir şekilde suça konu terör örgütü ile bir bağlantım olmamıştır. Bu örgütle bağlantılı hiç bir toplantıya katılmadım. Bana husumeti bulunan …. isimli kişinin soruşturma aşamasında husumetten kaynaklı iftira niteliğindeki beyanlarıyla hakkımda dava açılmış ve memuriyetten çıkarılmış durumdayım. Bank ....'daki hesabımın açılma gerekçesini daha önce izah etmiştim. Bu beyanlarımı tekrar ediyorum. Bank ....'daki hesabım 1998 yılında açtığım bir hesap olup rutin bankacılık faaliyetini sürdürdüğüm, birikimlerimi değerlendirdiğim bir hesaptır. Zaten hesap hareketleri incelendiğinde, örgütün talimatı öncesindeki para hareketi dışında başkaca talimatla para yatırmadığım görülecektir. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/11/2017 tarih, 2017/361 esas no ve 2017/319 karar nolu kararında; “…Sanık, … Üniversitesi bünyesinde ilahiyat fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. … Tüm dosya kapsamı ile bankasya kayıtları ile tanıklar ...., ...., ...., ...., ...., .... ve ....'in beyanları doğrultusunda, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üniversite yapılanmasın da yer alan bir üyesi olarak örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği, bu doğrultuda seminer ve konferanslara katıldığı, örgütün lider ve yöneticilerinin talimatlarına istinaden, bağlılık ve kararlılıkla, örgütün organik yapısına dahil olup bankasyada örgüt liderinin bankaya para yatırılmasına yönelik talimatına uygun hareket ettiği üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun yukarıda belirtilen unsurlarının sanık açısından oluştuğu anlaşıldığından eylemine uyan 3713 sayılı TMK'nın 7/1 maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı yasanın 5. maddesi , TCK’nın 62. maddesi gereğince 5 yıl 17 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, …” dair hüküm verildiği, hükmün 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası olması gerekirken, sanık lehine bir yıl/ay değerlendirilmesi yapıldığı, buna karşı sanık ....’nun ve sanık .... müdafi Av. ....’nın istinaf başvurusunda bulunması gereğince; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2017/3586 esas sayılı dosyasında yapılan kovuşturma neticesinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde elde edilen deliller ile dinlenen sanık beyanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi kapsamında; Sanık ....’nun; 1- …. Üniversitesi bünyesinde ilahiyat fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 29/10/2016 tarihinde 675 sayılı KHK kapsamında ihraç edilmesi. 2- .... Bankası A.Ş.'de …. nolu hesabının bulunması, 21/02/2014 tarihinde 8.000,00 TL para yatırarak katılım hesabı açtırması, 3- Tanıklar ...., ...., ...., ...., ...., .... ve ....'in beyanları değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY üyesi olarak bilindiği; katıldığı, düzenlediği veya katkısının olduğu seminer ya da konferanslarda bu örgütün mensubu olduğunun değerlendirildiği, 4- İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün göndermiş olduğu sanığa ait dijital materyallere ilişkin inceleme raporunun içeriğinde; sanığın FETÖ/PDY üyesi olarak irtibatlandırılabilecek nitelikte kayıtlar mevcut olduğu kanaatiyle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün; hücre yapılanması içinde örgütlenmesi, eylem ve birlikteliklerinin dar kapsamlı gruplar içesinde yapılması, sürekli "TEDBİR" söylemi ile gizliliklerini üst derecede tutmaları ve grup birlikteliğinin örgüt tercihleri ile oluşturulması ile grup içindeki bireylerin birbirlerine sadakatın örgüt sadakatı ile oluşması göz önüne alındığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerini hakkında delil elde etme güçlüğü ile; mevcut delillerin elde edilebilecek en azami deliller olabildiği gerçeğininde değerlendirilerek; sanık ....’nun üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğini ispatlar mahiyette, cezalandırılmasına yetecek, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmiş olduğu, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/11/2017 tarih, 2017/361 esas no ve 2017/319 karar nolu kararında uygulanan suç niteliği ve yasal mevzuata ilişkin maddelerde usul ve yasaya uygun süreç ve uygulama yapıldığı kanaati ile sanık ....’nun ve sanık .... müdafi Av. ....’nın istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmesi talep ve mütalaa olunur, şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanık ve sanık müdafisinin İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/361-319 Esas-Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet kararını istinaf etmeleri neticesinde, dosya kapsamı içerisinde bulunmayan İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce raporun gönderilmesi ve sanığın beyanları doğrultusunda Bank ....'da bulunan hesabı yönüyle bilirkişi raporu aldırılması hususunda dairemizce dosyanın yeniden esasa alınarak delillerin değerlendirilmesine karar verilmiş olup, bu doğrultuda sanıktan el konulan dijital materyallerle ilgili raporun dosya içerisinde bulunduğu, söz konusu rapor içeriğinin sanığa okunması neticesinde, sanığın rapor içeriğindeki sohbet görüntüleri ve mesajlaşmalarının suça konu örgütle ilgili olmadığını, … Sitesi'nde oturan bir kısım arkadaşlarla yapmış oldukları halen devam eden toplantılar olduğunu, yine yapılan bağışlar yönüyle o dönemde görev aldığı ….. Vakfına ait bağış ve yardımlarla ilgili olduğunu belirtmiş ise de, ilk derece mahkemesi safahatında toplanan deliller, dairemizce alınan bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın …. Üniversitesi bünyesinde İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olduğu, 01/08/2016 tarihinde FETÖ/PDY üyesi olmak suçundan açığa alındığı ve 29/10/2016 tarihinde 675 Sayılı KHK ile ihraç edilmiş olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı içerisinde beyanları bulunan tanıklar ...., ...., ...., ...., ...., ....'in beyanları da göz önüne alındığında, sanığın FETÖ/PDY Silahlı terör örgütünün üniversite yapılanmasında yer aldığı, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği, bu doğrultuda seminer ve konferanslara katılmış olduğu, örgüt lider ve yöneticilerinin talimatlarına istinaden bağlılık ve kararlılıkla örgütün organik yapısına dahil olup alınan bilirkişi raporu doğrultusunda örgüt liderinin bankaya para yatırılmasına yönelik talimatına uygun hareket ettiği, .... Bankası A.Ş'de ….. nolu hesabının bulunması ve bu hesaba 21/02/2014 tarihinde 8000 TL para yatırarak katılım hesabı açmış olması, Mart 2015 tarihinden sonra da Bank .... ile çalışmalarının devam etmiş olması, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün rapor içeriğinde, sanığın FETÖ/PDY üyesi olarak irtibatlandırılabilecek nitelikte kayıtların mevcut olması, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Liderinin görüntülerinin bulunduğu da anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün üniversite yapılanmasında yer alan bir üyesi olarak örgütün ideoloji ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği anlaşılmakla sanık hakkında ilk derece mahkemesi olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2017 tarihli 2017/361 Esas 2017/319 Karar sayılı kararında usul veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla CMK 280/2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İlk derece mahkemesi olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2017 tarihli 2017/361 Esas 2017/319 Karar sayılı kararında hüküm kurulurken TCK nun 62. Maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay hapis cezasından 1/6 oranında indirim uygulandığında 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 5 yıl 17 ay 15 gün hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu hususun eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2017 tarih, 2017/361 esas ve 2017/319 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2-Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı ve mahkum edilen suç vasfı dikkate alınarak sanık hakkında CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanan yurt dışına çıkamamak adli kontrol tedbirinin DEVAMINA,
3-Sanık hakkında aşağıda ayrıntılı dökümü yapılan toplam (335,10) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ve sanık müdafi Av. ....'nın huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.10.2018 (¤¤)