Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, TCK 58/9 maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: Ben ilk derece aşamasında savunmamı yapmıştım, ancak mahkemece kendimi yeterince ifade edemedim, ben bu suçlamayla ilgili yakalandıktan sonra örgütle ilgili bildiğim herşeyi samimi olarak anlatıp etkin pişmanlıktan faydalanma talebime rağmen ilk derece mahkemesince hakkımda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır, ben etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum, bu doğrultuda ilk derece aşamasında vermiş olduğum bilgiler doğrudur, bildiğim herşeyi samimi olarak anlattım, bu beyanlarına ekleyeceğim başka bir husus yoktur, hakkımda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafii Av……beyanında: Aşamalardaki savunmalarımızı ve istinaf dilekçemizi tekrar ederiz, öncelikle suça konu terör örgütü olduğu 26 Mayıs 2016 tarihli Milli güvenlik kurulu kararı ile tespit edilmiştir, sanığa isnat edilen eylemler bu tarihten önce işlenen eylemler olduğu için sanığın bu yapının terör örgütü olduğu bilerek suç işlemesi söz konusu değildir, bu nedenle öncelikle beraatine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanatte olması halinde sanığın samimi olarak örgütle ilgili bildiği herşeyi anlatmış olması hususu dikkate alınarak hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin TCK nun 221/3 maddesi uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyoruz, zira sanık herhangi bir suç işlemeksizin etkin pişmanlık göstermiştir, diğer taraftan ilk derece mahkemesi olaya uygun olmayacak şekilde sanık hakkında teşdit uygulayarak temel cezayı belirlemiştir, sanık ekonomik durumu uygun olmadığı için üniversite durumu sırasında bu yapıya ait yurtlarda kalan bir kişi olup, adeta suça itilmiş bir kişidir, bu nedenle bu durumun lehine olarak değerlendirilmesini, sanığın öncelikle beraatine karar verilmesi mahkemenin aksi kanatte olması halinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, bu da uygun görülmediği taktirde asgari hadden ceza alarak etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ediyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Güvenlik güçlerinin sanık ....’ü 20/12/2016 tarihinde evinde yakaladığı,
Sanığın yakalandıktan sonra polise verdiği 24/12/2016 tarihli ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediği, ancak bu ifadeden iki gün sonra polise verdiği 26/12/2016 tarihli ifadesinde ve istinaf aşamasında müdafii aracılığıyla gönderdiği dilekçede etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt üyelerine ilişkin bilgiler verdiği, polis tarafından düzenlenen tutanağa göre; 20 örgüt üyesi hakkında bilgi verdiği, ismini verdiği örgüt üyelerinden 12’si hakkında daha önceden soruşturma başlatıldığı, biri hakkında soruşturma bulunmadığı, bir kişi hakkında aranıyor kaydı bulunduğu ve altı şahsın ise veri eksikliğinden dolayı açık kimlik bilgilerinin tespit edilemediği, sanık tarafından verilen bilgilerin örgütte geçirdiği süre ve konumuna uygun doğru/faydalı bilgiler olduğu,
İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında TCK’nun 221/4-2. Cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerini uygulaması gerekirken yazılı gerekçe ile uygulamayarak fazla ceza tayin ettiği,
Sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de; Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ile örgütle iltisaklı …. Üniversitesine bağlı ….. Öğrenci Yurdunda müdür yardımcısı olarak görev yapmasına göre savunmasının inandırıcı bulunmadığı;
Bunun dışında İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu,
Karara karşı sanık müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, yeni Bylock CBS sorgu sonucu, CGNAT raporu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, yakalama tutanağı, İzmir Emniyet Müdürlüğünün 09/10/2018 tarihli etkin pişmanlık beyanına ilişkin araştırma tutanağı, Bylock tespit ve içerik değerlendirme tutanağı, tanık …’in beyanı, 09/03/2018 tarihli polis raporu, istinaf aşamasında verilen etkin pişmanlık dilekçesi, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 07/04/2020 tarihli yazısı ekinde gönderilen etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin doğru/faydalı bilgiler içerip içermediği konusundaki araştırma tutanağı ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
1-İlk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet hükmünün CMK’nun 280/2.maddesi gereğince kaldırılması,
2-Sanık ….’ün müsnet suçtan eylemine uyan TCK’nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK’nun 221/4-2. Cümle, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önününe geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock isimli proğramı; Sanığın adına kayıtlı .... GSM nolu hattının takılı bulunduğu .... İMEİ numaralı cep telefonunda 10/12/2015 ilk tespit tarihli Bylock kaydının olduğu, Yine adına kayıtlı .... GSM nolu hattının takılı bulunduğu .... İMEİ numaralı cep telefonunda 28/07/2015 ilk tespit tarihli Bylock kaydının olduğu ve sanığın 0 538 064 33 70 numaralı GSM hattı ile Bylock server'ına ait .... numaralı IP'leri ile .... numaralı PORT üzerinden 10/12/2015 - 20/02/2016 tarihleri arasında 4.441 defa bağlantı yaptığı, ilk bağlantının .... Üniversitesi Seyrek .... adresindeki baz istasyonundan, son bağlantının .... Üniversitesi Seyrek Belediyesi .... adresindeki baz istasyonundan yapıldığı, yine sanığın ……. numaralı GSM hattı ile Bylock server'ına ait .... numaralı IP'leri ile .... numaralı PORT üzerinden 28/07/2015 - 27/11/2015 tarihleri arasında 2.565 defa bağlantı yaptığının, ilk bağlantının .... adresindeki baz istasyonundan, son bağlantının .... kapalı spor salonu .... adresindeki baz istasyonundan yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğine göre; ID : .... , Kullanıcı adı : .... , şifre : .... , son online tarihi : 19/02/2016 , abone tespit numarası: .... adına kayıtlı ...., alınan mesaj sayısı : 444 , gönderilen mesaj sayısı : 608 , alınan mail sayısı : 52 , gönderilen mail sayısı : 0 , giden arama sayısı : 1 , gelen arama sayısı : 5 , diğer kullanıcıların kendisine verdiği isimlerin : "....", "....", "....", "...." olduğu, katıldığı grup sayısı: 4, ekinde ID'ye bağlı yazışma içeriklerinin, arama kayıtlarının ve IP log tablosunun bulunduğu anlaşılmış olupsanık aşamalardaki savunmalarında programı kullandığı yönünde ikrarda da bulunmuştur.
Dosya içerisinde bulunan İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan araştırma ve inceleme sonucunda düzenlenen 03/12/2017 tarihli "Tutanak" başlıklı raporda, sanının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olması nedeniyle KHK ile kapatılan kurumlardan olan .... Üniversitesi'nde sigortalılık kaydının bulunduğu görülmüştür.
Sanığın aşamalardaki savunmaları, yeni Bylock CBS sorgu sonucu, CGNAT raporu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, yakalama tutanağı, İzmir Emniyet Müdürlüğünün 09/10/2018 tarihli etkin pişmanlık beyanına ilişkin araştırma tutanağı, Bylock tespit ve içerik değerlendirme tutanağı, tanık ....’in beyanı, 09/03/2018 tarihli polis raporu, istinaf aşamasında verilen etkin pişmanlık dilekçesi, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 07/04/2020 tarihli yazısı ekinde gönderilen etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin doğru/faydalı bilgiler içerip içermediği konusundaki araştırma tutanağı ile tüm dosya kapsamındaki deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Sanığın örgütle iltisaklı .... Üniversitesine bağlı .... Öğrenci Yurdunda müdür yardımcısı olarak görev yapması ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has gizlilik unsuru içeren, örgüt üyelerinin mobil cihazlarına şifreli olarak özel yöntemlerle kurulan ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan bylock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
Sanığın yakalandıktan sonra emniyetteki 26/12/2016 tarihli ifadesinde ve istinaf aşamasında müdafii aracılığıyla gönderdiği dilekçede etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt üyelerine ilişkin bilgiler verdiği, polis tarafından düzenlenen tutanağa göre; 20 örgüt üyesi hakkında bilgi verdiği, ismini verdiği örgüt üyelerinden 12’si hakkında daha önceden soruşturma başlatıldığı, biri hakkında soruşturma bulunmadığı, bir kişi hakkında aranıyor kaydı bulunduğu ve altı şahsın ise veri eksikliğinden dolayı açık kimlik bilgilerinin tespit edilemediği, sanık tarafından verilen bilgilerin örgütte geçirdiği süre ve konumuna uygun doğru/faydalı bilgiler verdiği ve sanığın ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında etkin pişmanlığını sürdürdüğü görülmüştür.
Açıklanan gerekçelerle; sanığın sabit olan silahlı terör örgütü üyeliği suçunda ilk derece mahkemesince etkin pişmanlık maddesinin uygulanmaması nedeniyle istinaf incelemesinin duruşma açılarak yapılmasına karar verilmiş olup, yapılan yargılama sonucunda yukarıda açıklandığı üzere sanığın sübut bulan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hüküm fıkralarında gösterilen gerekçeler ile kolluk güçleri tarafından hakkında soruşturmaya başlanıldıktan sonra yakalanan sanık hakkında TCK.nın 221/4.maddesinin ikinci cümlesi gereğincen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak sureti ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak mahkumiyetine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası sonucunda İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2018 tarih, 2018/156 esas ve 2018/434 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafileri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ....’ün üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç kastının yoğunluğu, ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğü, dikkate alınarak taktiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanığın isnat olunan suç nedeni ile yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunarak suça konu örgütün işleyişi ve örgüt mensupları hakkında beyanda bulunduğu anlaşıldığından TCK 221/4-2. cümlesi uyarınca verdiği bilgilerin niteliği dikkate alınarak cezasından taktiren 1/2 oranında indirim yapılarak, 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini ikrar etmesi, duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olması göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK.nın 221/5.maddesi gereğince taktiren 1 yıl süre ile sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak, yasal şartları bulunmadığından CMK.nın 231/5-6 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak, yasal şartları bulunmadığından 5237 sayılı TCK.nın 50 ve 51.maddeleri gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-Sanıktan el konulan dijital materyallerinin imajının alınmasından sonra sanığa İADESNE, alınacak imaj kopyalarının ise incelemeleri sonrasında dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,
3-a)Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b)Sanığın hakkında ilk derece aşamasında yapılan toplam (91,50) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık müdafii Av……'ın huzurunda, sanık ....’ün yokluğunda, hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı.23.06.2020 (¤¤)