Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 15/01/2018 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK.nın 314/2. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK.nın 53. maddesi gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, TCK.nın 58/9.maddesi gereğince verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: Aşamalardaki savunmalarımı tekrar ederim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, önceki savunmalarımda belirttiğim gibi dernek üyesi olduğumu kabul etmiyorum, eğer böyle bir dernek üyeliğim varsa buna dair müracaat evrakım getirtilerek imza karşılaştırılması yapılsın, zira ben ….. Eğitimciler Derneğine üye olduğumu hatırlamıyorum, Aktif Sen isimli sendikaya üye olduğum doğrudur, ancak sendikanın örgütle irtibatlı olduğunu bilmiyordum, sendikanın çalışanlarla ilgili bır kısım taahhütlerini desteklediğim için sendikaya üye oldum, herhangi bir talimatla veya örgütsel amaçla üye olmuş değilim, ....da hesabım vardır, ancak önceki savunmalarımda belirttiğim üzere bu hesap herhangi bir talimat ile açılmış değildir, örgütlerin talimatı doğrultusunda para da yatırmadım, ikamet ettiğim Tire ilçesinde herhangi bir finans kurumu olmadığı için en yakın finans kurumunun bulunduğu yerde bu hesabı açtım, yine daha önceki savunmalarımda belirttiğim üzere bylock isimli programı telefonuma yüklediğim doğrudur, ancak ben bu programı örgütün gizli haberleşme programı olduğunu bilmeden normal bir şekilde güzel sözler paylaşıldığı bir yer olduğunu düşünerek programı yükledim, , zaten yazışma içerikleri getirilirse örgütsel yazışma yapmadığım görülecektir, hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, örgüt kurumlarında eğitim görmedim, örgüte ait evlerde kalmadım, örgütle irtibat kuran sendika ve haberleşme programıyla bu durumu bilmeden irtibatım oldu, herhangi bir örgüt üyesi değilim, suçlamaları kabul etmiyorum şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: İlk Derece Mahkemesinin sanık .... hakkında verdiği mahkumiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, 03/02/2017 tarihli yeni Bylock CBS Sorgu Raporu, İzmir Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 19/12/2017 tarihli cevabi yazısı, sanığın bylock tespit edilen telefon hatlarının bylock programına bağlanmak için tahsis edilen IP lere bağlanma sayısını gösteren cevabi yazı ve tüm dosya kapsamında anlaşıldığından;
CMK’nın 280/2. maddesi gereğince sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine,
Sanığın tutuklanma şart ve sebeplerinde bir değişiklik olmadığından tutukluluk halinin devamına, karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Öncelikle FETÖ /PDY yapılanmasının terör örgütü olduğu yönünde Yargıtay Ceza Genel kurulunun Esas: 2017/16.MD-956 Karar : 2017/370 TARİH : 26.09.2017 tarihli kararı ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kesinleşmiş kararlarına göre;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; "...." adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir TERÖR ÖRGÜTÜDÜR.
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili K2 ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Sanık, Bayındır ilçesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevine son verilmiştir. Sanık yerel Mahkemede ve Mahkememizdeki savunmasında, örgütle irtibatlı olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılmış olan Aktif-Eğitim Sen üyesi olduğunu, 15 Temmuz gününden sonraki ilk iş günü üyeliğini iptal ettirdiğini, Bylock programı telefonuma yüklediğini ancak bu programı örgütün gizli haberleşme aracı olarak değil, dini konularda gelen mesajları okumak için yüklediğini, bir süre sonra programa girişte şifre işlemleri zahmetli olması nedeniyle bu programı sildiğini, .... Eğitimciler Derneğine üye olmadığını beyan ettiği, ancak Bayındır Kaymakamlığı'nın 19/12/2016 tarihli yazısında, sanığın 667 Sayılı KHK ile kapatılan 35-041-192 numaralı .... Eğitimciler Derneğine 25/08/2014 tarihinde 2014/10 nolu yönetim kurulu kararı ile üye olduğu, dernek yönetiminde görev almadığı ve kapatılma tarihi olan 23/07/2016 tarihine kadar dernek üyeliğinin devam ettiği, dernek üyeliğinden ayrıldığına dair bir bilginin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynaklarından olan ....'ya yönelik gerçekleştirilen adli ve idari yaptırımlar üzerine, 25 Aralık 2013 tarihinde .... eski genel sekreteri K3 ile örgüt lideri K4 arasındaki konuşmada ....'nın finansal durumunun bankaya örgüt mensuplarınca para yatırılarak düzeltilmesinin kararlaştırıldığı ve bu görüşmenin ulusal medyaya K5'in "bankaya para yatırın çağrısı" olarak yansıdığı, .... Bankası A.Ş.'nin 30/11/2016 tarihli cevabında sanığın bankada hesabının bulunmadığının bildirilmesine karşın Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 22/09/2016 tarihli yazısı ile sanığın .... hesabının bulunduğunun bildirildiği, sanığın eşi K6'ünde bu bankada hesabının olduğu anlaşılmaktadır.
İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar İle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 08/02/2017 tarihli cevabi yazısında, sanığın ….. numaralı telefon hattı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan BYLOCK isimli programı 23/08/2015 tarihinden itibaren ….. numaralı telefon hattı ile de 21/11/2014 tarihinden itibaren kullandığının bildirildiği, bu durumun dairemizce getirtilen sanığın Bylock tespiti yapılan GSM. numaralarının Bylock IP adreslerine bağlandığını gösteren Log kayıtları ile doğrulandığı, sanığın kullanımında bulunan iki ayrı hattan 330 kez ve 523 kez Bylock IP adresleri ile bağlantı kurduğunun anlaşılmış olduğu, ancak bylock görüşmelerine ilişkin çözüm içeriklerinin henüz tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşıldığından, sanığın mahkememizde ve yerel mahkemede bylock programını kullandığını kabul ettiğine dair beyanı dikkate alınarak, sanıktan el konulan dijital materyallere ilişkin raporun henüz hazırlanmamış olup, bu raporun hazırlanmasının alacağı sürenin belirsiz olup, mevcut delillerin hüküm kurmaya yeterli olması nedeni ile rapor hazırlanmasının beklenilmesinden ve ayrıca Bylock çözümlerinin beklenilmesinden vazgeçilerek hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamına dayalı olarak, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir mensubu olarak, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği ....'da hesap açtığı, örgüt ile iltisakı olması nedeniyle KHK ile kapatılmasına karar verilen Aktif sen sendikasına ve .... Eğitimciler Derneğine üye olması, bylock programını kullanarak gizlilikle sürdürdüğü, örgütün lider ve yöneticilerinin talimatlarına istinaden, bağlılık ve kararlılıkla, örgütün organik yapısına dahil olup süreklilik arz eden şekilde bir emir komuta zinciri içerisinde, kendisine biçilen görevi yerine getirmek için hareket ederek silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanığın bylock programını örgütün gizli haberleşme sistemi olduğunu bilmeden ve örgütsel olmayan amaçlarla kullandığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek bu savunmalara itibar edilmeyerek, sübut bulan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile sanığın kamu görevlisi olması, güttüğü amaç ve saiki, suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zamanı, sanığın failin güttüğü amaç ve saiki, suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ve zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak ceza tertibine, sanığa verilen cezada 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca kanunen ceza artırımına, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri gözetilerek lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanık hakkında TCK 62. maddesi uygulanmasına, yukarıdaki deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmak sureti ile sanık hakkında anayasa, kanunlara ve hukuka uygun olarak oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 20.10.2017 tarih, 2017/295 esas ve 2017/275 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
a)Sanık ....’in üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması, sanığın örgütün gizli haberleşme sistemini kullanması nedeni ile örgüt içerisindeki etkinliğinin bu sistemi kullanmayanlara nazaran fazla olması, eylem yoğunluğunun ve suç işleme kastının yoğunluğunun fazla olması dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
b)Sanık ....’e verilen hapis cezasının süresi ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin kaldırılarak TAHLİYESİNE, başka suç nedeni ile tutuklu veya hükümlü olmaması halinde derhal serbest bırakılması için müzekkere yazılmasına,
c)Tutukluluk hali kaldırılan sanık .... hakkında karar kesinleşinceye kadar CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkış yasağı ve CMK.nın 109/3-b maddesi gereğince haftada bir gün ikametgahı zabıta karakoluna başvurarak imza atmaadli kontrol tedbiri UYGULANMASINA,
2-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
3-a)Dijital materyallerin incelemesi sonucu oluşturulacak kopyaların DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
b)İzmir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde incelemesi devam eden dijital materyallerin incelenmesi bittikten sonra karar kesinleştiğinde sanığa İADESİNE
4-a)Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b)Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan toplam 110,00 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık .... (Segbis vasıtasıyla) ve sanık .... müdafi avukat …..'in huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanık yönünden ise bulunduğu kurum zabıt katibi veya kurum Müdürlüğü’ne dairemize gönderilmek üzere vereceği dilekçe yada tutturacağı tutanak ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.03.2018 (¤¤)