Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: Ben örgüt üyesi değilim. Bu yapının terör örgütü olduğunu bilmeden bir müddet bu yapı ile birlikteliğim oldu ancak kesinlikle bu yapının terör örgütü olduğunu bilerek örgüt hiyerarşisi içini girmiş değilim. Ben bu suçlama ile tutuklandıktan sonra bildiğim herşeyi samimi olarak anlattım. Ancak aradan uzun süre geçtiği için bir kısım detayları hatırlamıyor olabilirim. İlk derece aşamasındaki savunmalarımı ve beyanlarımı tekrar ederim. etkin pişmanlık kapsamında daha fazla bilgiyi kesinlikle hatırlamıyorum şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... müdafii Av.... beyanında :İstinaf dilekçemizde ve aşamalardaki savunmalarımızı tekrar ederiz. Müvekkil 2009 yılına kadar Turgutlu ilçesinde 2009-2011 yılları arasında Isparta ilinde, 2011 yılından sonra ise İzmir ilinde bulunmuştur. Dosya kapsamındaki isnatların hepsi İzmir ilinde bulunduğu dönemden önceki döneme ait olup, İzmir ilindeki bulunduğu döneme ilişkin herhangi bir isnat bulunmamaktadır. Zaten yetkisizlik kararı sonrasında istinaf dairesinin verdiği merci tayini karar da bu durumu doğrulamaktadır. Sanık aleyhinde beyanda bulunan tanıkların beyanları çoğunlukla 2006-2007 yıllarına ilişkin olup, Isparta daki döneme ilişkin beyan dahi 2011 yılı öncesine aittir. Bu tarihlerde suça konu örgütün amacı Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere geniş halk kitleleri tarafından bilinmemektedir. Dolayısıyla sanığın önceki faaliyetlerinin örgüt üyeliği olarak değerlendirilebilmesi mümkün değildir. Yine ... kullanımı ile ilgili User Id eşleştirmesi çözüm içerikleri temin edilememiş olup, bu hali ile bu delilin örgüt üyeliği açısından kullanılabilmesi mümkün değildir. Buna rağmen sanık suça konu örgütle ilgili bildirilerini samimi olarak anlatmıştır. Sanığın üzerine atılı bulunan örgüt yöneticiliği veya yöneticiliği suçunun unsurları oluşmamış olup sanığın beraatini talep ederiz. Mahkeme aksi kanaatte ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: FETÖ/PDY’nin yargı kararlarıyla silahlı terör örgütü olduğunun kesin bir şekilde tespit edildiği. ... programının sadece anılan terör örgütü mensupları tarafından kullanılan gizli haberleşme programı olduğu. Örgütün; örgütle iltisaklı dernek, okul, dershane, yurt ve evler vasıtasıyla kendisine finansman ve insan kaynağı temin ettiği, düzenlediği toplantılarla örgüt üyelerinin örgütle olan bağlarını güçlendirdiği ve sempatisi olan kişileri örgüte kazandırmaya çalıştığı, Bank ...’nın anılan terör örgütüne finansman sağladığı, 2013 yılının sonlarında örgüt liderinin Bank ...’ya para yatırmaları konusunda örgüt mensuplarına ve sempatizanlarına çağrıda bulunduğu,
Sanık ...’ın 2000 yılı ile 2012 yılları arasında FETÖ terör örgütü ile iltisaklı …. Dershanesinde halkla ilişkiler bölümünde çalıştığı,
Tanık ..., ... ve ...’ın beyanlarına göre; Turgutlu il ablası olduğu, örgüt içerisinde sohbet ablalarının üstünde bir görev üstlendiği, örgütün sohbet hocası yetiştirme derslerine katıldığı, bir süre örgüt içerisinde farklı gruplara sohbet hocalığı yaptığı, ... isimli kişi tarafından sanığa ilerleyen zaman içerisinde Turgutlu’daki bayan yapılanmasının sorumluluğu verildiği,
Sanığın kendisine ait ... numaralı telefon hattıyla ilk tespit tarihi 27/03/2015 olan ... programını kullandığı, ... IP’lerine 27/03/2015 - 18/02/2016 tarihleri arasında 1355 kez erişim sağladığı,
Bank ...’ya örgüt liderinin talimatı üzerine ve destek olmak amacıyla 08/10/2014 tarihinde 143.000 TL para yatırdığı,
Sanığın 09/08/2017 tarihinde güvenlik güçleri tarafından yapılan yol araması sırasında yakalandığı,
Sanık kollukta ve daha sonraki süreçte etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgütsel faaliyette bulunan kişiler hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunmuş ise de; ... kullandığı tespit edilen sanığın ... programını kullanmadığını, bu programın ne şekilde telefon hattına yüklendiğini açıklamadığı, ... programını en son 18/02/2016 tarihinde kullanmasına ve destek amacıyla 08/10/2014 tarihinde Bank ...’ya para yatırmasına rağmen örgütten 2012 yılında ayrıldığını belirttiği, açıklamalarının örgütte geçirdiği süre ve konumuna uygun yeterli/doğru/samimi bilgi içermediği, bu sebepten sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı,
Bu şekilde sanığın örgütle organik bağ kurduğu ve üzerine atılı FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği,
Sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de; ... tespit raporu, ... IP’lerine ulaştığı son tarihin 18/02/2016 tarihi olması, örgüt içerisinde üstlendiği göreve göre örgütün yapısı ve amaçlarına vakıf olması, Bank ...’ya para yatırma tarihi ve tanık beyanlarına göre savunmasının inandırıcı bulunmadığı,
İlk derece mahkemesinin sanığın kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik, tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş şekline ve aynı suçtan benzer durumdaki sanıklara verilen cezalara göre TEMEL CEZAYI asgari hadden makul düzeyde uzaklaşarak belirlemesi gerekirken; yazılı gerekçe ile 7 yıl olarak tespit etmek suretiyle fazla ceza tayin ettiği,
Örgüt üyeliği suçlarında suç tarihinin temadinin kesildiği tarih olan yakalama tarihi olduğu nazara alınarak, suç tarihinin karar başlığında sanığın yakalandığı 09/08/2017 olarak yazılması gerekirken hatalı şekilde 15/07/2016 yazıldığı,
Karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık ..., ... ve ...’ın beyanları, 09/08/2017 tarihli yakalama tutanağı, 16/08/2017 tarihli araştırma ve tespit tutanağı, CGNAT raporu, Bank ... hesabına ilişkin 17/07/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
1-İlk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet hükmünün CMK’nun 280/2.maddesi gereğince kaldırılması,
2-Sanık ...’ın müsnet suçtan eylemine uyan TCK’nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63.maddeleri gereğince cezalandırılması
3-Sanığın tutuklanma şart ve sebeplerinden herhangi bir değişiklik olmadığından tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanığın dairemizde ve ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunması, soruşturma safhasındaki beyanları, Manisa KOM Şube Müdürlüğünün araştırma ve tespit tutanağı, Bankasya bilirkişi raporu, HTS analiz raporları, bylock tespit tutanağı, fotoğraf teşhis tutanakları, SGK kayıtları, kolluğun tutanakları, CGNAT kayıtları ile dosya kapsamındaki tanık beyanları ve tüm deliller bir bütün halinde dairemizce değerlendirilmiştir.
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağını kendisine ait 0... numaralı telefon hattıyla ilk tespit tarihi 27/03/2015 olan ... programını kullandığı, ... IP’lerine 27/03/2015 - 18/02/2016 tarihleri arasında 1355 kez erişim sağladığı CGNAT kayıtlarından anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince beyanı alınan tanık …..'ın talimat yolu ile alınan beyanında özetle; " Ben Turgutlu ilçesinde Fetö'ye ait olan ve darbeye teşebbüsten sonra kapatılan ... Kafe isimli işletmede çalışıyordum, aslında bu işletme başkasının adınaydı, ancak resmiyette benim adıma kayıtlıydı. Sanık ...'ı da ... Kafe 'de çalışmamdan çok daha önce tanıyordum. Kendisi hakkında örgütün bayanlar Turgutlu il imamı olduğu söyleniyordu, bu nedenle kendisini il ablası olarak tanıyordum. Kendisi ile bir kaç kez örgütün düzenlediği kermeslerde bir araya geldik, zaten ilk tanışmamızda düzenlenen bir kermeste olmuştu. Kendisi yaklaşık 8-9 sene öncesinden tanırım. Ne zaman gittiğini bilmiyorum, ancak sanık gittikten sonra ... Kafe açıldı ve ben bu kafede çalışmaya başladım, gittikten sonra bir daha görmedim. Bildiklerim bundan ibarettir...."şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince beyanı alınan tanık ...'in talimat yolu ile alınan beyanında özetle;" Ben ev hanımı olarak Turgutlu ilçesinde ikamet ederim, Turgutlu ilçesinde yapılan sohbet toplantılarına katıldığım olmuştur. 2009 yılında sağlık problemlerim olduğu için yapılan sohbet toplantılarına çok fazla dahil olmadım, sadece okulda okuyan çocuklarımla ilgili olarak yapılan etkinliklere katıldım, ben 2004 yıllarında Turgutlu ilçesinde faaliyet gösteren örgüte ait Tuğba derneğine de gidip geliyordum, bildiğim kadarıyla bu dernek 2007-2008 yıllarında kapatıldı. Sanık ... da bu dernekte aile, eş, çocuk konularında seminerler veriyordu. Kendisini Turgutlu il ablası olarak biliyordum. Çevreden de bu şekilde tanınıyordu. Tam tarihini bilmiyorum ancak 2007-2008 yıllarında Turgutlu'dan ayrıldığını biliyorum. Bildiklerim bundan ibarettir. Sanık zekat ve fitre adı altında para talep etmesine rağmen ifademde de belirttiğim gibi eşimin karşı çıkması ve kayınpederimin tanıdığı fakirlere yardım yapmak istemesi üzerine herhangi bir para vermedim. Maddi destek sağlamadım..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince beyanı alınan tanık ...'ın talimat yolu ile alınan beyanında özetle; "Benim hakkımda şu anda İzmir'de fetö/pdy silahlı terör örgütünden dolayı davam devam etmektedir. O davada ben beyanlarda bulunmuştum ve ... hakkında da bildiklerimi söylemiştim. Ben 2006-2009 yılları arasında Isparta/Eğirdir'de okurken eşimle tanıştım ve evlendim. Eşim su ürünleri mühendisiydi ve fetöye ait şirketlerde çalışıyordu. Ben de öğrencilerle ilgileniyordum. Daha sonra 2010 yılında biz Senirkent'e taşındık.Burada bana Senirkent ilçesinin sohbet ablalığı vazifesi verildi. Bu vazifeyi veren de sanık ...'dır. ...'ın Manisa'lı olduğunu sanıyorum. Kendisi ve ailesiyle ilgili başka özel bir bilgim yoktur. Ben ve diğer sohbet ablaları 15 günde veya 1 ayda bir Isparta'da toplanıyorduk. Ben 4-5 toplantıya katılmış olabilirim. Benim katıldığım toplantılar Isparta merkezdeki …. kafede oluyordu. Bu toplantıyı ... yönetirdi. Gelen sohbet ablaları topladıkları paraları ...'a verirdi. Ancak ben topladığım bursları genellikle öğrenci yurdunun ihtiyaçlarına harcadığım için ben ...'a elden hiç para vermedim. Fakat ... toplantılarda bursların toplanması, zekat fitre ve kurbanların toplanması konusunda sıkı talimat verirdi. ... da bizlere sohbetlerde konuşacağımız konuları belirler, öğrenci yurtlarındaki çocukların sohbet programlarını düzenler ve genel gidişatı gözden geçirirdi. Diğer ilçelerden gelen sohbet ablaları ile de aynı şekilde ilgilenirdi. Bu toplantılarda çocukların kitap okumasına teşvik edilmesi konusunda bize talimat verirdi. Bu dönem 2010-2011-2012 yıllarındaydı. 2012 yılında ben İzmir'e taşındım. Ben İzmir’e giderken bana irtibat kurabileceğim bazı isimler verdi. Ancak ben sohbet ablalığı yapmak istemediğim için kabul etmedim. Daha sonraki süreçte ...'la da hiç görüşmedim. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dairemizce sanığın dosya içerisindeki beyanları ve istinaf dilekçesindeki istinaf gerekçeleri de göz önüne alınarak, etkin pişmanlık kapsamında sanığın konumuna uygun ve ... ile ilgili ayrıntılı beyan verebileceği değerlendirilerek duruşma açılmasına karar verilmiş olup, bu doğrultuda sanığa CMK'nın 221. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri tekrar yasal şartları ile hatırlatılarak önceki etkin pişmanlık beyanlarına ilave beyanları olup olmadığı sorulduğunda; sanık ... beyanında: Ben tanıkların iddia ettiği şekilde Turgutlu ve Isparta il ablası olmadım. Örgütün bir takım yardım faaliyetlerine katıldığım doğrudur ancak beyan edildiği şekilde il ablalığı sıfatı ile faaliyetim olmadı. Ayrıca ... kullandığım iddiasını da kabul etmiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın Bankasya dökümleri incelendiğinde 2013 yılı Aralık ayında hesabında para bulunmazken 2014 yılı Aralık ayı itibariyle 143.000 TL para bulunduğunun görülmesi, sanığın mahkememizde bu para ile ilgili olarak hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde eşinin vefatı halinde bu paranın ailesine gitmesini istemediği için kendi adına olan hesaba paranın yatırıldığı şekilde tamamen suçtan kurtulmaya yönelik savunma geliştirmiş olması karşısında sanığın örgüt liderinin Bank ...'nın TMSF'ye devrini önlemek amacıyla verdiği talimat sonrasında para yatırdığı anlaşılmıştır.
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olan …. Öz.Eğt.Bilg.Yay..Tic.A.Ş., …. Özel Eğitim İşlet San...Tic.A.Ş.gibi kurumlarda çalıştığına ilişkin SGK kaydının bulunduğu dosya kapsamındaki SGK dökümlerinin incelenmesiyle tespit edilmiştir.
Sanığın 09/08/2017 tarihinde güvenlik güçleri tarafından yapılan yol araması sırasında yakalandığı anlaşılmıştır.
Baylock tespit ve değerlendirme tutanağı dosyaya gelmemiş ise de; dosya kapsamındaki tanıkların beyanları, sanığın kendisine ait ... numaralı telefon hattıyla ilk tespit tarihi 27/03/2015 olan ... programını kullandığı, ... IP’lerine 27/03/2015 - 18/02/2016 tarihleri arasında 1355 kez erişim sağladığı, Bank ...’ya örgüt liderinin talimatı üzerine ve destek olmak amacıyla 08/10/2014 tarihinde 143.000 TL para yatırdığı anlaşılmakla bu delillerin sanığın örgüt üyeliği için yeterli olduğu dairemizce kabul edilmiştir.
Sanığın yukarıda belirtilen deliller doğrultusunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında sıkı bir organik bağ olduğu, bu çerçevede örgüt yöneticilerinin emir ve talimatlarını yerine getirdiği, verilecek emir ve talimatları yerine getirmeye açık bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgütün ideolojik hedef ve amaçları doğrultusunda hizmet adı altında kendisine tanımlanan görev ve sorumlulukları kabul ederek yerine getirmiş olduğu, örgütün varlığını korumaya ve güçlendirilmesine nedensel bağ sağlayacak şekilde cep telefonuna örgütün gizli haberleşme sistemi olan ...uygulamasını yükleyerek, örgüt üyeleri ile iletişim sağladığı, dosya kapsamı içerisinde bulunan tanık ..., ... ve ...’ın beyanlarına göre; Turgutlu il ablası olduğu, örgüt içerisinde sohbet ablalarının üstünde bir görev üstlendiği, örgütün sohbet hocası yetiştirme derslerine katıldığı, bir süre örgüt içerisinde farklı gruplara sohbet hocalığı yaptığı, ... isimli kişi tarafından sanığa ilerleyen zaman içerisinde Turgutlu’daki bayan yapılanmasının sorumluluğu verildiği, X4 Dershanesinde müdür olarak görev yapan eşinin Isparta iline tayin olması akabinde Isparta iline gittiği, Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün Isparta'daki faaliyetlerine de aynı şekilde dahil olup aktif görev aldığı, örgütün sohbet adı altında düzenlediği gizli toplantılarında örgüte eleman devşirme, maddi kazanç temin etme gibi faaliyetlerde yoğun şekilde yer aldığı, her ne kadar sanık hakkında Türk Ceza Kanunun 314/1. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü yönetme suçu ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmışsa da terör örgütü yönetme suçunun oluşabilmesi için örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etmeyi, emir ve direktif vermeyi, örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirdiğinden dosya kapsamında bulunan tüm deliller dikkate alındığında sanığın örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmadığı anlaşılmakla; sanığın örgütsel etkinlik ve toplantılara katıldığı, süreklilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunmak sureti ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sübut bulmuş olup, sanığın, kollukta ve daha sonraki süreçte etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgütsel faaliyette bulunan kişiler hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunmuş ise de; ... kullandığı tespit edilen sanığın ... programını kullanmadığını, bu programın ne şekilde telefon hattına yüklendiğini açıklamadığı, ... programını en son 18/02/2016 tarihinde kullanmasına ve destek amacıyla 08/10/2014 tarihinde Bank ...’ya para yatırmasına rağmen örgütten 2012 yılında ayrıldığını belirttiği, hakkındaki itirafçı ve tanık beyanlarına rağmen Turgutlu ve Isparta ilinde katıldığı il ablası düzeyindeki örgütsel faaliyetlerini inkar ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın etkin pişmanlıktan faydalanma yönündeki talebi ve akabindeki beyanlarının samimiyetten uzak olup, açıklamalarının örgütte geçirdiği süre ve konumuna uygun yeterli/doğru/samimi bilgi içermediği, bu sebepten sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun CMK’nin 100/3-a maddesinde düzenlenen katalog suçlardan olması, hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin reddi ile, tutukluluk halinin devamına,
karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Muğla 4.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 20.07.2018 tarih, 2018/516 esas ve 2018/567 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2-Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
3-Sanık hakkında aşağıda ayrıntılı dökümü yapılan toplam 196,40 TL. yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ... ve müdafi av. ...'nun huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın Ceza İnfaz Kurumunda bulunması halinde ise nedeniyle bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.04.2019 (¤¤)