Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 04/01/2018 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık ..... ve ..... hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; sanık ....., ..... ve sanık ..... hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK nun 314/2 maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği, ..... ve ..... hakkında ilk derece mahkemesi kabulüne göre etkin pişmanlık uygulaması yapılmış olmasına rağmen TCK nun 221/5 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği görülmüştür.
Duruşma sanıklardan ..... , ..... ve ..... hakkında verilen hükümlerle sınırlı olarak açılmış ve duruşmalı inceleme bu sanıklarla sınırlı yapılmıştır.
Dairemizdeki duruşmada sanıklar ..... , ..... ve .....'ın savunmaları alınmış olup,
SANIK .....SAVUNMASINDA: İlk derece yargılamasındaki savunmalarını tekrarla bylock kullandığı iddiasını kabul etmemiş, çalışmış olduğu şirketin maaş ödemelerini Bank..... üzerinden yaptığını, talimatla herhangi bir şekilde para yatırmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Sanık ..... müdafi Av. ..... savunmasında :Önceki savunmaları tekrarla müvekkilinin suç işleme kastı taşımadığını, yardım etme kastının da bulunmadığını, ilk derece mahkemesinde temel cezanın artırılarak uygulanmasını kabul etmediklerini, hiyerarşik yapı içinde olduğuna dair dosyada delil bulunmadığını belirtmiştir.
Sanık .....SAVUNMASINDA: Atılı suçlamayı reddederek üniversite sonrası iş arayışı sırasında Nazillide bulunan ..... kız öğrenci yurdunda çalışmaya başladığını, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ve denetimi altında olan yurtta 2015 - 2016 yıllarında bir süre görev yaptığını, yasa dışı bir faaliyet bulunmadığını, görevini kanunlara uygun yaptığını, bylock kullanmadığını, ancak şirket yetkilisi olan K9'nun yurtdışı işlemleriyle ilgili yazışmalara ilişkin evrak hazırlanması için telefonuna bir program yüklendiğini, bunun gizli olduğunu bilmediğini, örgütsel bir yazışması bulunmadığını, talimat ile Bank.....ya para yatırmadığını beyan etmiştir.
Sanık …….. SAVUNMASINDA: İlk derece mahkemesinde etkin pişmanlık göstermek suretiyle bildiklerini anlatmasına rağmen cezalandırıldığını, önceki savunmalarını tekrar ettiğini ve cezanın tamamen kaldırılması isteğini ifade etmiştir.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Haklarında duruşma açılmamış ise de sanık ..... ve sanık ..... haklarındaki istinaf başvurularının esastan reddi ile sanık ..... hakkında TCK nun 221/5 maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Duruşma açılmış olan sanıklardan ..... ve ..... haklarında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK nun 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmaları, diğer sanık ..... hakkında ise etkin pişmanlıktan yararlandırılmak suretiyle TCK nun 314/2, 221/4, 221/5, 3713 SK 5/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için By-Lock gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amacla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanmasının en önemli özelliklerinden biri dini istismar etmek suretiyle kullanmasıdır. Örgütte gizlilik temel prensip olarak alınmış, örgüt bütünlüğü ve sıkı bir disiplin içerisinde hiyerarşik bir yapılanma söz konusudur. Örgütün bir hücre sistemi içerisinde yapılandığı ve grupların başında imam olarak adlandırılan sorumlularının bulunduğu, bu sorumlu kişilerin hiyerarşik düzen içerisinde kendi üstlerinden aldıkları emir ve talimatları grup üyelerine ilettikleri ve grup üyelerinden de aldıkları bilgileri bir rapor halinde kendi üstlerine aktarmak suretiyle örgütsel faaliyet içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Örgütün en önemli ve temel özelliklerinden birisi olan ve yukarıda değinilen gizliliğin sağlanması bakımından bylock gibi haberleşme araçlarını da kullandığı, halk nezdinde gerçek yüzüyle görünür yüzünü gizlediği gibi devletin tüm kurumlarına sızmak ve demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanarak parlamento hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanmasının silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütü, özellikle dernekleşme yoluyla örgüt kontrolünde yürütülen değişik sivil toplum kuruluşları şeklinde ve isimleri de özenle yine örgüt yöneticileri tarafından seçilmiş (samanyolu, atmosfer, galaksi ufuk, feza, zaman, yıldız, gökkuşağı, şifa, nurlu, fatih, burç, sızıntı, çağlayan, ırmak, yağmur vb.gibi uzayıp giden) ve belli bir bakışı çağrıştıran yapılaşmalar içine girmiştir. Sivil toplum kuruluşlarının demokratik bir toplumun olmazsa olmaz unsurlarından olması karşısında, bağımsız olarak çalışması, toplum içinde gönüllülük esasına göre faaliyet göstermesi gerekmektedir. Bu kuruluşlar dernek, vakıf ve sendikalar şeklinde örgütlenmeler olarak kazanç amacı taşımadan toplum yararına çalışmalar gerçekleştirmesi gereken kuruluşlar olması gerekirken, FETÖ/PDY yönünden bakıldığında bu örgütün talimatı ile kurulan, örgüt kontrolünde olup belli bir merkezden yönlendirilen dernek, vakıf ve sendikaların bağımsız olmadıkları, örgüte maddi ve ayni kaynak sağladıkları, bu kaynaklarla örgütün ayakta kalmasının ve varlığının sürdürülmesinin temin edildiği, toplum yararına çalışmak yerine terör örgütünün yararlarının öncelik olarak görüldüğü, para ve insan kaynağının artırılmasının amaçlandığı dikkate alındığında yasal anlamda bir sivil toplum kuruluşu olmadıkları, legal görünüm altında illegal bir faaliyet içinde oldukları anlaşılmaktadır.
Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için ..... Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "varınızı yoğunuzu satın Bank.....'ya yatırın" şeklinde özetlenebilecek talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık .....'in, örgütle iltisaklı olduğu için kapatılan Aydın ili Nazilli ilçesinde bulunan .....0 isimli özel bir kız öğrenci yurdunda müdürlük yaptığı anlaşılmaktadır. Aynı zamanda dosyada bulunan örgütün en önemli finans kaynaklarından birisi olan ..... Katılım Bankasına ilişkin hesap hareketleri ve buna dair bilirkişi raporu incelendiğinde sanığın FETÖ / PDY silahlı terör örgütü liderinin kısaca varınızı yoğunuzu satın, Bank..... yı kurtarın şeklinde özetlenebilecek talimatı doğrultusunda örgütün hiyerarşik yapısının içinde yer aldığını gösterecek şekilde talimat ile para yatırmak suretiyle katılım hesabı açarak örgütsel bağını da ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Ayrıca sanık gizliliği sağlamak amacıyla ve talimatla hareket etmek suretiyle 0506 064 76 00 numaralı hattına bylock isimli programı yüklemek suretiyle kullanmıştır. Bu programın kullanılmış olmasının Yargıtay kararlarına yansıdığı üzere örgütsel bağı ortaya koyan en önemli delillerden biri olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Dosyaya yansımış olan söz konusu bu programın yazışma içerikleri de dikkate alındığında sanığın anılan örgütle bağının bulunup hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yine dosyanın diğer sanıklarından birisi olan .....'ün aşamalardaki beyanlarına yansıdığı üzere de sanıkla bylock kullanımı konusunda karşılıklı birbirlerinin kaydına yönelik beyanının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde sanığın FETÖ / PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu yönünde dairemizde tam vicdani kanaat oluşmuştur.
Sanık .....'ın, örgütle iltisaklı olduğu için kapatılan Aydın ili Nazilli ilçesinde bulunan ..... isimli özel bir kız öğrenci yurdunda müdürlük yaptığı anlaşılmaktadır. Sanık örgütle iltisaklı kurumda çalıştığı için Bank.....'dan maaşını almaktadır. Ancak dosyada bulunan 12/05/2017 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında sanığın örgütün en önemli finans kaynaklarından birisi olan Bank..... anonim şirketi isimli bankaya büyümesine mali anlamda destek olmak için küçükte olsa sembolik miktarda kabul edilebilecek 189.05 TL para yatırdığı, bunun da sanığın örgütle olan organik bağını ortaya koyduğu ve aynı zamanda bu işlemin talimat ile ve bu talimattan haberdar olmak suretiyle yapıldığı sonucuna varılmıştır. Aynı zamanda sanık gizliliği sağlamak amacıyla ve talimatla hareket etmek suretiyle 0506 133 17 43 numaralı hattına bylock isimli programı yüklemek suretiyle kullanmıştır. Dosyaya yansımış olan söz konusu bu programın yazışma içerikleri de dikkate alındığında sanığın anılan örgütle bağının bulunup hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kaldı ki bu programın örgüt üyeliğini ortaya koyan delillerden biri de olduğu Yargıtay'ın birçok kararına da yansımıştır. Dosyanın bir diğer sanığı olan .....'ün aşamalardaki beyanlarına yansıdığı üzere de sanıkla bylock kullanımı konusunda karşılıklı birbirlerinin bylock programına kaydına yönelik beyanının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde sanığın FETÖ / PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu yönünde dairemizde tam vicdani kanaat oluşmuştur.
Sanık .....'nun, Aydın ili Nazilli ilçesinde bulunan ….. isimli özel bir erkek yurdunda müdürlük yaptığı anlaşılmaktadır. Söz konusu yurdun FETÖ / PDY silahlı terör örgütü ili iltisakı ile kapatıldığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan 12/05/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın örgüt liderinin kısaca varınızı yoğunuzu satın ve Bank..... yı kurtarın şeklinde özetlenebilecek talimatı uyarınca ve bu talimat dönemine isabet edecek şekilde anılan bankaya para yatırmak ve bunun yanında katılım hesabı da açmak suretiyle örgütle olan bağını ortaya koyup, talimatı yerine getirdiğini gösterdiği yönünde heyetimizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur. Sanık aynı zamanda 0545 478 19 29 numaralı hat ile gizliliği sağlamak amacıyla bu örgüt tarafından oluşturulmuş ve telefonlara ancak talimatla yüklenebilen bylock isimli programı hattına yüklemek suretiyle kullanmıştır. Bu konuda tespit yapılmıştır. Ayrıca sanığın bylock programını kullandığı yönünde savunmasında beyanı da bulunmaktadır. Fazla mesajlaşmasının olmadığını ileri sürmekte ise de kullanılmamış dahi olsa programın kullanılma amacına yönelik ve gizliliği temin amacıyla yüklenmiş olması da talimatla hareket edildiğini ortaya koymakta ve sanığın örgütsel bağını, aynı zamanda hiyerarşi içerisinde yer aldığını göstermektedir. Sanığın vermiş olduğu beyanlar ilk derece mahkemesince etkin pişmanlık kapsamında kabul edilmiştir. Bir beyanın etkin pişmanlık olarak kabul edilebilmesi için sanığın kısa süreli dahi olsa örgütte faaliyette bulunmasının yanında örgüte ne şekilde katıldığı, katılımına kimlerin aracılık ettiği, irtibatta bulunduğu örgüt mensupları, varsa yardım edenler, aldığı eğitimlerin neler olduğu, kimlerin katıldığı ve kimlerin eğitim verdiği, bildiği kişilerin kod adları ve örgütteki konumları, örgütle irtibatlı ev, işyeri, kamp vb.gibi yerleri bildirmesi ve bu konularda samimi bilgi vermesi gerekmektedir. Sadece birkaç ismin verilmesi ya da basit bir araştırma ile veya teknik olarak yapılacak çalışmalar sonucunda ortaya çıkabilecek birtakım bilgilerin verilmiş olması etkin pişmanlık olarak kabul edilemeyecektir. Bilgilerin örgütün yapısı hakkında bilgileri ve faaliyetlerini içermesi gerekmektedir. Bu çerçevede sanığın beyanları değerlendirildiğinde belirlenen çerçeve içerisinde etkin pişmanlık olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Ancak sanık hakkında her ne kadar etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, bu yönde aleyhe yönelen bir istinaf talebi bulunmamaktadır. Sanığın terör örgütü üyeliği sabit olmuştur. Ancak etkin pişmanlık hükmü uygulanması karşısında açıklandığı üzere her ne kadar koşulları oluşmamış ise de, ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmalıdır. Bunun yanında aynı zamanda TCK nun 221/5 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilmesi gerekmiştir. Duruşma açılmayan sanıklar yönünden inceleme CMK 280/1-a maddesi kapsamında yapılmış olduğundan kararda sanıklar ..... ve ..... yönünden delil tartışmasına girilmemiş, açıklanan gerekçelerle haklarında duruşma açılmış olan sanıklarla birlikte duruşma açılmamış olan sanıklara ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Aydın 3.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 09/10/2017 tarih, 2017/15 esas ve 2017/95 karar sayılı ilam ile mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ..... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de, sanık ..... hakkındaki beyanların etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte beyanlar olmadığı ve aleyhe istinaf talebi de bulunmadığı dikkate alındığında TCK'nın 221/4. maddesi uyarınca sanık hakkında etkin pişmanlık uygulanmış olması karşısında, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanan sanığa ilişkin denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği halde, bu yönde uygulama yapılmamış ise de, bu hususun bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olması karşısında, kazanılmış hak oluşturmayıp yasal uygulamanın sonucu olması nedeniyle, dairemizce hükme eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi yoluna gidilmiştir.
Belirtilen husus dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafininileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
CMK.nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK.nın 303 maddesi gereğince ,
Hükümde sanık ..... hakkında TCK.nın 53/1-2.maddeleri gereğince hak mahrumiyetlerinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere, " Sanık hakkında TCK 221/5 maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına," paragrafının eklenmek suretiyle, hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık ..... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Aydın 3.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 09/10/2017 tarih, 2017/15 esas ve 2017/95 karar sayılı ilam ile mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ..... müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE,
3-Sanıklar ....., ..... ve ..... haklarında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Aydın 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2017 tarih, 2017/15 esas ve 2017/95 karar sayılı ilam ile sanıkların mahkumiyetlerine dair verilen karar aleyhine, sanık ..... ve ..... müdafileri ile sanık ..... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de,
a)Sanık ..... hakkındaki beyanların etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte beyanlar olmadığı ve aleyhe istinaf talebi de bulunmadığı dikkate alındığında TCK'nın 221/4. maddesi uyarınca sanık hakkında etkin pişmanlık uygulanmış olması karşısında, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanan sanığa ilişkin denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği halde, bu yönde uygulama yapılmamış ise de, bu hususun bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olması karşısında, kazanılmış hak oluşturmayıp yasal uygulamanın sonucu olması nedeniyle, dairemizce hükme eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi yoluna gidilmiştir.
Belirtilen husus dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafininileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
CMK.nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK.nın 303 maddesi gereğince ,
Hükümde sanık ..... hakkında TCK.nın 53/1-2.maddeleri gereğince hak mahrumiyetlerinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere, " Sanık hakkında TCK 221/5 maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına," paragrafının eklenmek suretiyle, hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
b)Sanıklar ..... ve ..... haklarında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Aydın 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2017 tarih, 2017/15 esas ve 2017/95 karar sayılı ilam ile sanıkların mahkumiyetlerine dair verilen karar aleyhine, sanık ..... ve ..... müdafileri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de, bu sanıklar yönünden ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Sanık ..... için istinaf ve ilk derece aşamasında yapılan toplam 69,00 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile devlet hazinesine irat kaydına,
Sanık ..... için istinaf ve ilk derece aşamasında yapılan toplam 36,00 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile devlet hazinesine irat kaydına,
Sanık ..... için istinaf ve ilk derece aşamasında yapılan toplam 50,00 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile devlet hazinesine irat kaydına,
Sanık ..... için istinaf ve ilk derece aşamasında yapılan toplam 51,80 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile devlet hazinesine irat kaydına,
Sanık ..... için istinaf ve ilk derece aşamasında yapılan toplam 38,00 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile devlet hazinesine irat kaydına,
Dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamının huzurunda sanıklar ve sanık müdafilerinin yokluğunda hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, verilecek dilekçe yada tutturulacak tutanak ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2018 (¤¤)