İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, TCK 58/9 maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: ''Ben 2005 yılından 2016 yılına kadar .... Dershanesinde ön muhasebeci olarak çalıştım. Ben örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmiyorum. .... kullanmadım. Adıma düzenlenen .... tespit ve değerlendirme tutanağını kabul etmiyorum. Bu ....'u .... isimli kişi kullandığını düşünüyorum. Bu kişinin adres bilgilerini ve açık kimlik bilgilerini bilmiyorum. Ayrıca Bank .... kayıtları rutin bankacılık faaliyetleridir bunları da kabul etmiyorum. Ayrıca bu .... çıkan telefon hattı dershanenin muhasebe kısmında kullanılan ortak bir hattı. Bu hattı ben de kullanıyordum. Bu telefondan .... yazışması yapmış olabilirim. Çünkü içerikler buna ilişkin, bu içerikler benim olabilir. Çünkü ben de bu programı kullandım. Ben bunun örgütsel bir program olduğunu bilmiyordum, mesajlaşma amaçlı kullandım. Suçlamaları kabul etmiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: İlk Derece Mahkemesinin sanığın kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik, tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş şekline ve aynı suçtan benzer durumdaki sanıklara verilen cezalara göre TEMEL CEZAYI asgari hadden makul şekilde uzaklaşarak belirlemesi gerekirken; Suçun sübutuna ilişkin .... kullanımı, SGK kayıtları ve Bank.... kayıtlarını gerekçe göstererek, TCK’nun 61. Maddesine uygun olmayan yazılı gerekçe ile 7 yıl 4 ay olarak yüksek tespit etmek suretiyle fazla ceza tayin ettiği,
Bunun dışında İlk Derece Mahkemesinin sanık .... hakkında verdiği mahkumiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu,
Karara karşı sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, sanığın Bank.... hesabına ilişkin 13/06/2017 ve 03/04/2018 tarihli bilirkişi raporları, 12/06/2017 tarihli .... CBS sorgu sonucu, CGNAT raporları, .... tespit ve değerlendirme tutanağı, İzmir Dernekler İl Müdürlüğünün 18/12/2017 tarihli cevabi yazısı, .... İş Sendikasına üyeliğine ilişkin belge, ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
1-İlk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet hükmünün CMK’nun 280/2.maddesi gereğince kaldırılması,
2-Sanık ....’in müsnet suçtan eylemine uyan TCK’nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63.maddeleri gereğince cezalandırılması,
3-Sanığın üzerine atılı suçu işlediği, işlenen suçun CMK’nun 100/3. Maddesinde sayılan suçlardan olduğu, verilecek ceza ve bu suçtan haklarında soruşturma yürütülen bir kısım şüphelilerin yurt dışına kaçmış olması nazara alındığında salıverildiği taktirde kaçacağı konusunda yoğun şüphe bulunduğu, verilecek ceza nazara alındığında adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı, tutuklanma şart ve sebeplerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, yukarıda açıklanan delillerin değerlendirilmesi sonucu anlaşıldığından TUTUKLULUK halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Öncelikle sanığın üyesi olduğu iddia edilen FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütüne ilişkin değerlendirme yapmak ve bu yapılanmanın silahlı terör örgütü olup olmadığının tespitini yapmak gerekirse;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için .... gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Fethullahçı Terör Örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için .... Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "Varınızı yoğunuzu satın Bank....'ya yatırın" şeklindeki talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu değerlendirme kapsamında somut olay incelendiğinde;
Sanık ....'in Fetö/Pdy iltisaklı .... Dershanesinde muhasebeci olarak görev yaptığı, sanığın …… Gsm hattına bylock programını yüklemek suretiyle örgütün gizli ağ yapılanmasına dahil olduğu,
Dosya arasında bulunan bylock değerlendirme ve tespit tutanağına göre ID numarasının 215545 kullanıcı adının muhasib15 olduğu, giriş kaydının 169 alınan mesaj 185 gönderilen mesajın 136, mail sayısının ise 99 olarak tespit edildiği, sanığı ekleyen kişilerin ...., .... dershane, ...., ...., .... şeklinde sanığı ismiyle ekledikleri, mail ve mesaj içeriklerinin örgütsel nitelik taşıdığının anlaşıldığı,
Sanık hakkında yapılan araştırmada SGK kayıtlarının incelenmesi ile .... Dershanecilik A.Ş., .... Eğitim Basın Yayın Dağıtım A.Ş., .... Eğitim A.Ş, …. Özel Eğitim A.Ş. ve Özel .... Erkek Lisesinde çalışma kayıtlarının bulunduğu, bu haliyle sanığın sürekli örgütle bağlantılı iş yerlerinde çalıştığı, ayrıca örgütle bağlantılı Aksiyon Memur ve Çalışanlar Derneği üyesi ve yönetim kurulu üyeliğinin bulunduğu, sanığın .... İş Sendikasınında üyesi olduğu,
Sanığın mali hesaplarının incelenmesinde, Bilirkişi .... tarafından tanzim ile dosyaya ibraz edilen 03/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre , Bank .... da bulunan ve sanık adına olan hesabın 29.03.2001 tarihinde açıldığı, sanığın şahsi hesabı üzerinden 26.08.2014 ile 11.06.2015 tarihleri arasında 3 adet katılım hesabı açtığı, açılan hesapların vadeleri doldukça 5 defa temdit edildiği, sanığın .... ÖZEL DERSANECİLİK A.Ş.’den maaş aldığı, sanığın Bank .... hesabına, sanık yakını ….’in Bank .... hesabından 09.01.2012 ile 24.06.2016 tarihleri arasında her ay düzenli olarak havale ile para gönderildiği, sanığın Bank ....’dan 19.07.2012 tarihinde 125.000 TL’lik konut kredisi kullandığı, sözkonusu kredi taksitlerini hesabından ödediği, 01.10.2014 tarihinde hesabına gönderdiği 90.400 TL’sı ile krediyi kapattığı, sanığın FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle kapatılan yayın organlarına uzun süreli ve kesintisiz abone olduğu, bağlantılı derneğe bağış yaptığı ve sözkonusu ödemelerini Bank .... Kredi Kartı ile yapılmış olduğu, sanığın hesapları üzerinden yaptığı işlemler ile Aralık/2013 ay sonunda 1.163,69 TL’sı olan hesap bakiyesini, Ocak/2014 ay sonunda 5.516,76 TL’sına, Eylül/2014 ay sonunda 100.746,72 TL’sına, Mart/2015 ay sonunda ise 107.81 l,07TL’sma yükselttiğinin tespit edildiği, sanığın Bank .... hesapları üzerinden yaptığı bankacılık işlemleri ile hesap bakiyesini artırma gayreti içerisinde olduğu, bağlantılı basın ve yayın kuruluşlarına uzun süreli ve kesintisiz abone olarak, bağlantılı derneğe bağış yaparak maddi destek sağlamaya çalıştığının belirtildiği,
Sonuç olarak tüm dosya kapsamına göre , sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir mensubu olarak, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği, ByLock programını kullanan sanığın (ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle) örgüt talimatı ile bu ağa dahil olduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edildiği gibi Yargıtay 16. Ceza Dairesi 14.07.2017 T. 2017/1443 E., 2017/4758 K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir mensubu olarak, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği, yazışma içerikleri incelendiğinde .... Dershaneleri muhasebecisi olduğunun anlaşıldığı, örgütsel gizlilik adına ayrıca … isimli programı da kullandığı belirlenerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ( Yargıtay 16 Ceza Dairesi, 2017/1823 Esas ve 2017/4870 Kararı sayılı ilamı),örgütün lider ve yöneticilerinin talimatlarına istinaden, bağlılık ve kararlılıkla, örgütün organik yapısına dahil olup süreklilik arz eden şekilde bir emir komuta zinciri içerisinde, kendisine biçilen görevi yerine getirmek için hareket ettiği, aldığı talimat doğrultusunda Bank ....'ya para yatırdığı, sanığın Bank .... hesapları üzerinden yaptığı bankacılık işlemleri ile hesap bakiyesini artırma gayreti içerisinde olduğu, bağlantılı basın ve yayın kuruluşlarına uzun süreli ve kesintisiz abone olarak, bağlantılı derneğe bağış yaparak maddi destek sağlamaya çalıştığı, örgüt için insan kaynağı sağlanan, örgüt için gelir oluşturan, örgüte bağlı kitap, kırtasiye ve matbaa şirketlerinin ürünlerinin pazarlandığı ve istihbari bilgi toplama merkezi niteliğinde olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bağlı kurumlarda çalıştığı ve üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sübut bulmuştur.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın atılı suçtan cezalandırılması yönünde karar verilmiş ise de; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken sanık hakkında teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek asgari hadden fazlaca uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşıldığından bu yönden yapılan istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılıp yeniden hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası sonucunda ilk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanığın üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç tarihinde uzun yıllara sari örgüt dershanesinde öğretmen olması, dernek yöneticisi olması, .... Katılım Bankasına yardımda bulunması, bylock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği nedeni ile yoğunlaşmış suç işleme kastı ile hareket etmesi dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, geçmişi ve sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları ile cezanın fail üzerinde göstereceği olası etkileri sanık lehine hafifletici sebep kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-Sanığa tutuklulukta geçirdiği süre ve mevcut delil durumu dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin kaldırılarak TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması için sanığın bulunduğu ceza infaz kurumuna müzekkere yazılmasına,
3-Tutukluluk hali kaldırılan sanık hakkında CMK nun 109/3-a maddesi gereğince yurtdışına çıkamama adli kontrol tedbiri uygulanmasına,
4-a)Dijital materyallerin incelenmesi sonucu oluşturulacak adli kopyaların dosya içerisinde delil olarak SAKLANMASINA,
b)Sanıktan el konulan dijital materyal asıllarının incelemesi bittikten sonra sanığa İADESİNE,
5-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
6-a)Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b)Sanığın hakkında ilk derece aşamasında yapılan toplam (303,00) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık .... ve sanık müdafii Av…..'nin huzurunda hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2019 (¤¤)