Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-) Sanık H. P. yönünden;
Sanık üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK nun 314/2 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün 3713 Sayılı kanunun 5/1 maddesi uyarınca yarı oranda artırımında zorunluluk bulunması nedeniyle, CMK nun 150/3 maddesi gözetildiğinde sanığın bir müdafinin hukuki yardımından yararlandırılması imkanının tanınması hususunun değerlendirme dışı bırakıldığı anlaşılmış, bu nedenle duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle, CMK'nın 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK.nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
B-) Sanık S. P. yönünden;
İstinaf başvurularının dosya kapsamındaki deliller ve istinaf talebindeki gerekçeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, İddianamede sanıklar yönüyle olayın anlatış biçimi ve her bir sanık yönüyle toplanan deliller ile etkin pişmanlık kapsamında vermiş oldukların beyan içeriğinde birbirleriyle ilgili suça etki eden anlatımlarının bulunması nazara alındığında, CMK.nın 8,9,10,11 maddelerinde belirtilen hukuki ve fiili bir irtibatın bulunduğu maddi gerçeğin açıklığa kavuşturulması açısından sanıkların eylemi ve delilleri birbirini etkilediği anlaşılmakla usul ekonomisi açısından haklarında yukarıda (A bendinde) bozma kararı verilen sanıkla birlikte yargılanmaları gerektiğinden bu sanık hakkında verilen kararların da istinaf talepleri doğrultusunda BOZULMASINA,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde yer alan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, ölçülülük ve orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu, atılı suçun niteliği karşısında adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirildiğinden, sanık müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devam kararına karşı 5271 Sayılı CMK.nın 104/3 ve 105/1. maddeleri uyarınca yedi gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine (Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanık yönünden ceza infaz kurumu idaresi veya zabıt katibine) beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devam kararının tutuklu sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİ ile tutuklamanın devam kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin surette olmak üzere 15/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)