Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: ''Ben aşamalardaki savunmalarımı tekrar ederim. Bu aşamada savunmaya ekleyeceğim bir husus yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: İlk Derece Mahkemesi'nin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu,
Ancak;
Sanığın kastının yoğunluğu, sanığın güttüğü amaç ve saik, tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş şekline ve aynı suçtan benzer durumdaki sanıklara verilen cezalara göre TEMEL CEZAYI asgari hadde yakın şekilde belirlemesi gerekirken, suçun sübutuna ilişkin delil olan bylock programının kullanılmasını ve sanığın polis memuru olmasını gerekçe göstererek 6 yıl olarak yüksek tespit etmesi suretiyle fazla ceza tayin ettiği,
Karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, 03/02/2017 tarihli yeni Bylock CBS sorgu raporu, CGNAT raporu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, Emniyet Genel Müdürlüğünün 08/11/2017 tarihli mahrem imam soruşturmasında ele geçirilen verilerle ilgili veri inceleme raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
1-İlk derece mahkemesinin sanık hakkında verdiği mahkumiyet hükmünün CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılması,
2-Sanığın müsnet suçtan eylemine uyan TCK'nun 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63.maddeleri gereğince cezalandırılması,
3-Sanığın üzerine atılı suçu işlediği, işlenen suçun CMK'nun 100/3. Maddesinde sayılan suçlardan olduğu, verilecek ceza ve bu suçtan haklarında soruşturma yürütülen bir kısım şüphelilerin yurt dışına kaçmış olması nazara alındığında salıverildiği taktirde kaçacağı konusunda yoğun şüphe bulunduğu, verilecek ceza nazara alındığında adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı, tutuklanma şart ve sebeplerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, yukarıda açıklanan delillerin değerlendirilmesi sonucu anlaşıldığından tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanığın dairemizde yapmış olduğu savunması, ilk derece mahkemesinde vermiş olduğu beyanları, ilk derece mahkemesi tarafından toplanan deliller, yeni Bylock CBS sorgu sonucu raporu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği, Cgnat kayıtları, emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından fişlendikleri ve b fişleme bilgilerinin yer aldığı mikro Cd kart üzerinde yapılan siber inceleme neticesinde elde edilen verilerde sanıkla ilgili olarak TC İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 08/11/2017 tarihli veri inceleme raporunun ekinde yer alan sorgulama sonucu isimli belge ve diğer deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde,
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock isimli programı dosyada bir örneği bulunan tespit ve değerlendirme raporu içeriğine göre sanığın savunmasında kendi kullandığını beyan ettiği 0505 … .. .. numaralı GSM hattı üzerinden 3515560600…. IMEI numaralı cihazda 20/08/2014 tarihi itibariyle Bylock tespitinin yapıldığı, sanığın Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı dikkate alındığında 163503 ID numarası ile kullanıcı adı: ''motorcu35'' şifresi: ''5678m.'' profil bilgileri ile Bylock hesabı kullanıcısı olduğunun tespit edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Cgnat kayıtları doğrultusunda sanığın 2588 kez Bylock uygulamasına ait IP lere bağlandığı tespit edilmiştir.
Sanığın Bylock üzerinden gönderilen, alınan, okunan, silinen toplam mail sayılarının ''0'' gelen ve aranan sayısının ''2'' giden arama sayısının ''3'' olduğu 163503 ID yi ekleyenlerin toplam sayısının 8 kişi olduğu, verdikleri isimlerin gözükmediği, bu ID nin eklediği toplam 7 kişinin bulunduğu, katıldığı herhangi bir grubun bulunmadığı, ID ye bağlı kişi listesinin 6 kişi olduğu, ID ye bağlı mail listesinin 2 kişiden oluştuğu, M. K ve A. A.'un yer aldığının, ID nin arama kayıtlarında toplam 5 adet verinin bulunduğu, aramaların ve genel aramaların A. A., N. T., A. T. ve M. A.'a yönelik olduğu BYlock tespit ve değerlendirme tutanağından belirlenmiş olduğu görülmüştür.
Sanık hakkında dosya içerisnide bulunan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel müdürlüğü KOM daire başkanlığınca düzenlenen 08/11/2017 tarihli veri inceleme raporu ekinde bulunan sorgulama sonuç isim listesinde sanığın derece 1'de SAYA ibaresi ile kodlanmış olduğu, SAYA ibaresinin Fetö mensubu olup, Gassal'ın elindeki meyyit olarak ifade edilen zaafları olmayan, herşeyi ile kendisini örgüte teslim etmiş polis memuru olduğunun belirtilmiş olduğu, kimlik bilgilerinin ve ailevi durumuna ilişkin bilgilerin dökümünün belgede yapılmış olduğu görülmüştür.
Sanığın yukarıda belirtilen deliller doğrultusunda FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile arasında sıkı bir organik bağ olduğu, bu çerçevede örgüt yöneticilerinin emir ve talimatlarını yerine getirdiği, verilecek emir ve talimatları yerine getirmeye açık bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgütün ideolojik hedef ve amaçları doğrultusunda hizmet adı altında kendisine tanımlanan görev ve sorumlulukları kabul ederek yerine getirmiş olduğu, örgütün varlığını korumaya ve güçlendirilmesine nedensel bağ sağlayacak şekilde cep telefonuna Bylock uygulamasını yükleyerek örgüt üyeleri ile iletişim sağladığı, süreklilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunduğu anlaşılmış olup, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeniyle suç kastının yoğunluğu, eylemlerinin niteliği, ortaya çıkan tehlikenin ağırlığı gibi hususlar dikkate alındığında, suç için yasada öngörülen cezaya ilişkin alt ve üst sınır arasında oluşa ve hakkaniyete uygun düşecek şekilde asgari ceza miktarı üzerinden makul oranda artırım yapılmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi yoluna gidilmesi gerekirken, yüksek oranda teşdit uygulamak suretiyle ilk derece mahkemesinin cezalandırma yoluna gittiği görülmekle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, sanığın yukarıda açıklanan deliller ile sübut bulan silahlı terör örgütü üyeliği suçunu nedeni ile aşağıdaki hüküm fıkralarında belirtilen gerekçelerle cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası sonucunda İzmir 14.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2018 tarih, 2017404 esas ve 2018/110 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 Sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanığın üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç tarihinde Anayasal düzeni korumakla görevli Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olmasına ve devlete memur sıfatı ile sadakat borcu bulunmasına rağmen, atılı suçu işlemesi nedeni ile yoğunlaşmış suç işleme kastı ile hareket etmesi, sanığın ifa ettiği kamu görevinin sağladığı imkan ve olanaklar suç işlemesi dikkate alındığında ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün ve sanığın etki alanının fazla olması dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 Sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 Sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Diğer istinaf taleplerinin reddine,
2-a-Sanığa verilen hapis cezasının süresi ile sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alınarak, sanığın tutukluluk halinin kaldırılarak TAHLİYESİNE, başka suç nedeni ile tutuklu veya hükümlü olmaması halinde derhal serbest bırakılması için bulunduğu ceza infaz kurumuna müzekkere yazılmasına,
b-Tutukluluk hali kaldırılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirleri uygulanmasına,
3-Sanıktan el konulan dijital materyallerinin imajının alınmasından sonra sanığa İADESNE, alınacak imaj kopyalarının ise incelemeleri sonrasında dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,
4-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
5-a-Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b-Sanığın hakkında ilk derece aşamasında yapılan toplam (120,50) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ve sanık müdafiinin huzurunda hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18.12.2018 (¤¤)