DAVA: Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 09/06/2017 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık Y.A. hakkında yukarda belirtilen kararla terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 Sayılı Kanun'un 7/2-a-b maddesi uyarınca, 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanıklar H.Y. ve F.M.'nun yukarda belirtilen kararla terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 Sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve TCK.nın 53 maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verildiği görülmüştür.
Sanık F.M. ilk derece mahkemesinde savunmasında; Olay tarihinde B. ve D. Partisi İzmir İl Başkanı olduğunu, Nevruz Kutlamasına konuşmacı olarak katıldığını, konuşması sırasında özgürlüklere dair sözler söylediğini, iddianamede belirtilen sözleri söylemediğini, kayıtların incelenmesi halinde bunun anlaşılacağını belirtmiştir.
Sanık F.M. dairemizde yaptığı savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Soruşturma aşamasında da belirttiğim üzere, olay tarihinde ben B. ve D. Partisi İzmir İl Başkanı olarak görev yapıyordum. Düzenlemiş olduğumuz Nevruz programında kürsüye çıkarak kısa bir konuşma yaptım, ancak toplantıda milletvekilleri de olduğundan son derece kısa konuştum. Dosyaya yansıyan konuşmam Kürtçe'den tercüme edilmiştir. Ancak tercüme hatalı yapılmıştır. İddianameye yansıyan tercüme metni tutarsızdır. Ben sadece halkların barışından ve kardeşliğinden bahsettim. Terör örgütü propagandası yapmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" diye beyanda bulunmuştur.
Sanık F.M. müdafii dairemiz huzurunda yaptığı savunmasında ; "Müvekkilin savunmasını tekrar ederiz. Olay tarihinde siyasi parti il başkanı olan müvekkil sanık tamamen siyasi içerikli bir konuşma yapmıştır. İçeriğinde terör örgütü propagandası içerikli herhangi bir açıklaması yoktur. Tamamen ifade hürriyeti çerçevesinde siyasi parti tabanına yönelik söylenmiş ifadelerdir ve suç unsuru ihtiva etmemektedir. Kaldı ki, müvekkilin konuşması da doğru olarak tercüme edilmiş değildir. Biz sanığın beraatini talep ediyoruz" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık H.Y. ilk derece mahkemesinde savunmasında; Olay günü Nevruz kutlamaları sırasında sunuculuk yaptığını, PKK örgütünü silahlı terör örgütü olarak kabul etmediğini, çözüm sürecinin sürdüğünü, devlet ve hükümet tarafından A. Ö.'ın muhatap alınmasının barış ve çözüm için gerekli olduğunu, iddianamenin zorlama düzenlendiğini, çözüm süreci ile çeliştiğini beyan etmiştir.
Sanık H.Y. müdafi dairemizde yaptığı savunmasında: Aşamalardaki savunmalarımızı tekrar ediyoruz. Müvekkil sanık düzenlenen nevruz etkinliğinde sunucu olarak görev yapmıştır. Konuşması sırasında A. Ö.'ın özgürlüğünü istemiştir. Bu konuşmanın yapıldığı dönemde ülkede açılım süreci altında müzakereler yürütülüyordu. O dönemde bir çok kişi benzer mahiyette açıklamalar ve konuşmalar yapmıştır. Müvekkilin iddiaya konu konuşmasında terör örgütünün silahlı yöntemlerini övücü herhangi bir beyan ve açıklaması yoktur. Konuşma tamamen fikir hürriyeti ve düşünceyi açıklama hürriyeti çerçevesinde değerlendirilmelidir, bu doğrultuda sanığın mahkumiyetine karar verilen ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak beraatine karar verilmesini talep ediyoruz şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında; Sanık Y.A. müdafiinin istinaf başvurusunun CMK.nın 280/1-a maddesi gereğince reddine, sanık F. M. ve H.Y. ile ilgili İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün CMK.nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık F.M. ve H.Y.'ın maddi unsuru bakımından oluşmayan müsnet suçtan CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
A- )Sanık Y.A. hakkında yapılan değerlendirme;
Sanık Y.A. hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan kamu davası nedeni ile İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 28.02.2017 tarih, 2014/383 esas ve 2017/45 karar sayılı ilam ile hükmün 1 numaralı bölümünde sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa dair herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
B- )Sanıklar F.M. ve H.Y. hakkında yapılan değerlendirme;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22.05.1995 tarih, 9-123 esas, 153 karar sayılı kararında; "Propaganda; Muayyen bir görüşün toplum içinde yayılmasını, fikir ve kanaatlerin kökleşmesini sağlamak için, bu amacın gerçekleşmesine yönelik olarak her türlü maddi ve manevi araca başvurarak, telkin, teşvik ve etkide bulunmaktır. Muhatapların fikirlerini değiştirip, kendi saflarında yer almalarını sağlayıcı fiili ve etkili eylemler propagandayı oluşturur." şeklinde bir tanım yapmıştır.
Bu tanıma göre propaganda bir düşünce açıklamasıdır. Düşünceyi yayma, benimsetme ve bu suretle de bu düşünceye taraftar toplama amacını taşır.
İfade özgürlüğü, Anayasanın 25 ve 26.maddeleri ile basın hürriyeti bağlamında 28.maddesinde, Anayasanın 90.maddesi gereğince iç hukukumuzun bir parçası haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin de 10.maddesinde teminat altına alınmıştır.
3713 Sayılı Kanun'un 7/2.maddesi anlamında propaganda suçunun oluşması için, propagandası yapılan örgütün aynı Kanunun 1.maddesinde tanımlanan bir terör örgütü olması gerekir. 3713 Sayılı Kanun'un 7/2.fıkrası, 1. cümlesinde tanımlanan suç yönünden terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini, meşru gösterecek, övecek, bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapmak suç sayılmıştır.
Somut olayda B. ve D. Partisi İzmir İl yönetim kurulu üyesi A.G. başkanlığındaki 7 kişilik düzenleme kurulu tarafından 17.03.2013 Pazar günü saat 11:00-17:00 arasında Buca Hipodrom yanı Akıncılar Mevkii 272 sokak ile 289/18 sokak arasında kalan semt spor sahasında “Nevruz Bayramı” konulu açık hava toplantısı yapılması için müracaatta bulunulması üzerine, İzmir Valilik makamının 15.03.2013 tarihli oluru ile izin verildiği, bu toplantıda sanık H.Y.'ın sunucu olarak, sanık F.M.'nun konuşmacı olarak bulundukları, sanıklar F.M. ve H.Y.'ın suça konu konuşmalarının terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini, meşru gösterecek, övecek, bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek içerikte olmadığı, yine sanık H.Y.'ın terör örgütünün marşlarının ses cihazından yayınlanması konusunda bilgi ve katkısının olduğuna yönelik mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bu haliyle sanıkların üzerine atılı terör örgütü propagandası yapma suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı tüm dosya içeriğinden anlaşılmış olmakla, ilk derece mahkemesinin her iki sanık hakkında mahkumiyet kararının kaldırılarak unsurları oluşmayan atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1- )Sanık Y.A. hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan kamu davası nedeni ile İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 28.02.2017 tarih, 2014/383 esas ve 2017/45 karar sayılı ilam ile hükmün 1 numaralı bölümünde sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa dair herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2- )Sanıklar H.Y. ve F.M. hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan kamu davası nedeni ile, İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 28.02.2017 tarih, 2014/383 esas ve 2017/45 karar sayılı ilam ile hükmün 2 numaralı bölümünde sanıkların mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanıklar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 Sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu sanıklar H.Y. ve F.M. hakkındaki hükümlerin KALDIRILARAK, sanıklar hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanıklar Hacay Y.ve F.M. hakkında her ne kadar terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediklerinden bahisle 3713 Sayılı kanunun 7/2-ikinci cümle, TCK.nın 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzelerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince, sanıklar H.Y. ve F.M.'ın ayrı ayrı BERAATLERİNE,
3- )İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/25073 sor. 2014/33432 esas ve 2014/1777 id.nolu iddianamesine konu olan 17.03.2013 günü Buca Hipodrom yanı Akıncılar meydanında düzenlenen Nevroz Bayramı konu açık hava toplantısında, iddianamenin 3. paragrafında belirtilen alanda ses sisteminden çalınan şarkı ve marşların silahlı terör örgütü propagandası içermesi ihtimaline binaen, ilgili toplantının düzenleme kurulu üyeleri hakkında yasal gereğinin taktiri için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına,
4- )a )Beraat eden sanık H.Y. kendisini atadığı müdafii ile temsil ettirdiğinden, müdafiinin emek ve mesaisi karşılığında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile ilk derece mahkemesi aşaması için 3.960 TL. istinaf aşaması için 990 TL. olmak üzere toplam 4.950 TL.ücreti vekaletin Maliye Hazinesinden tahsili ile kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık H.Y.'a verilmesine,
b- )Beraat eden sanık F.M. kendisini atadığı müdafii ile temsil ettirdiğinden, müdafiinin emek ve mesaisi karşılığında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile ilk derece mahkemesi aşaması için 3.960 TL. istinaf aşaması için 990 TL. olmak üzere toplam 4.950 TL. ücreti vekaletin Maliye Hazinesinden tahsili ile kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık F. M.'na verilmesine,
4- )a )Sanık Y.A. hakkında duruşma açılmaması dikkate alınarak, istinaf aşamasında bu sanık yönünden yargılama gideri kararı verilmesine yer olmadığına,
b- )Sanıklar H.Y. ve F.M.'nun beraatlerine karar verildiğinden bu sanıklar yönünden yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair talebe uygun olarak kesin surette oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık F.M., sanık F.M. müdafi Av. C.U. ile sanık H.Y. Müdafi Av. N.P.'nın huzurunda, diğer sanıklar ve müdafilerinin yokluklarında, açıkça okunup usulen anlatıldı.12.09.2017 (¤¤)