Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 04/01/2018 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK.nın 314/2. maddesi uyarınca, 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK.nın 58/9 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Sanık dairemizde yaptığı savunmasında: "Ben etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum, bu amaçla suça konu yapı ve örgütle ilgili bildiğim herşeyi anlatıcam, öncelikle ben bu yapıya silahlı terör örgütü olduğunu bilmeden dahil oldum, fakir bir aile çocuğuyum, ailemin beni okutmaya gücü yoktu, üniversiteyi kazandıktan sonra kredi yurtlar kurumundan yurt çıkmadığı için kalacak yer araştırmaya başladım, Urfa Birecik’teki dershane bana kazandığım Aydın ilinde kalacak yer ayarlayacak bir numara verdi, ben bu numarayı arayarak tek başıma Birecik’ten Aydın iline geldim, beni otogardan ...... isimli kişi karşıladı, beni bir yurda götürdü, orada ...... isimli kişi benimle mülakat yaptı, yurtta değil de evde kalırsan daha fazla yardım yapabileceklerini söyledi, bende yurdun şartlarını sorduğumda namaz kılınıp dua edildiğini söyledi, bende şartları kabul edip bir cemaat evine yerleştim, evde benimle birlikte 7 kişi kalıyordu, bu kişilerin isimlerini hatırlıyorum ancak bazılarının soyadlarını hatırlamıyorum, birlikte kaldığım kişilerden ......, ...... ve ...... isimli kişilerin isimlerini hatırlıyorum, soyadlarını ve okudukları bölümlerini hatırlamıyorum, ancak ...... ADÜ fizik bölümünde ...... Matematik bölümünde, ...... isimli soyadını hatırlamadığım kişi ise aynı üniversitenin biyoloji bölümünde öğrenciydi, ben bu evde kalırken 1. 2.sınıflarda benden sorumlu abla ...... idi, 3.sınıfta ......, 4.sınıfta ise ...... isimli kişilerdi, 4.sınıftaki ev ablam olan ...... bana birtakım ek görevler vereceğini söyledi, lise öğrencileri ile ilgilenmemi ve onlara ders vermemi istedi, bu çerçevede kaldığımız eve gelen bir kısım lise öğrencisine ders verdim, ders verdiğim öğrencilerin bir tanesinin ismi ......'dı, diğerlerinin ismini tam hatırlamıyorum, okuldan mezun olduktan sonra bursum kesildi, benim formasyon almam gerekiyordu, bunun için maddi durumum müsait olmadığı için ...... isimli kişi bana yurtta müdür yardımcısı olarak görev yapmam halinde yurtta kalabileceğimi söyledi, ben bir yıl süre ile bu yurtta müdür yardımcısı olarak çalıştım, 1 yıl sonra ...... bana yurtta sürekli çalışmamı teklif etti, bende bu teklifi kabul ederek yurtta çalışmaya başladım, bu çalışmam zarfında bu örgütün Aydın eğitim yapılanması hakkında bilgi sahibi oldum, bu aşamaya kadar beyanımda bahsi geçen kişilerden ...... Aydın ilinde ...... kız öğrenci yurdunda müdür yardımcısı olarak çalışmıştır, ...... kendisi İstanbullu olup ...... kız öğrenci yurdunda çalıştıktan sonra örgütün tayini ile İstanbul’a gönderildi, ...... Aydın ilinde ...... yurdunun müdür yardımcısı olarak çalıştı, kendisi Manisalıdır, daha sonra Denizli’ye örgüt içi tayini çıkarıldı, ...... Aydın ilinde ...... kız öğrenci yurdunda müdür yardımcısı olarak çalıştı, kendisi Denizlilidir, daha sonra örgüt iyi tayin ile Erzurum’a gönderildi, ben bu kişilerden hakkında dava açılan veya tutuklanan kişi olup olmadığını bilmiyorum, örgütün eğitim yapılanmasına gelince örgüt içerisinde ED diye söylenen bir eğitim danışmanı vardı, eğitim danışmanı erkekler için ayrı bayanlar için ayrıydı, bildiğim kadarıyla 2012 yılından itibaren örgütün il imamı ...... bayan ablası ise ...... isimli kişiydi, daha sonra ......nın yerine ...... isimli il ablası geldi, ancak bunların soyadlarını bilemiyorum, örgütün eğitim danışmanı 2012 - 2014 arasında ...... sonrasında ise ...... ve son dönemde ise ...... kod isimli kişiydi, ......'in gerçek ismini ve soyadını bilmiyorum, kendisi Denizli Çivril ilçesinden tayin edilmişti, eğitim danışmanına bağlı birimler vardır, ilköğretim birimi 2012 yılında ilk sorumlusu ...... idi, sonradan ...... isimli kişi onun yerine getirildi, lise sorumlusu ...... idi, sonradan onun yerine ...... getirildi, imam hatip sorumlusu daha önceden ...... iken sonraki dönemde ...... onun yerine görev yapmaya başladı, kredi yurtlar birimi sorumlusu ......, sonrasında ...... isimli kişidir, yurtlar genel mesulu ise önce ...... sonrasında ise ...... lisesi öğrenci yurdunda müdür olan ...... isimli kişidir, yine mezunlar mesulleri ......, ......, ...... ve ...... kod adlı isim ve soyadını bilmediğim kişidir, ÖDS denilen örgüt içi evliliklerden mesul olan kişiler ...... ve ...... kod adını kullanan iki kişi olup bunların gerçek kimlik bilgilerini bilmiyorum, fakülte sohbetlerinden mesul olan kişiler ise ......, ...... ve ...... isimli kişilerdir, Aydın ilindeki bayanların bulunduğu evlerden sorumlu olan kişiler benden önce ...... iken 2013 yılı ile 2015 yılları arasında evlerden genel mesul sorumlu olarak ben görev yaptım, Aydın ilinde toplam benim sorumluluğunda 80 adet ev vardı, her on eve bir bölge talebe mesulü görevlendiriyorduk, 8 tane bölge talebe mesulü vardı, bu talebe mesulleri dönem için değişken olmakla birlikte isimlerini hatırladığım kişiler ......, ......, ......, ......, ......, ......, ...... ve ...... isimli kişilerdir, ilin eğitim danışmanı olan kişi haftada bir tüm birim mesulleriyle görüşür, hafta içinde yapılması gereken hususlarda talimatlar verilir, bir hafta önce verilen talimatlarla ilgili yapılan işlerin raporunu alır, bütün talimatlar eğitim danışmanının talimatı ile yerine getirilirdi, bölge talebi mesulleri her hafta bir gün süre ile bölge talebe mesulleri ile görüşür, evdeki kişiler hakkında bilgi alır ve talimatlar verirdi, ayrıca bölge talebe mesulü mahiyetindeki evlerden sorumlu ablalar ile görüşerek sorumluluğu altındaki kişiler hakkında bilgi alır ve aynı şekilde talimatlarını iletirdi, il eğitim danışmanı aynı zamanda bağlı ilçelerden de ilçe eğitim danışmanlarından rapor alır, bu raporların Aydın ilinin bağlı olduğu Denizli’deki sorumluya iletirdi, ancak bu yapılanmada Nazilli ilçesi ayrı bir il olarak görülüyordu, Denizli iline bağlı olan iller Uşak, Aydın, Afyon, Nazilli ve Muğla idi, bu bölgelerin hepsi Denizli’ye rapor verirdi, ayrıca eğitim danışanı okul, dershane, etüt merkezi gibi birimlerin ser rehber denilen öğretmen sorumlularıyla da görüşür onlardan da rapor alırdı, benim bulunduğum dönemde örgüte bağlı Aydın ilindeki kız öğrenci yurtları ...... kız öğrenci yurdu, ...... kız öğrenci yurdu, ...... kız öğrenci yurdu ve ...... lise yurdudur, bu yurtlardan ...... kız öğrenci yurdunun müdürlüğünü sırasıyla ......, ......, ...... ve ...... yaptı, ...... kız öğrenci yurdu müdürlüğünü ......, ...... ve ...... isimli kişi yaptı, ...... kız öğrenci yurdunun müdürlüğünü ...... isimli kişi soyadı ...... olabilir tam hatırlamıyorum, ...... ve ...... sırasıyla yaptılar, ...... lisesi yurdunun müdürlüğünü ise ...... ve ...... isimli soyadını bilmediğim kişi yaptı, eğitim yapılanması Aydın ilinde anlattığım şekildedir, birim sorumluları bağlı bulunduğumuz Denizli iline de rapor veriyordu, bende bu kapsamda Denizli ilindeki gerçek isimlerini bilmediğim ...... ve ...... kod adlı kişilere sorumlu bulunduğum evlerle ilgili raporlar verirdim, verdiğimiz raporlar sorumlu bulunduğumuz evlerdeki eğitim faaliyetlerine ilişkindir, öğrencilerin herhangi bir kurum sınavlarına hazırlanması ile doğrudan bir ilgim olmadı, sadece yüksek lisansa yönlendirme yapılıyordu, biz o dönemde iyi eğitim alınması için yönlendirme yapıldığını düşünüyoruz, benim gsm hattıma bylock 2014 yılında ...... tarafından yüklendi, bu program üzerinden haberleşme amacıyla yüklendiği söylendi, sadece bu yapıya dahil olan kişilere yükleneceği, başka bir sosyal amaçla kullanılamayacağı söylendi, ancak daha sonradan bu yapıya ait evlerde kalan kişilere de dahil bu yüklendi, daha doğrusu görüşme yaptıkları kişilere yüklendi, telefonla bylock yüklenmesi talimatını ...... verdi, ben bu talimat üzerine internetten bylock u indirdim ve kullandım, ancak ben kimsenin telefonuna bylock yüklemedim, eşimin gsm hattında da bylock çıktı, ben evliliğim 2013 yılında yine anlattığım sistem içerisinde ...... ın yönlendirmesi ile yaptım, benim bylock listemde ekli olan kişiler Uşak ilinde ......, Afyon’dan ......, Nazilli’den ...... , Muğla’dan ......, Denizli’den de ......dür, bu kişilerde bu yapının belirtilen yerdeki benimle aynı konumdaki ev mesülleridir, yine ...... kod isimli gerçek ismini bilmediğim kişilerdir, bu kişiler yüksek lisans yapan kişilerle görüşüyordu, benim örgütün faaliyetleri ile ilgili bildiğim bunlardan ibarettir, etkin pişmanlıktan faydalandırılmamı talep ediyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafi Av. ......dairemizde yaptığı savunmalarda; müvekkili sanığın beyanlarını tekrarla müvekkilinin etkin pişmanlıktan yararlanma yönünden taleplerini tekrar etmiş, bu konuda herşeyi anlattığını belirtmiş ve beraatine karar verilmesini talep etmiş olup, aksi durumda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmasını istemiştir.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında:
İlk derece mahkemesinin sanık hakkında vermiş olduğu mahkumiyet hükmünün CMK’nun 280/2.maddesi gereğince kaldırılması ile Sanığın 3713 sayılı Yasa’nın 7/1.maddesi delaletiyle TCK’nun 314/2, 3713 sayılı Yasa’nın 5/1, TCK nun 221/4-2 cümle, 53, 58 ve 63.maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Öncelikle sanığın üyesi olduğu iddia edilen FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütüne ilişkin değerlendirme yapmak ve bu yapılanmanın silahlı terör örgütü olup olmadığının tespitini yapmak gerekirse;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için By-Lock gibi haberleşme araçlarının kullanıldığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Fethullahçı Terör Örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için F1 Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "Varınızı yoğunuzu satın BankF1'ya yatırın" şeklindeki talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu kapsamda ayrıca etkin pişmanlık hükümlerini ne şekilde uygulanacağına ya da uygulanmayacağına dair genel bir değerlendirme yapılması da gerekmektedir.
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle sanığın mensubu olduğu örgütte kısa sürelide olsa bir faaliyette bulunması gerekmektedir. Bu nedenle her olayın özelliğine göre sanığın örgüte ne şekilde katıldığı, katılmasına kimlerin aracılık ettiği, örgütte bulunduğu süre içinde irtibat kurduğu diğer örgüt mensupları, varsa kendine yardım edenler ile bu süre içerisinde gerçekleştirilen eylemler, örgüt mensuplarının gidip geldiği kamplar, evler, ofisler gibi yerler hakkında samimi bilgi vermesi gerekmekte olup , etkin pişmanlık hükümlerinin getirilmesindeki amacın terör ve örgütlü suçlarla mücadele açısından en etkili bilgi edinme ve mücadele yöntemlerinden birinin örgütün kendi içinden ve kendi mensuplarını kullanmak suretiyle suç işlemeyi önleyerek mensuplarını yeniden topluma kazandırmak olduğu da gözetildiğinde, pişmanlığını dile getirmek suretiyle örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle, verilen bilgilerin ,örgütün yapılanma şekli, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olup olmadığı, sanığın katıldığı belirlenen faaliyetlerde dikkate alınarak mahkemece takdir edilecek ancak sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemek etkin pişmanlıktan yararlanmak için yeterli olmayacaktır.
Sanığın vermiş olduğu bilgilere ilişkin gerektiğinde ifadesinin bir örneği de gönderilmek suretiyle örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte faydalı olup olmadığının da İçişleri Bakanlığı, ilgili Cumhuriyet başsavcılığı yada kolluk birimlerinden sorulmasından sonra TCK 221 maddesinde ki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekecektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık dosya içinde bulunan tespit ve değerlendirme tutanağı dikkate alındığında N1 numaralı GSM hattı ile bylock isimli FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan gizliliği sağlamaya yönelik programı kullanmıştır. Bunu örgüt talimatı ile telefonuna yüklediği aşamalardaki savunmalarından anlaşılmaktadır. Kaldı ki sanık savunmasında söz konusu programı yükleme talimatı ...... isimli kişiden aldığını da belirtmiştir. Ayrıca söz konusu hattın sanık tarafından kullanıldığı dosyada bulunan bilgi teknolojileri ve iletişim kurumundan gelen evraklar içeriğinden anlaşıldığı gibi söz konusu programın serverlarına bağlandığına dair IP numaraları ile de tespit edilmiştir. Teknik olarak sanığın bylock kullanıcısı olduğu da kendi ikrarı yanında sabit olmuştur.
Sanık FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından biri olan F1 Katılım Bankası isimli bankaya örgüt liderinin kısaca varınızı yoğunuzu satıp yatırın şeklindeki talimat dönemine isabet edecek şekilde 25/09/2014 tarihinde adı geçen bankaya para yatırmak sureti ile katılım hesabı açmıştır. Açmış olduğu bu hesabın örgütü finanse etmek amaçlı olduğu yönünde sanığın diğer iltisakları ile birlikte değerlendirildiğinde heyetimizde tam bir kanaat oluşmuştur.
Sanık FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile doğrudan bağlantısı olduğu anlaşılan ...... isimli kız öğrenci yurdunda yöneticilik yapmıştır. Sanığın bu konumu dair örgütle olan organik bağını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Sanığın etkin pişmanlık talebinde bulunmak istediği yönünde ki talebi üzerine dairemizce beyanlarının faydalı olup olmadığı, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olup olmadığı yönünde araştırmaya gidilmiş bu konuda yapılan araştırma sonucuna göre sanığın çok sayıda isimle ilgili bilgiler verdiği görülmüştür. Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere başlı başına sadece isim verilmesinin etkin pişmanlık kapsamında yeterli olabilmesi mümkün olamayacak ise de, sanığın vermiş olduğu isimlerin bir kısmı ile ilgili olarak örgüt kapsamında herhangi bir soruşturma yapılmadığı anlaşılmıştır. Sanık bylock isimli programı telefonuna kimin yüklediği yönünde bilgi vermiştir, etkin pişmanlık beyanları üzerine yapılan araştırma sonucu tanzim edilen raporla birlikte aşamalarda ki sanığın savunmaları da dikkate alındığında, sanığın vermiş olduğu bilgilerin samimi olduğu ve konumu ve örgütte geçirdiği süre dikkate alındığında örgüt yapısı ve faaliyeti ile ilgili olarak faydalı bilgiler verdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklandığı üzere örgütle organik bağı bulunduğu ve hiyerarşik yapı içerisinde yer aldığı yönünde heyetimizde tam bir kanaat uyanan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğ anlaşılan sanığın, örgütteki konumu dikkate alındığında vermiş olduğu beyanların samimi olup, konumuna uygun olduğu da değerlendirildiğinden, sübut bulan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak sureti ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki hüküm fıkralarında gösterilen gerekçelerle cezalandırılmasına oair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ...... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 24.10.2017 tarih, 2017/225 esas ve 2017/240 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK,sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
a)Sanık ......’ın üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, eylem yoğunluğunun fazla olması nedeni ile ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması, sanığın suç kastının yoğunluğunun fazla olması dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın suça konu örgütün işleyişi hakkında etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla, etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama ve etkin pişmanlık beyanı ile verdiği bilgilerin kapsamı dikkate alınarak TCK 221/4-2.cümlesi uyarınca verdiği bilgilerin niteliği dikkate alınarak cezasından taktiren 2/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini ikrar etmesi, duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olması göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK.nın 221/5.maddesi gereğince taktiren 1 yıl süre ile sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
b)Sanık ...... hakkında CMK.nın 109/3-a,b maddeleri gereğince uygulanmakta bulunan yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir ikametgahı zabıta karakoluna başvurarak imza atması adli kontrol tedbirinin karar kesinleşinceye kadar uygulanmasına devam edilmesine,
2-Sanıktan el konulan ve incelemesi tamamlanan materyallerin sanığa İADESİNE, alınan imaj kopyaların ve inceleme sonuçlarının ise dosyada delil olarak SAKLANILMASINA,
3-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine GÖNDERİLMESİNE,
2-a)Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b)Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan toplam (84,90) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ...... ve Sanık müdafi Av. ......’nun huzurunda hükmün tefhiminden itibaren bir haftalık süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26.06.2018 (¤¤)