(5271 S. K. m. 280, 289, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Ortak değerlendirme;
Suç tarihinin güveni kötüye kullanmak suçu yönünden 17/09/2012, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suçu yönünden 30/12/2012 tarihi olması gerekirken karar başlığında 13/06/2013 tarihinin suç tarihi olarak yazıldığı, bu hususun mahallinde düzeltilebileceği değerlendirilmiştir.
2-Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden yapılan değerlendirme;
Suç isminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu olup, karar başlığında iftira olarak yazıldığı bu hususun sonuca etkili olmadığı eleştiri ile yetinilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suçunun müştekisi E. K. vekili Avukat M. K. 19/10/2015 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduklarını ve katılma talebi olduğunu belirtse de, müşteki E. K. 10/04/2017 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu fakat katılma talebi olmadığını belirttiğinden müşteki E. K. lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmış olup, bu hususun dairemizce düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
Bu suç yönünden belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla;
CMK.nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK.nın 303. maddesi gereğince hükümde 2 nolu bölümde vekalet ücretine ilişkin bölümün tamamının çıkarılmak suretiyle hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-Güveni kötüye kullanmak suçu yönünden yapılan değerlendirme;
Güveni kötüye kullanmak suçunun uzlaşma kapsamında kaldığından bahisle mahkemece uzlaşmacı atandığı, müştekinin uzlaşmak istediğini beyan ettiği, atanan uzlaşmacının sunduğu raporda, sanığın bildirdiği cep telefonunun arandığı ve kendisine ulaşılamadığından bahisle uzlaşmanın gerçekleşmediği bildirilmiş ise de; bu tespitin yapıldığı ve raporun düzenlendiği tarih itibariyle sanığın cezaevinde olduğu, sanığın savunması tespit edilirken de sanığa uzlaşma konusunda beyanının sorulmadığı anlaşıldığından,
CMK'nın 280/1-b ve 289/1-h maddeleri gereğince hükmün güveni kötüye kullanma suçu yönünden BOZULMASINA,
Dosyanın Güveni kötüye kullanma suçu yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin surette olmak üzere 11.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)