(5237 S. K. m. 221, 314) (5271 S. K. m. 109, 221, 223, 280)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında:''Ben önceki savunmalarımı ve beyanlarımı tekrar ederim. Ekleyeceğim bir husus yoktur. Ancak ben arandığımı öğrenince kendim polis karakoluna gidip teslim oldum. Yani yakalanmış değilim. Ben pişmanlığımı ilk derece aşamasında belirttim. Hakkımda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum dedi.
Sanığa etkin pişmalık beyanına ilave edeceği bir husus olup olmadığın soruldu: ben samimi olarak etkin pişmanlıkda bulundum, bildiklerimi anlattım. Bylock listemde ekli olan bir kısım kişiyi tanımıyorum. Daha önceki beyanlarımda belirtiğim üzere Bylock listemde ekli olan kişileri ben kendim eklemedim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Sanık ........’nun 10/04/2017 tarihinde kendiliğinden Bigadiç İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek teslim olduğu, etkin pişmanlık göstererek örgütün yapısı ve faaliyeti ile ilgili ayrıntılı bilgiler verdiği, verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre ve konumuna uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kendiliğinden teslim olan sanık hakkında TCK’nun 221/4-1. Cümle ve CMK’nun 223/4-a Maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurarak aleyhe ceza verdiği,
Bunun dışında İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu,
Karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, 07/04/2017 tarihli Bylock sorgu tutanağı, CGNAT raporu, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, Bank ........ hesabına ilişkin 10/05/2017 tarihli bilirkişi raporu, 14/08/2018 tarihli araştırma tutanağı, sanığın 07/02/2018 tarihli etkin pişmanlık dilekçesi ile 09/02/2018 tarihli celsedeki açıklamaları, 10/04/2017 tarihli teslim olma tutanağı, Nazilli Kaymakamlığının 13/02/2019 tarihli cevabi yazısı, ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,
1- İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükmün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılması,
2- Sanık ........ hakkında örgüt üyesi olmak suçundan TCK’nun 221/4-1. Cümle ve CMK’nun 223/4-a Maddesi gereğince CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmesi, Kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilamında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önününe geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle sanığın mensubu olduğu örgütte kısa sürelide olsa bir faaliyette bulunması gerekmektedir. Bu nedenle her olayın özelliğine göre sanığın örgüte ne şekilde katıldığı, katılmasına kimlerin aracılık ettiği, örgütte bulunduğu süre içinde irtibat kurduğu diğer örgüt mensupları, varsa kendine yardım edenler ile bu süre içerisinde gerçekleştirilen eylemler, örgüt mensuplarının gidip geldiği kamplar, evler, ofisler gibi yerler hakkında samimi bilgi vermesi gerekmekte olup, etkin pişmanlık hükümlerinin getirilmesindeki amacın terör ve örgütlü suçlarla mücadele açısından en etkili bilgi edinme ve mücadele yöntemlerinden birinin örgütün kendi içinden ve kendi mensuplarını kullanmak suretiyle suç işlemeyi önleyerek mensuplarını yeniden topluma kazandırmak olduğu da gözetildiğinde, pişmanlığını dile getirmek suretiyle örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle, verilen bilgilerin, örgütün yapılanma şekli, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olup olmadığı, sanığın katıldığı belirlenen faaliyetlerde dikkate alınarak mahkemece takdir edilecek ancak sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemek etkin pişmanlıktan yararlanmak için yeterli olmayacaktır. Aynı zamanda sanığın etkin pişmanlık beyanlarını samimi olarak sergileyip sergilemediği de mahkemece takdir edilerek değerlendirilecektir.
Örgütlü suçlarla ilgili etkin pişmanlık düzenlemesi TCK.nın 221. maddesinde bulunmaktadır. Bu maddede ki düzenlemeye göre somut olay kapsamında sanığın hukuki durumunun ancak 221/4. maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Buna göre TCK.nın 221/4. maddesinin 1. cümlesinin uygulanabilmesi için;sanığın örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi, ya da üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi olması, hakkında soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak teslim olması,suçlamayı kabul etmiş ve bu suçu nedeniyle pişman olması ile örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili örgütteki konumuna, faaliyetlerine uygun ve uyumlu bilgi vermesi, verdiği bilgilerinde faydalı olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde kişi hakkında örgüt kurmak, yönetmek örgüte üye olmak suçundan dolayı ya da örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından cezaya hükmolunmayacaktır.
Burada amaçlanan kişinin örgütün ulaştığı yapılanma itibarıyla dağılmasını sağlama imkanından yoksun olması durumunda söz konusu sıfatları taşıyan bu kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanmasını sağlayabilmektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ........’nun Fetö/Pdy iltisaklı olan ........ Kız Öğrenci yurdunda Yurt müdürü ........ yardımcılığını yaptığı, Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün gizli haberleşme yöntemi olan bylock programını yükleyerek örgüt içi gizli haberleşme ağı içerisinde yer aldığı, ........ nolu gsm hattından 26.11.2014 tarihinden itibaren kullandığı bu programa ait dosya içerisinde bulunan bylock değerlendirme ve tesbit tutanağına göre ID numarasının ........, kullanıcı adının ........, şifresinin ........, ilk log tarihinin 22.01.2015, son online tarihinin 13.02.2016, giriş sayısının 193, alınan mesaj sayısının 136, gönderilen mesaj sayısının 150, toplam mail sayısının 29 olduğu, sanığın örgüt üyesi olduğu yönünde başlatılan soruşturma üzerine 10/04/2017 tarihinde kendiliğinden Bigadiç İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek teslim olduğu, sanığın teslim olduktan sonra etkin pişmanlık göstererek örgütün yapısı ve faaliyeti ile ilgili ayrıntılı bilgiler verdiği, verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre ve konumuna uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın isnat olunan suç nedeni ile hakkında soruşturma başladıktan sonra, kendiliğinden teslim olarak etkin pişmanlıkta bulunmasına rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 221/4.maddesinin ilk cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekir iken, ilk derece mahkemesi tarafından etkin pişmanlık hükümlerinin TCK.nın 221/4.maddesinin ikinci cümlesi gereğince uygulanarak sanığa ceza verilmesi nedeni ile, sanığın istinaf talepleri doğrultusunda duruşma açılarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda,ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu sübut bulan, ancak hakkında bu suç nedeni ile soruşturma açıldıktan sonra kendiliğinden teslim olarak etkin pişmanlıkta bulunarak, örgütün faaliyetleri, işlediği suçlar ve örgüt üyeleri hakkında konumuna uygun olarak bilgi veren sanık hakkında TCK.nın 221/4.maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak örgüt üyeliği suçu nedeni ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek, sanık hakkında TCK.nın 221/5. maddesi gereğince denetikli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ........ hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Aydın 3.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 09.02.2018 tarih, 2017/229 esas ve 2018/65 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına,bu suretle;
Sanık ........ hakkında her ne kadar FETÖ/PDY. silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, toplanılan deliller ile örgüt suça konu terör örgütü üyesi olduğu tespit edilen sanığın gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nın 221/4.maddesinin ilk cümlesi ve CMK.nın 223/4-a maddesi gereğince sanığa örgüt üyeliği suçu nedeni ile ceza verilmesine YEROLMADIĞINA,
Sanık hakkında TCK nın 221/5. Maddesi gereğince takdiren 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2-Sanık hakkında CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan adli kontrol tedbirlerinin hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
3-a) Sanıktan el konulan dijital materyallerin incelenmesi sonucu oluşturulacak adli kopyaların dosya içerisinde delil olarak SAKLANMASINA,
b) Sanıktan el konulan dijital materyal asıllarının incelemesi bittikten sonra sanığa İADESİNE,
4-a) Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b) Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan toplam ( 106,50 ) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Maliyi Hazinesine gelir kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği kesin surette verilen karar, iddia makamı ile sanık ........ ve sanık müdafii Av.........'ın Segbis vasıtasıyla huzurunda açıkça okunup usulen anlatıldı.05.03.2019 (¤¤)