(5237 S. K. m. 292) (5271 S. K. m. 101, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında düzenlenen iddianame anlatımında, sanığın tutuklanma talebiyle sevk edilip gözetim altında bulunduğu sırada kaçtığından bahisle tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan cezalandırılmasının talep edildiği, mahkemece yapılan yargılamada iddianame anlatımı ile uyumlu olarak sanığın gözetim altında bulunduğu sırada görevlilerin elinden kaçtığından bahisle tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
TCK nın 292. Maddesinde düzenlenen Tutuklu ve Hükümlünün kaçması suçunun oluşabilmesi için, öncelikle, bir kişinin CMK.nın 101. maddesi uyarınca hakkında tutuklama kararı verilmiş ya da hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunan bir kimse söz konusu olmalıdır. Somut dosyada sanık hakkında tutuklama kararı bulunmamaktadır.
Dosya arasında bulunan belgelerden anlaşılacağı üzere sanık hakkında İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/421 Esas 2012/216 Karar sayılı ilamı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından 06/04/2016 tarihi itibariyle onanmak suretiyle kesinleştiği, dolayısıyla suç tarihi olan 31/05/2016 tarihi itibariyle sanığın hükümlü olduğu, sanığın Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu 30/09/2016 tarihli beyanından anlaşıldığı üzere kararın kesinleştiğini de bildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kaçmak eylemi ile ilgili iddianame ile dava açıldığı fakat iddianame anlatımında tutuklanma talebiyle sevkedildiğinde gözetim altında iken kaçtığının belirtildiği, kesinleşmiş mahkumiyetinden bahsedilmediği anlaşılmakla; bu hususla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianame tanzimi ile her iki davanın birlikte görülüp değerlendirilip buna göre sanığın savunmasının tespiti gerekirken yapılmadığı anlaşılmış olmakla,
Sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı CMK 280/1-b ve 289/1-h maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma kararı verildiğinden inceleme raporundaki diğer hususların bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin surette olmak üzere 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)