(3713 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 221, 314)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK.nun 221/4, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında: 2001-2013 yılları arasında ........ Parti Salihli İlçe Teşkilatında görev yaparken 2013 yılında ........ Derneği'ne (........) başkan olması için teklif geldiğini, o zamanki milletvekilleri ve teşkilat başkanlarına bunu bildirmesi üzerine yaptığı istişareler sonucunda bizi siyaseten de temsil edersin diyerek yönlendirilmesi üzerine başkan olması üzerinden 8-10 ay kadar sonra 17-25 Aralık sürecinin yaşandığını, orada bulunmasının tamamen ........ Parti İlçe Teşkilatını temsile yönelik olduğunu, 17-25 Aralık sonrası oluşan karışıklık nedeniyle muhatap bulamadığı için başkanlığını devredemediğini, ........ A.Ş'den 2015 yılının başlarında ticari amaçlı hisse aldığını, 2016 yılının Haziran ayında ise bunu devrettiğini, Bank ........'ya talimatla para yatırmadığını, çocuklarının okuduğu okuldan istendiği için ........ Gazetesi'ne abone olduğunu, tanıkların kendilerini kurtarmak için beyanlarda bulunduğunu, örgütsel bir evliliğinin söz konusu olmadığını, göndermiş olduğu dilekçesi çerçevesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğin, etkin pişmanlık talebinin devam etmekte olduğunu, savunma ve beyanlarına ekleyeceği başkaca bir husus bulunmadığını ifade etmiştir.
Sanık müdafi Av. ........ beyanlarında: Müvekkilinin etkin pişmanlık talebinde bulunduğunu, kendisinin teslim olduğunu, istinaf talebini tekrarla müvekkili hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmak suretiyle sanığın gönüllü olarak teslim olması ve örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte bilgi vermesi nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanık ticaretle ve emlak işiyle uğraşmaktadır. Salihli'de bulunan ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisakı nedeniyle kapatılan ........ Derneği'nde (........ başkanlık yapmış olup, iltisaklı okul, dershane ve yurtları bünyesinde barındıran ........ Özel Eğitim ve Dershanecilik A.Ş'nin aynı zamanda hissedarıdır. Her ne kadar sanık ticari amaçlı olarak böyle bir girişimde bulunduğunu ifade etmekte ise de, zamanlama itibariyle bu eylemin talimatla yapıldığı ve sanığın bu yöndeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu yönünde heyetimizde kanaat oluşmuştur. Talimatla dinlenip beyanı alınan tanık ........, sanığın aktif bulunduğunu, himmet ve burs adı altında para topladığını, tanık ........; örgütün sohbet ve toplantılarına katıldığını, tanık ........; zaman zaman ........ yönetim kurulu toplantılarında dernek faaliyetleri konuşulduktan sonra bu toplantıya gelen ........ ve ........ isimli kişilerin ........ Gazetesi ve dergi aboneliği için toplantıya katılanlara hedefler verdiğini, ........; kendisinden sanığın örgüt için 600 TL para talebinde bulunduğunu, tanık ........; birlikte mütevelli grubunda olduklarını, tanık ........; Temmuz 2015 tarihinden sonra da sanığın sohbet grubuna devam ettiğini, tanık ........; 2016 yılına kadar sanığın ........0 isimli kişinin mütevelli grubunda olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanığın belirtilen bir kısım tanıkların beyanlarına da yansıdığı üzere, sanığın özünde örgütsel amaçla yapıldığı sonuç ve kanaatine de varılan toplanılan ile bir takım yurt dışına düzenlenen gezilere katıldığı da belirlenmiştir. Sanığın dosyada bulunan ........ Katılım Bankası A.Ş'ye ait kayıtlardan anlaşılacağı üzere 13/02/2014 tarihinde 55.000 TL bedelle bir katılım hesabı açtığı gibi, talimat dönemine denk gelecek şekilde hesap hareketlerinin bulunduğu belirlenmiş, yukarıdaki hususlarla birlikte, sanığın bu durumu dikkate alındığında, örgüt liderinin talimatını algılamak sureti ile iltisaklı bankaya para yatırmış olmasının da örgütsel bağını ortaya koyduğu anlaşılmıştır.
Sanık 21/11/2017 tarihinde etkin pişmanlıktan yararlanma yönünde yazılı dilekçe vermek suretiyle mahkemeye sunmuştur. Müdafi tarafından da bu durum dile getirilmiş, mahkemece beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında elverişli bilgiler olup olmadığı hususunun araştırılmasına yönelik talep üzerine yapılan araştırmada; sanığın konumu ile uyumlu olduğu anlaşılan bir takım bilgiler ve bunun yanında isimler verdiği, pişmanlığının etkin olduğunu ortaya koyacak şekilde samimiyet gösterdiği anlaşılmıştır.
Dosya içinde bulunan 01/08/2016 tarihli tutanak içeriğinde, sanığın aynı gün saat 19:45 sularında Salihli İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek teslim olduğu anlaşılmıştır. Sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği bilgilerin, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi bilgiler olduğunun da anlaşılması karşısında, TCK.nın 221/4.maddesinin 1. cümlesi uyarınca cezasızlık hali gündeme gelmektedir. Sanığın kendiliğinden ve gönüllü olarak teslim olduğu hususu gözetildiğinde, etkin pişmanlık koşulları da oluştuğundan hakkında cezaya hükmolunamayacaktır. Bu nedenlerle, örgütle iltisaklı dernekte 17/25 Aralık sürecinden sonra da başkanlık yapmak suretiyle örgütsel faaliyetlerine devam eden, iltisaklı okul, dershane ve yurtları bünyesinde barındıran şirkete hisse almak suretiyle ortak ve destek olan, talimatla ve organik yapı içerisinde örgütle iltisaklı Bank ........'ya para yatırmak suretiyle ve hesap hareketlerine devam ederek destek olan, tanık beyanlarına göre, örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için bir üst katmanda bulunan, örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespitle örgüte kazandırmaya çalışan, özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış örgütün gerçek amacına vakıf, kendilerine sorumluluklar verilmiş mütevelli tabir edilen kimselerden olduğu hususu da gözetildiğinde, sanığın eylemi sabit görülmüş, ancak etkin pişmanlık kapsamında beyanları bulunan ve koşulları taşıyan sanığın gönüllü olarak teslim olduğunun belirlenmesi karşısında, sanık hakkında TCK.nın 221/4. maddesinin ilk cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerekir iken, olayda uygulanma yeri bulunmayan TCK.nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması nedeni ile sanığın istinaf talebi doğrultusunda, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, sanığın sübut bulan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile etkin pişmanlık beyanında bulunarak kendiliğinden teslim olması dikkate alınarak, TCK.nın 221/4.maddesinin ilk cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak aşağıdaki hüküm fıkralarında gösterilen gerekçelerle yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ........ hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 23.03.2018 tarih, 2017/182 esas ve 2018/204 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve sanık müdafii tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ........ hakkında her ne kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, toplanılan deliller karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu tespit edilen sanığın, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 221/4.maddesinin ilk cümlesi ve CMK.nın 223/4-a maddesi gereğince sanığa örgüt üyeliği suçu neneni ile ceza verilmesine YER OLMADIĞINA,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 221/5.maddesi gereğince taktiren 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2-Sanık hakkında CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan adli kontrol tedbirlerinin hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
3-a) Sanıktan el konulan dijital materyallerin incelenmesi sonucu oluşturulacak adli kopyaların dosya içerisinde delil olarak SAKLANMASINA,
b) Sanıktan el konulan dijital materyal asıllarının incelemesi bittikten sonra sanığa İADESİNE,
4-a) Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b) Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan toplam (55) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Maliyi Hazinesine gelir kaydına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ........ ve sanık müdafi Av. ........'nun huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere,açıkça okunup usulen anlatıldı. 09.04.2019 (¤¤)