(5237 S. K. m. 75, 289) (5271 S. K. m. 226, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Düzenlenen iddianamede sanığın TCK nun 289/1.1. cümleden cezalandırılması talep edilmiş olmasına rağmen, sanığa iddianamede dava açılmayan suç nedeni ile CMK.nın 226. maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkı verilerek ek savunması alınmadan, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak sureti ile TCK.nın 289/3. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın mahkumiyetine karar verilen TCK.nın 289/3. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun TCK.nın 75. maddesi kapsamında önödemeye tabi olup, önödeme uygulaması yapılmamış olmakla bozma kararı verildiği de gözönüne alınarak, bozma sonrasında ilk derece mahkemesi tarafından bu yönden de, değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla,
Sanığın istinaf itirazları savunma hakkının kısıtlanmış olması nedeni ile yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı CMK 280/b ve 289/h maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin olmak üzere 26.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)