(5271 S. K. m. 176, 190, 280, 289) (5237 S. K. m. 292) (YCGK. 15.11.2011 T. 2011/1-157 E. 2011/223 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2011 gün ve 2011/1-157 Esas- 2011/223 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; iddianame sanığa duruşmadan bir gün sonra tebliğ edilmiş olup, iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında bir haftalık süre bulunması koşuluna uyulmaması ve 27/12/2016 tarihli duruşmada sanığa isnat edilen suçlama anlatıldıktan sonra bu eksikliğin giderilmesi için sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğu da hatırlatılmayarak 5271 sayılı CMK’nun 176/4. ve 190/2. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı,
Sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı CMK 280/b ve 289/h maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma kararı verildiğinden inceleme raporundaki diğer hususların bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin olmak üzere 16.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)