Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklardan birisinin savunulması sırasında diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet oluşacağı ve bu durumun menfaat çatışmasını ortaya çıkaracağı, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların savunulmalarının CMK'nın 152, 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 38/1-b maddeleri gereğince farklı müdafi tarafından üstlenilmesinin sağlanmasına imkan tanınması gerekirken kanuna aykırı olacak şekilde aynı müdafii tarafından savunulmasına izin verilmesinin, her bir sanık için ayrı ayrı kanunen mutlak surette duruşmada hazır bulundurulması gereken müdafiinin yokluğunda karar verilmesi sonucunu ortaya çıkardığı anlaşıldığından, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle CMK'nın 188/1 ve 289/1-e maddelerince kararın hukuka aykırı olduğunun kabulü ile CMK.nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin surette olmak üzere 31/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)