(5237 S. K. m. 53, 54, 58, 314) (5271 S. K. m. 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce verilen 22/11/2017 tarih 2017/2771 esas 2017/2855 karar sayılı kararın temyizi sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 17/09/2018 tarih 2018/2397 Esas ve 2018/2612 Karar sayılı ilamı ile anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce dosya tekrar kayda alınmış, belirlenen duruşma gün ve saatinde sanıkla SEGBİS aracılığıyla sesli ve görüntülü olarak bağlantı kurulmuş, sanıkla iletişim sağlanmış ve bu şekilde duruşmada hazır edilmiştir.
Sanık müdafine de duruşma gün ve saatini bildirir Yargıtay bozma ilamı da eklenmek suretiyle çağrı kağıdı çıkarılmış, sanık müdafi de duruşmada hazır bulunmuştur.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında; Temyiz aşamasında kamuoyunda mor beyin denen yöntemle ..... IP adreslerine bağlanan kişilere ait listenin açıklandığının, bu listede numarasının bulunduğunun, ..... programını kullanmadığını, suçsuz olup beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık müdafi müvekkilinin suçsuz olup ..... kullanmadığının anlaşıldığını, beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Sanığın FETÖ / PDY Silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğini ispatlar mahiyette cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Temyiz aşamasında dairemizce tanzim olunan 04/01/2018 tarihli isteği dışında ..... IP lerine yönlendirilen kişilere ait tespit tutanağının incelenmesine dair tutanak tanzim edilmiş, tutanakta da açıklandığı üzere sanığın N1 numaralı GSM hattının Ek-1 nolu listenin 2795 sırasında kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Sanığın …. numaralı hat ile ..... sunucularına bağlandığı ve ..... programını kullandığı belirtilerek silahlı terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması gerektiği iddia olunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/180056 soruşturma numaralı dosyasında yürütülen bir soruşturmada ..... IP lerine iradesi dışında yönlendirilen birtakım kişiler olduğu belirlenmiş ve bu listede sanığın da telefon numarasına rastlanılmıştır. Bu durumda sanığın anılan programı FETÖ / PDY silahlı terör örgütleri mensuplarının kullandığı şekilde gizli haberleşme amacı taşımak suretiyle kullandığı yönünde bir bulguya ulaşılamamıştır.
Yargıtay bozma kararında da sanığın kimlik bilgilerinin mor beyin listesinde yer aldığı yönünde tespitte bulunmuştur. Dairemizce sanık hakkında duruşma açılmasına karar verildikten sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "…." isimli uygulama ile ..... IP adreslerine iradeleri dışında bağlanan kişilere ait liste tekrar incelenmiş, bu liste üzerinde sanığın ..... tespiti yapılan numarası kontrol edildiğinde yukarıda belirtilen tutanak içeriğinde değinildiği üzere Ek-1 sayılı listenin 2795 sırasında kayıtlı bulunduğunun anlaşılmış olması karşısında, sanığın GSM. hattının ..... IP adreslerine iradesi dışında bağlanmış olabileceği anlaşılmış, sanığın örgütün gizli haberleşme sistemini örgüt içi haberleşmek amacı ile kullandığı yönünde, her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olduğundan ve sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğunu gösteren başkaca delil de bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın delil yetersizliği nedeni ile beraatine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesinde açıklandığı üzere;
1-Sanık ….. hakkında terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2017/230 esas ve 2017/223 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ……. hakkında her ne kadar terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle, 5237 sayılı TCK.nın 314/2,53/1,54,58/9,63 ve 3713 sayılı kanunun 5/1.maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMK.nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
2-Sanığın beraat ettiği suçlar nedeni ile tutuklu kaldığı anlaşıldığından, CMK.nın 141 ve 142.maddeleri gereğince hükmün kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde hükmün kesinleşmesinden 1 yıllık süre içerisinde oturduğu yer (oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi aynı zamanda tazminat istemine konu işlem ile ilgili ise ve aynı yerde başka bir Ağır Ceza Mahkemesinin bulunmaması halinde bu mahkemeye en yakın) Ağır Ceza Mahkemesinde dava açarak tazminat isteminde bulunabileceği hususundaki yasal hakkının bulunduğunun sanığa hatırlatılmasına,
3-a) Sanıktan el konulan dijital materyallerin incelenmesi sonucu oluşturulacak adli kopyaların dosya içerisinde delil olarak SAKLANMASINA,
b) Sanıktan el konulan dijital materyal asıllarının incelemesi bittikten sonra sanığa İADESİNE,
4-Beraat eden sanık ….. kendisini atadığı müdafii ile temsil ettirdiğinden müdafiinin emek ve mesaisi karşılığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile ilk derece mahkemesi aşaması için 3.960 TL. istinaf aşaması için 1.362 TL. olmak üzere toplam 5.322 TL. ücreti vekaletin Maliye Hazinesinden tahsili ile beraat eden sanık ……’a VERİLMESİNE,
5-Sanık beraat ettiğinden yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamının huzurunda sanık .. on beş günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.01.2019 (¤¤)