(5237 S. K. m. 220, 314) (5271 S. K. m. 223)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasın karar verildiği görülmüştür.
Sanık müdafii Av...... beyanında: Biz celse arasında mütalaaya karşı beyanlarımızı yazılı olarak bildirdik. Bizim tevsii tahkikat talebindeki amacımız yeni bir araştırma değil, müvekkil suça konu cep telefonunu ikinci el olarak almıştır. Bu telefonu sanığın eşi ikinci el olarak satın almış, dilekçemizin ekinde müvekkilin eşi .....'nun telefonu satın aldığı bayan ve erkek arkadaşı ile görüşmesinin bir dökümünü sunduk. Sanığın kullandığı cep telefonu da Siber incelemede tespit edilen Eagle ve Kakao Talk artığının önceki kullanımdan kalmış olabileceğini değerlendiriyoruz. Sunduğumuz yazışmalarda bu telefonun sıfırlandığından bahsediliyor ancak biz telefonun alındığı kişi hakkında kesin bir delil elde edemediğimiz için suç duyurusunda bulunamadık. Yine bu yazışmaları bize veren kişi muvafakat etmediği için özel hayatın gizliliğini ihlal etmemek için suç duyurusunda bulunamadık.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Sanık ..... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dava açılmış ise de;
Sanığın müsnet suçu işlediğine dair, mahkumiyetine yetecek, savunmasının aksini gösterir delil olmadığı,
17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki yaşanan süreç ve sonraki gelişmeler neticesinde FETÖ’nün herkes tarafından silahlı terör örgütü olarak bilindiği,
Tanık .....’in beyanına göre sanığın 17-25 Aralık sürecinden sonra yaşanan olayları görerek sohbet toplantıları gitmeyi terk ettiği, Bank.....’daki hesabına ilişkin belgelere göre Bank.....’ya destek amaçlı para yatırmadığının değerlendirildiği,
İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı vermesi gerekirken yazılı dilekçe ile mahkumiyet kararı verdiği,
Karara karşın sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu,
Sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık .....’in beyanı, müflis ..... Katılım Bankası A.Ş İflas İdaresinin 28/05/2018 tarihli cevabi yazısı ve ekleri ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından;
1-İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında vermiş olduğu mahkumiyet kararının CMK’nun 280/2 Maddesi gereğince kaldırılması,
2-Sanığın müsnet suçtan CMK’nun 223/2-e Maddesi gereğince beraatine karar verilmesi,
3-Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2017/2014 sırasında kayıtlı USB belleğin karar kesinleştiğinde sanığa iade edilmesi, Kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280)
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Somut olayda sanık .....'nun Seydikemer Eşen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumun'da infaz koruma memuru olarak görev yaptığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ilk derece mahkemesince hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, sanık ve müdafiini istinaf talebi üzerine Dairemizce duruşma açılmasına karar verildiği,
Sanık hakkında yapılan delil değerlendirmesinde ilk derece mahkemesince mahkumiyet hükmüne esas alınan tanık …; sanığın sohbetlere katıldığını,17/25 dönemi sonrasında örgüte yönelik yapılan operasyonlardan birlikte sohbet grubuna katılmayı bıraktıklarını, arkadaşı olan sanığın 2014 yılının başı gibi evlenip ayrı eve çıktığını, örgütle irtibatının bulunmadığını beyan ettiği, yine dosya içerisinde beyanları alınan kurum müdürü tanıklar ……, infaz koruma memuru ….. ve infaz koruma memuru ……nin sanığın Fetö/Pdy silahlı teörö rögütüne üye olduğuna dair hiç bir görgü ve duyumlarının olmadığını belirttikleri,
Muğla Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden siber rapor içeriğine yapılan itiraza göre ayrıntılı rapor aldırıldığı, 28/11/2018 tarihli rapor içeriğine göre yapılan incelemede eagle ve cacao talk program kalıntılarının bulunduğunun, eagle programının beraat eden sanığın eşi .....na ait gmail hesabından indirildiğinin, eagle ve cacao talk programlarının münhasıran örgütün kullandığı programlar olmadığının belirtildiği,
İlk derece mahkemesince sanık hakkında delil olarak eagle ve cacao programlarını kullanmasının ve bank ..... hesap hareketlerinin gerekçe olarak gösterildiği, dosya içerisine getirtilen Bank ..... hesaplarında sanığın örgüt talimatıyla hareket ettiğine dair bir delilin ele geçirilmediği,
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunmasının arandığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, Dairemizce yapılan yargılama neticesinde tanık beyanları, getirtilen Bank ..... kayıtları, eagle ve cacao talk programlarının münhasıran örgüt tarafından kullanılmadığına dair Muğla Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü raporu nazara alınarak toplanan delillerin sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün üyesi olduğunun kabulüne gerektirir her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı deliller içermediği, sanığa isnat olunan fiillerin örgütün sempatizanlığı boyutunu aşmadığı gibi sanığın Bank..... hesap hareketlerinin örgüt liderinin veya idarecilerinin talimatı ile örgütün finans kaynağı olan bankaya para yatırma eylemini içermemesi nedeni ile örgüte yardım fiilinin de gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı bulunan suç nedeni ile ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanığın atılı suçtan delil yetersizliği nedeni ile beraatine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 27.12.2017 tarih, 2017/325 esas ve 2017/340 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık ..... hakkında her ne kadar terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle,3713 sayılı yasanın 7.maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK.nın 314/2, 37/1,53/1,54,58/9,63 ve 3713 sayılı kanunun 5/1.maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMK.nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
2-Sanığın beraat ettiği suç nedeni ile tutuklu kaldığı anlaşıldığından, CMK.nın 141 ve 142.maddeleri gereğince hükmün kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde hükmün kesinleşmesinden 1 yıllık süre içerisinde oturduğu yer (oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi aynı zamanda tazminat istemine konu işlem ile ilgili ise ve aynı yerde başka bir Ağır Ceza Mahkemesinin bulunmaması halinde bu mahkemeye en yakın) Ağır Ceza Mahkemesinde dava açarak tazminat isteminde bulunabileceği hususundaki yasal hakkının bulunduğunun sanığa hatırlatılmasına,
3-Delil vasfında olup, Muğla Adli Emanetinin 2017/1014 sırasına kayıt edilerek zapt olunan bir adet flaş belleğin dosya içerisinde delil olarak SAKLANILMASINA,
4-Beraat eden sanık ..... kendisini atadığı müdafii ile temsil ettirdiğinden müdafiinin emek ve mesaisi karşılığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile ilk derece mahkemesi aşaması için 4.360 TL. istinaf aşaması için 2.725 TL. Olmak üzere toplam 7.085 TL. Ücreti vekaletin Maliye Hazinesinden tahsili ile beraat eden sanık .....'na verilmesine,
5-Sanık beraat ettiğinden yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık müdafii Av......'nın huzurunda, sanık .....'nun yokluğunda, hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05.03.2019 (¤¤)