(5271 S. K. m. 217)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Soruşturma aşamasında dinlenen ve yapılan idari tahkikat sırasında beyanları alınan çok sayıda tanığın, sanığın fetöcü olduğu herkesin bildiğini, 17/25 Aralık sonrasında dahi örgüt ve örgüt lideri lehine söylemde bulunduğunu, il müftüsünün Cumhurbaşkanı hakkında övücü sözler söylemesi üzerine ''olmaz olsun böyle Cumhurbaşkanı'' diye söylediğini, darbe teşebbüsüne kadar örgütün hararetli savunucusu olup, seçimlerde CHP'ye oy verilmesi gerektiği söyleminde bulunduğunu, hatta bu yüzden diğer imamlar ile kavga ettiğini, Fetö'nün ilçe sorumlusunun talimatları ile hareket ettiğini beyan etmelerine, ayrıca tanıklar ....., ..... ve .....'nin sanığın 17/25 Aralık öncesi ve sonrasında, darbe teşebbüsüne kadar örgüt toplantılarına katıldığını, örgütün mütevelli heyeti içerisinde yer alıp, himmet, kurban, burs adı ile yardım topladığını, Zaman gazetesi abone çalışması yaptığını beyan etmelerine rağmen, kovuşturma aşamasında bu tanıklardan sadece .....'nün beyanlarının alındığı, iddianamede belirtilen diğer tanıkların kovuşturma aşamasında dinlenilmeleri yönünde karar alınmadığı ve beyanlarının alınmadığı, beyanı alınan tanık .....'nün ise beyanlarına neden itibar edilmediğinin gerekçede tartışılmadığı, sanık hakkındaki delillerin kovuşturma aşamasında CMK'nın 217. maddesi gereğince ortaya konularak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olup olmadığının bu duruma göre değerlendirilmesi gerekir iken, eksik kovuşturma ile örgüt üyeliğine nazaran daha hafif suç olan silahlı terör örgütüne yardım suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüş ise de; aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
Her ne kadar suç tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı imam olan sanığın, devlet memuru olarak Anayasal düzene sadakat ile yükümlü olmasına rağmen, silahlı terör örgütüne yardım suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, suç kastının yoğunluğu ve ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğü karşısında, mahkumiyet kararı verilirken temel cezanın teşditli olarak belirlenmesi gerekirken, asgari hadden belirlendiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair; hükmün tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 18/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)