(5271 S. K. m. 101, 280)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 19/01/2018 tarihli karar ile sanıklar .... ve .... yönünden davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık .... istinaf aşamasında yaptığı savunmasında: Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, fakir bir ailenin çocuğuyum, eğitim hayatımda bu yapıya ait okullarda okumadım, yurtlarda kalmadım, üniversiteyi bitirene kadar hiçbir irtibatım olmadı, ancak üniversiteyi bitirdikten sonra KPSS yi kazanamadım, bu nedenle devlet kurumunda işe giremedim, bunun üzerine özel sektöre yöneldim, bu yapıya ait bir yurtta iş buldum ve yurt müdürü olarak görev yaptım, ancak darbe teşebbüsüne kadar bu yapının bir terör örgütü olduğunu anlayamadım, darbe teşebbüse ile birlikte acı bir şekilde öğrenmiş oldum ve yapılan bu darbeye ve önceki tüm darbelere karşı olan bir insanım, örgüt üyesi olmadım, bylock kullandığım iddiası doğru değildir, önceki savunmalarım doğrudur, onları da tekrar ediyorum, suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .... istinaf aşamasında yaptığı savunmasında: Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben bir eğitimci olarak dershane müdürü olarak görev yaptım, bu görevim çerçevesinde öğrencileri sürekli vatanına milletine faydalı doğru ve dürüst insan olarak yetiştirmeye çalıştım, onların başarılı olması için danışmanlık yaptım, terör örgütü üyesi değilim, hiçbir şekilde terörü desteklemedim, bu yönünden hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum, ben önceki savunmamda belirttiğim üzere eğitim öğretim sırasında kullanmak üzere bylock programını telefonuma yüklettim, ancak hiç kullanmadım, örgüt talimatıyla hareket etmedim, suçlamaları kabul etmiyorum, benzer şekilde suçlanan insanların bylock görüşmeleri açığa çıkarmıştır, ancak benimle ilgili bylock u örgütsel anlamda kullandığımla ilgili bir delil yoktur, bu sebeple hakkımdaki bylocak iddiasını da kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: İlk Derece Mahkemesinin sanık Bekir Girgin, .... ve .... hakkında verdiği mahkumiyet kararlarında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
A-Sanık Bekir girgin yönünden yapılan değerlendirme;
Sanık Bekir Girgin hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10.11.2017 tarih, 2017/53 esas ve 2017/87 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
B-Sanıklar .... ve .... hakkında yapılan değerlendirme;
CMK 101/3 maddesinde "Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır." düzenlemesi mevcut olup, tutuklu sanığın delillere ulaşmadaki zorluğu da dikkate alınarak gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, gerekse Yargıtay içtihatları dikkate alındığında, somut olayda tutuklu bulunan sanıklara müdafii tayin edilmeksizin CMK.nın 101/3 maddesine aykırı olarak, sanığın savunma hakkı kısıtlanarak alınan savunma ile yetinilerek hüküm kurulduğu görülüp dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce açılan duruşmada tutuklu bulunan sanıkların müdafileri huzurunda yeniden savunmaları tespit edilmesi sonrasında, ilk derece mahkemesinin vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dairemizce duruşma açılıp eksikliğin giderildiği sebep dışında, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıkların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK.nın 280/2. maddesi gereğince, sanıkların ve müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık Bekir Girgin hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10.11.2017 tarih, 2017/53 esas ve 2017/87 karar sayılı ilam ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine, sanık ve müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2-Sanıklar .... ve .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10.11.2017 tarih, 2017/53 esas ve 2017/87 karar sayılı ilam ile sanıkların mahkumiyetlerine dair verilen karar aleyhine, sanıklar ve sanık .... müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; dairemizce bu sanıklar yönünden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince, sanıkların ve müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE,
Sanıklar .... ve ....’ye verilen hapis cezalarının süresi ve sanıkların tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alınarak sanıkların tutukluluk halinin kaldırılarak ayrı ayrı TAHLİYELERİNE, başka suç nedeni ile tutuklu veya hükümlü olmamaları halinde derhal serbest bırakılmaları için müzekkere yazılmasına,
Tutukluluk hali kaldırılan sanıklar .... ve .... hakkında karar kesinleşinceye kadar CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkış yasağı ve CMK.nın 109/3-b maddesi gereğince haftada bir gün ikametgahları zabıta karakoluna başvurarak imza atma adli kontrol tedbiri UYGULANMASINA,
3-Sanıklar .... ve .... hakkında istinaf yasa yolu incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
b)Sanıklar hakkında ilk derece aşamasında yapılan yargılama giderleri ile ilgili verilen ilk derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürdüğünden, bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına,
Dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanıklar .... ve ....'nin segbis sistemi vasıtasıyla ile huzurunda, sanık .... müdafi avukat ……, sanık .... müdafi avukat ……'un huzurunda, hükmün 1 numaralı bölümü yönünden kesin surette, hükmün 2 numaralı bölümü yönünden ise hükmün tevhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanık yönünden ise bulunduğu kurum zabıt katibi veya kurum Müdürlüğü’ne dairemize gönderilmek üzere vereceği dilekçe yada tutturacağı tutanak ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.03.2018 (¤¤)