Yukarıda açık kimlik bilgileri ve suçu yazılı Suça Sürüklenen Çocuk hakkında açılan kamu davasının TÜRK MİLLETİ ADINA hüküm vermeye yetkili ve görevli İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesi'nde yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: İzmir C. Başsavcılığı'nın tarih ve sayılı iddianamesi ile aynen;
Şüphelinin olay günü okula gitmekte olan mağdurun yanına bisikletle yanaşarak ve yakasından tutup çekerek ''seni kaçıracağım'' dedikten sonra mağdurun yanında arkadaşının olması nedeniyle yanından ayrıldığı, daha sonra yapılan soruşturmada mağdur tarafından şüphelinin teşhis edildiği, böylece şüphelinin suça teşebbüs ederek atılı suçu işlediği, halen adli kontrol altında bulunduğu anlaşılmakla, Türk Ceza Kanunu 109/2, 109/3-f.1, 35,53,63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır
İLK DERECE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ:
Sanık İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında; ''Suçlamayı kabul etmiyorum, ben üç dört gün önce oğlumla ilgili bir sorunu konuşmak için spor hocasının yanına gidecektim, hatta gittim görüşemedim, olay günü yani perşembe günü görüşebileceğim söylendiği için Pınarbaşı’ndaki işyerimden servisten indim, evim uzak olduğu için bıraktığım bisiklete bindim, önce Yeşilova spor kulübü olarak gözüken Point Bornova'nın olduğu yerdeki salona gidiyordum, gittim hoca ile görüşemedim, servisten de Kamil Tunca Cd. Son durak köşede indim, ben mağdurlar ya da tanıkla hiçbir şekilde görüşüp diyalog kurmadım, orası benim o günkü yolumun üstüdür, gece çalıştığım için o sabah saat 08:35 sıralarında durakta indim, bisiklet ile salona gittim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında; ''sabah saat 08:40 civarında A. ile okula gidiyorduk, arkadan tanımadığım bir kişi bisikletin üzerinde kolumdan çekiştirdi, sonra arkadaşım görünce beni çekti, o bir daha çekip kulağıma seni kaçıracağım diye bir söz söyledi, sonra A. beni hızlıca çekince şahıs gitti, üzerinde koyu renk bir pantolon vardı, üzerinde kırmızı kazak, mont gibi birşey vardı, kafasında kask yoktu, saçları önü hafif kel gibiydi, arka tarafları vardı, az önce duruşmaya başladığımda gördüğüm sanık o gün bisikletin üzerinde benimle muhatap olan kişidir, herhangi bir tereddütüm yoktur, benimle konuşurken ya da çekiştirirken hiçbir şekilde bisikletten inmedi, ben sanıktan şikayetçiyim davalara katılmak isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki M. K. İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında; "Ben olayı kızımdan duydum, okuldan telefon geldi, sonra karakola gittik, gerekli araştırmalar yapıldı, kamera görüntülerini ben görmedim, eğer sanık yapmışsa ben şikayetçiyim, gereğinin yapılmasını isterim, duruşmalara katılmak isterim, ben olaydan sonra cami hocası O. isimli birisinin kendisine ait kamera görüntüsünden bir saatlik dilimi kaydedip gittiğini öğrenince rica ettim, görüntüyü izlediğimde yüzü seçilemeyen bir kişinin kızımı çekiştirdiğini uzaktan da olsa görebildim, bu kayıtlar polis de vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER;
Nüfus ve adli sicil kaydı içerikleri, olay yakalama üst arama tutanağı, genel adli muayene raporları, tanık beyanı, bilirkişi raporu
Tanık A. K. İlk Derece Mahkemesince alınan beyanında; ''olay günü B. ile okula giderken o gün yolu değiştirip farklı bir yoldan gidiyorduk, arkamızdan biri bisikletle gelerek B.'yi çekiştirdiğini gördüm, çekiştirdiği an itibarıyla B.'de ters olarak benim üstüme düştüğü için bende onu tuttum, bu kişi birkaç kez B.'yi çekiştirdi sonrada bıraktı gitti, ben bu kişiyi gördüm, altında koyu renk bir pantolon, üstünde kollarını sıvadığı bordo renk bir kazak, kazağında üstünde şişme mont yelek gibi birşeydi sıfır kolluydu, bisikletin siyah renk olduğunu hatırlıyorum, bu şahsın yüzünü de gördüm, başında kask bere falan yoktu, saçları biraz önden keldi, ben video izlemedim ama B.’nin babasının babama gönderdiği videoyu izlediğimde benim gördüğüm kişi olduğunu anladım, ben camekanlı bölmede teşhise katılmadan önce hiçbir resim video görmedim, bu videoyuda teşhisi yaptığımın akşamına gördüm, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişi raporunda; bilirkişi tarafından karşılaştırmalı yapılan tesbitte sanığında kabul ettiği kendisine ait görüntüler ile olay yerinde elde edilen görüntülerin karşılaştırılmasında sanığın üzerindeki yelek, kazak rengi mağdureye dokunma anındaki bisikletin görüntülerinin sanığın üzerinde olduğu bisiklet ile olan karşılaştırması sebebi ile raporuna her iki şahsın saç tipinin, üzerinde yelek olmasının, kazağın kollarına kadar sıvanmış olmasının, sol bilekte saat vb cismin olması, bisikletin ön tekerinin her ikisindede açık renk olmasının arka teker üzerinde çamurluk bulunmasının ve her iki bisiklettede arka tekerde reflektör bulunmasının benzer olduğu ve olayı gerçekleştiren bisikletli şahıs ile sanığın görüntüsü olduğu bisikletli şahıs arasında bu yönde benzerlikler bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE; ''Sanık hakkındaki iddia, sanık savunması, müşteki beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,
Tanık A. Y. duruşmadaki beyanında aynen "olay günü B. ile okula giderken o gün yolu değiştirip farklı bir yoldan gidiyorduk, arkamızdan biri bisikletle gelerek B.'yi çekiştirdiğini gördüm, çekiştirdiği an itibarıyla B.'de ters olarak benim üstüme düştüğü için bende onu tuttum, bu kişi birkaç kez B.'yi çekiştirdi sonrada bıraktı gitti, ben bu kişiyi gördüm, altında koyu renk bir pantolon, üstünde kollarını sıvadığı bordo renk bir kazak, kazağında üstünde şişme mont yelek gibi birşeydi sıfır kolluydu, bisikletin siyah renk olduğunu hatırlıyorum, bu şahsın yüzünü de gördüm, başında kask bere falan yoktu, saçları biraz önden keldi, ben video izlemedim ama B.'nin babasının babama gönderdiği videoyu izlediğimde benim gördüğüm kişi olduğunu anladım, ben camekanlı bölmede teşhise katılmadan önce hiçbir resim video görmedim, bu videoyu da teşhisi yaptığımın akşamına gördüm," demiştir.
Sanığın savunmasının da denetlenmesi amacıyla katılanın sunduğu görüntülerde temin edildikten sonra dosya bilirkişiye verilmiş, bilirkişi tarafından karşılaştırmalı yapılan tesbitte sanığında kabul ettiği kendisine ait görüntüler ile olay yerinde elde edilen görüntülerin karşılaştırılmasında sanığın üzerindeki yelek, kazak rengi mağdureye dokunma anındaki bisikletin görüntülerinin sanığın üzerinde olduğu bisiklet ile olan karşılaştırması sebebi ile raporuna her iki şahsın saç tipinin, üzerinde yelek olmasının, kazağın kollarına kadar sıvanmış olmasının, sol bilekte saat vb cismin olması, bisikletin ön tekerinin her ikisinde de açık renk olmasının arka teker üzerinde çamurluk bulunmasının ve her iki bisiklette de arka tekerde reflektör bulunmasının benzer olduğu ve olayı gerçekleştiren bisikletli şahıs ile sanığın görüntüsü olduğu bisikletli şahıs arasında bu yönde benzerlikler bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
Gerek mağdurenin hazırlıkta ve duruşmada sanığa yönelik teşhisi, tanığında bu yönde beyanda bulunması ve alınan rapordada olay anının görüntülerindeki bisikletli şahıs ve bisiklet ile sanığın bisiklet kullanırken alınan başka bir görüntüdeki kendisi ve bisiklet arasındaki karşılaştırmada bilirkişinin belirlediği birçok benzerliğin bulunması, bisikletin ve üzerindeki şahsın aynı anda birebir bu kadar benzerlik taşımasının da ancak aynı kişi ve bisiklet olması halinde mümkün olacağı dikkate alınarak sanığın aksine savunmalarına itibar edilmemiş eylemi gerçekleştiren kişi olduğu kabul edilmiştir.
Sanığın eyleminin vasıflandırılmasında her ne kadar alıkoymaya teşebbüs olarak dava açılmışsa da sanığın mağdureyi çekme eyleminde bisikletinden inmemiş oluşu, kulağına kaçıracağım diye söz söyleyip kendine doğru çekme davranışı ile mağdure ve tanığın olduğu ortamda onu bir yere götürme imkanının olmaması dikkate alındığında eylemin alıkoymaya teşebbüs yanında tanımadığı küçük yaştaki mağdureye kaçıracağım şeklindeki sözün tamamlanmış sarkıntılık seviyesinde bir cinsel istismar suçununda oluşturacağı bu sebeple de tamamlanmış eylemin yargılanması gerektiği anlaşılarak sanık müdafiine bu suç yönünden ek savunma hakkı verilmiş ve sanığın bu eylemi ile mağdureyi birkaç kez çekiştirip kulağına kaçıracağım demek sureti ile sarkıntılık seviyesinde cinsel istismarda bulunduğu kabul edilerek eylemin temas ettiği TCK 103/1-2 cümle gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılımının yasa gereği olduğu, eylemin mağdurunu temsil etmesine rağmen, mağdurun Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı vekili için bir masrafın bulunmadığı, Avukatlık ücretinin yargılama giderinden olduğu ve eylemden zarar gören mağdurun vekil tutarak yaptığı masrafa karşılık hükmedildiği, yasa gereği zorunlu katılım hakkı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yargılama gideri anlamında, yaptığı masraf bulunmadığı anlaşılmakla, vekalet ücreti verilmemiştir. '' şeklinde kurulan hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Sanık müdafiinin, katılan mağdur vekilinin, katılan bakanlık vekilinin ve cumhuriyet savcısının istinaf talepleri üzerine dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla 2019/284 esas sırasına kaydı ile yapılan duruşmalı incelemede;
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ:
İlk derece mahkemesinin kararının niteliği, başvurunun süresinde yapılmış olması ve başvuranların sıfatı birlikte değerlendirilerek istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiş;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın işlediği iddia olunan cinsel istismar suçundan kurulan hükümde sanık müdafiinin belirttiği hususların değerlendirilmesi, sanığın olay günü mağdureye bisikleti ile yaklaşarak kıyafetinin omuz kısmından tutup çekiştirerek "seni kaçıracağım" demek suretiyle gerçekleşen maddi olayın kişi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturduğundan, mağdur için atanan zorunlu vekil ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmediğinden, bu hususların halli için CMK'nın 280/1-e, 281/1. maddeleri gereğince duruşma açılmasına karar verilmiştir. Yapılan duruşma neticesinde;
Sanığa CMK'nın 147/1-b ve 191/3-b maddesi gereğince iddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirilmesi, CMK'nın 282/1a, b, c ve d maddesi gereğince üyenin inceleme raporu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü, ilk derece mahkemesinde dinlenilen tanık ifadeleri tutanaklar ile bilirkişi raporları anlatılmıştır.
SANIK SAVUNMASINDA: ''Mağdureyi tanımıyorum, ilk derece mahkemesinde yapmış olduğum savunmalarımı tekrar ederim, belirtilen günde ben mağdureyi hiç görmedim, kendisi ile herhangi bir temasım olmadı, ayrıca ona seni kaçıracağım şeklinde bir sözümde olmadı, ben atılı suçlamayı kabul etmiyorum'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanıktan 31/03/2017 tarihli teşhis tutanağı, bilirkişi raporu, mağdure beyanları okundu, sorulduğunda: ''Bilirkişi raporundaki görüntülerdeki bisikletli şahıs benim, yani bu kaydın alındığı sokaktan ben bisikletimle geçtiğim doğrudur, zira burası aynı zamanda benim çocuğumun gitmiş olduğu spor okulunun yoludur, okulda bir sorun olmuş, öğretmeni telefonla beni aramıştı, ben bu konuyu görüşmek için bisikletimle spor okuluna gittim, bu sırada oradan geçerken kamera kaydına girmişim, ancak kesinlikle mağdure ve yanındaki arkadaşına yaklaşmış değilim, ben oradan geçerken beni görmüş olduğu için teşhis etmiş olabilir ancak ben kesinlikle mağdureye yaklaşmadım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI MÜTALAASI: ''Sanık E. B. hakkında ilk derece mahkemesince mağdure B. K.'e yönelik sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle verilen mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılarak dairece yapılan yargılama ve toplanan delil durumu itibari ile olay tarihinde sanığın bisikletle yanına yaklaştığı mağdureyi bir kaç kez kendisine doğru çekiştirerek seni kaçıracağım demekten ibaret eyleminden dolayı sübut bulan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmaya teşebbüs suçundan eylemine uyan TCK'nın 109/1-2, 35 ve 53 maddeleri gereği cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur ''şeklindedir.
SANIKTAN MÜTALAAYA KARŞI DİYECEKLERİ İLE ESAS HAKKINDAKİ SON SAVUNMALARI SORULDUĞUNDA: ''Suçsuzum, ben böyle bir suç işlemedim, mağdure ve yanındaki şahsı da görmedim'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın hazırlık, ilk derece mahkemesindeki savunmaları ve dairemizce yapılan duruşmadaki savunması ile katılan mağdur ve müşteki beyanları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelenmiş olup hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş deliller olmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: İddia, sanık savunması, mağdure beyanı, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın olay günü okula gitmekte olan mağdurenin yanına bisikletle yanaşarak ve yakasından tutup çekerek ''seni kaçıracağım'' dedikten sonra mağdurun yanında arkadaşının olması nedeniyle yanından ayrıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı çocuğa yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu işlediği sabit görülmüş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere;
A- Sanık hakkında cinsel saldırı suçu yönünden kurulan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.11.2017 tarih 2017/340 Esas, 2017/793 Karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B- 1-Sanık mağdur B. K.'e yönelik olarak kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK'nın 109/2. Maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği zaman ve yer, failin güttüğü amaç ve saiki, olaydan sonraki mağdure üzerinde etkisi nazara alınarak takdiren ve teşdiden 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın suçunu çocuğa karşı işlediği anlaşıldığından cezası TCK.'nun 109/3-f maddesi gereğince bir kat arttırılarak sanığın 4 YIL HAPİS CEZSI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sağın suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından cezasından TCK.'nun 35/2. Maddesi gereğince taktiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 Sayılı TCK'nın 62 Maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarı gözetilerek hakkında TCK'nın 50, 51, CMK'nın 231/5-6 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. Maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,
Sanığın işbu suçunu İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinden verilme 2013/848 esas,2014/128 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.1.2014 tarihinden sonra denetim süresi olan 5 yıl içinde işlediği anlaşıldığından,5271 Sayılı yasanın 231/11. maddesi gereğince taktir ve gereğinin yapılması için karar kesinleştiğinde mahkemesine müzekkere yazılmasına,
Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekiline Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2018/7458 Esas 2019/7439 Karar sayılı içtihatı nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Yargılama nedeniyle aşağıda dökümü yapılan 3.828-TL. Yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, iddia makamının huzurunda, sanığın, sanık müdafii ve katılan mağdur vekilinin yüzüne karşı, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin ve mağdurun yokluğunda mütalaaya uygun CMK'nın 280/2 ve 286/2.c maddeleri gereğince KESİN OLMAK ÜZERE, 16.06.2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)