T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/162
KARAR NO: 2024/154
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/11/2023
NUMARASI: 2023/269 Esas - 2023/850 Karar
DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası
BAM KARAR TARİHİ: 01/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 tarihli 2023/269 Esas - 2023/850 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların miras yolu ile ortağı oldukları ... A.Ş.'nin davacıların bilgi alma ve inceleme hakları kısıtlanarak tasfiye edildiğini, bilgi alma ve inceleme yetkisini kullanmak üzere İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1067 Esas Sayılı dosyası ile 26.12.2022 tarihinde dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, yargılama sırasında .... A.Ş.'nin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece şirketin ihyası ile taraf teşkilinin sağlanması, ve davaya devam edilebilmesi için taraflarına dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi davasının görülüp sonuçlanması, infazı işlemleri ve muhtemel müteakip davalar ve yapılacak işlemler için şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin 01.09.2020 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'nun seçildiğini, 02.12.2022 tarihinde sicilden terkin edildiğini, tasfiyenin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte kurumlarının yasal hasım konumunda olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama giderinden sorumlu olmayacaklarını belirtmiştir.
Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tasfiye sürecinden haberdar olduğunu, tasfiye kararı alma ve sonuçlandırma sürecinde aktif olarak bulunduklarını, tasfiye sürecine ilişkin tüm kararların oy birliği ile alındığını, davacıların itirazlarının olmadığını, bu nedenle davacıların huzurdaki davayı kötü niyetle ikame ettiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "....davanın kısmen kabulüne, ...'nün Merkez ... sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ...A.Ş.'nin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1067 Esas sayılı davası ve bu davanın konusu ile sınırlı olmak üzere ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'nun atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına, şirketin ihyasına karar verildiği ve ek tasfiye memuru atandığının sicile tescil ve ilanına, ek tasfiye konusu işlemlerin ikmalinden sonra ek tasfiye memuru tarafından, başka bir karara gerek kalmaksızın şirketin sicilden terkin işlemlerinin yapılmasına...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tasfiye memurunun tasfiyenin sonuçlanmasında kusurlu kabul edilmesi gerektiğinin sabit olduğunu, mezkur şirketin bir aile şirketi olduğunu, müvekkillerinin murisi olan ..., diğer şirket ortakları olan... ve ...'nun kızkardeşi olup, 24/03/2021 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin ise miras yoluyla şirketin ortakları olduklarını, 01/09/2020 tarihinde tasfiye sürecine giren ve tasfiyesi ancak 29/11/2022 tarihli genel kurulda alınan karara istinaden tamamlanan 02.12.2022 tarihinde sicilden terkin edilen şirkette müvekkillerinin TTK 437. Maddesi uyarınca korunan bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlandığını ve bu doğrultudaki talepleri daimi surette sürüncemede bırakılmak suretiyle, bilgi ve belgelerin ve şirketin işleri hakkında tam bilgi sahibi olunmadan tasfiye edildiğini, gerek 29/11/2022 tarihli genel kuruldan önceki 15 günlük süre içerisinde olması ve gerekse de müvekkillerinin ortağı olduğu şirketin cevabi ihtarnamesindeki beyanı üzerine, müvekkillerinin temsilcileri ile şirketin mali müşaviri ... ile kurulan iletişim neticesinde 24/11/2022 günü saat 15:00'da mali müşavirin bürosunda şirket kayıt ve belgelerinin incelenmesi ve gerekli bilgilendirmenin yapılması hususunda mutabık kalındığını, her ne kadar kararlaştırılan gün ve saatte inceleme yapılması için mali müşvir ...'in bürosunda hazır bulunmuş iseler de; "incelemenin, bilgilendirmenin ve görüşmenin yapılamayacağı" yönünde cevap verildiğini ve kanunla korunan inceleme ve bilgi alma haklarının kullanılmasının bir kez daha engellendiğini, kararlaştırılan gün ve saatte müvekkillerinin temsilcilerinin şirketin mali müşavirinin büro adresine gittiklerinde mali müşaviri büroda olmadığını ve kayıt ve belgelerin de incelemeye hazır tutulmadığını tespit ettiklerini, bunun üzerine 25/11/2022 tarihinde Karşıyaka 3. Noterliği 24269 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, inceleme yaptırılmaktan kaçınıldığı ve mali müşavirin bürosunda bulunmadığı, incelemenin engellendiği ve bu hususun tutanakla da sabit olduğu belirtilerek, belirtilen hususlarda inceleme yapılmasına izin verilmesi bir kez daha şirketten talep edildiğini, tasfiye memurunun azline yönelik derdest dava bulunmaktayken şirketin tasfiyesinmin gerçekleştirildiğini, tüm bu nedenlerle tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden muaf tutulmasına dair hiçbir kanun hükmü bulunmadığından, tasfiyenin usulüne uygun şekilde tamamlanmaması, kendilerinin bilgi alma ve inceleme hakkının usulüne uygun şekilde kullandırılmaması, tasfiye memurunun azli talebi ile ikame edilen derdest dava bulunmakta iken tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle hükmün yargılama giderinin davacı yan üzerine bırakması ve tasfiye memurunun vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması şeklindeki kısmının istinafen incelenerek bozulması, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru aleyhine yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yanın davaya konu "Tasfiye Halinde .... A.Ş.'nin tasfiye sürecinden haberdar olduğunu, tasfiyenin bir an önce tamamlanması için ihtarname gönderdiklerini, tasfiye sürecinin bizzat veya vekilleri aracılığıyla katılım sağlayarak tasfiye karar alma ve sonuçlandırma sürecinde aktif olarak bulunduklarını, bu nedenle davacı yan huzurdaki davayı kötüneyetle ikame ettiklerini, şirketin tasfiye işlemlerine başlanılması kararı alınan 1.9.2020 tarihli olağanüstü genel kurulda dahi muris ...'in katılım sağladığını ve şirketin tasfiye kararı alınması ve şirkette var olan ortak paylarının ortaklara ödenmesine karar verilmiş ve hesaplanan tasfiye artığı miktar davacılar adına vekillerinin hesabına ödendiğini, ayrıca ...'in 24.3.2021 tarihinde vefatından sonra 29.11.2022 tarihinde gerçekleştirilen şirket 2021 yılı ve 2022 tasfiye sonu olağan genel kurul toplantısına işbu davanın davacıları olan ... varisleri - vekilleri aracılığıyla katılım sağlandığını, davacıların, şirketin ihyasını istemiş olmalarına rağmen 29.11.2022 tarihli genel kurul toplantısından önce Karşıyaka 3. Noterliğinden 18673 Yevmiye no ile 13.09.2022 t.de keşide ettikleri ihtarname ile "şirket hakkında tasfiye kararı alındığı halde neden tasfiyenin gerçekleşmediğinin bildirilmesi ile bir an önce tasfiyenin gerçekleştirilmesini" talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; şirketin İhyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, ...'nün Merkez ... sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ...A.Ş.'nin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1067 Esas sayılı davası ve bu davanın konusu ile sınırlı olmak üzere ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'nun atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına, şirketin ihyasına karar verildiği ve ek tasfiye memuru atandığının sicile tescil ve ilanına, ek tasfiye konusu işlemlerin ikmalinden sonra ek tasfiye memuru tarafından, başka bir karara gerek kalmaksızın şirketin sicilden terkin işlemlerinin yapılmasına karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-Davalı ...'nun istinaf itirazlarının incelenmesinde;
İhyası talep edilen Tasfiye Halinde ... A.Ş.'nin Merkez ... sicilinde kayıtlı olduğu, en son adresinin ... Mahl. .../... Sk No: .../... ... ... adresi olduğu, 01.09.2020 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ...'nun atanmasına karar verildiği, 29/11/2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin tamamlandığı ve 02.12.2022 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1067 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... ve ... tarafından, davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş. aleyhine açılan bilgi alma hakkının kullanılması talebine ilişkin olduğu, 26.12.2022 tarihinde açıldığı, yapılan duruşmada davalı şirketin ihyası konusunda dava açmak üzere davacılar vekiline süre verildiği ve derdest olduğu saptanmıştır.
Talep, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... A.Ş.'nin derdest olan İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1067 Esas sayılı davası yönünden ihyası talebine ilişkindir.
Tasfiye Halinde ... A.Ş.'nin 01.09.2020 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ...'nun seçildiği, tasfiye işlemlerinin tamamlandığı, böylelikle sicilden 02.12.2022 tarihinde silindiği, davacılar tarafından şirket aleyhine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1067 Esas sayılı davası ile şirketin belge ve kayıtlarının incelenmesi için 26.12.2022 tarihinde dava açıldığı, davanın devamının sağlanabilmesi, ihyası istenen şirketin söz konusu davada temsil edilebilmesi bakımından şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının ihya talebinde bulunmaya hukuki yararının olduğu ve ihya istemekte haklı olduğu kanaatine varılmakla, davalı ...' nın istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu, sadece yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı ...' nın sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğine yönelik olup, esasa yönelik bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır.
Somut olayda; ihyası istenilen şirketin 29/11/2022 tarihinde tasfiye sonu olağan genel kurul toplantısının yapıldığı, davacıların da toplantıda şirketin tasfiyesinin tamamlanması ve ticaret sicil kaydının silinmesi yönünde olumlu oy kullandıkları, şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi kararının oy birliğiyle alındığı, dolayısıyla davacıların ihya istemekte hukuki yararları bulunmakta ve ihya kararı verilebilirse de, davacılarında onay verdiği bir işlem nedeniyle davalı tasfiye memuru ...' ya yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesinin TMK' nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine de aykırı olacağı kanaatine varılmakla, mahkemece yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması ve davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 tarihli 2023/269 Esas - 2023/850 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a) Alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
b)Alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024