T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/57
KARAR NO: 2024/57
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2023
NUMARASI: 2023/199 Esas - 2023/800 Karar
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
BAM KARAR TARİHİ: 18/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/01/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarih ve 2023/199 Esas - 2023/800 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şirketi’nden olan işçilik alacaklarının tahsili amacıyla 25.11.2020 tarihinde Sakarya 5. İş Mahkemesi’nin 2020/617 Esas numaralı dosyası tanzim edildiğini, bu dosyada bilirkişi raporlarına göre, müvekkilinin, ... Şirketi'nden kıdem tazminatı, maaş/prim alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve Ulusal Bayram ve Genel Tatil alacağı bulunduğunu, bu davanın alacak davası ve derdest olduğunu, işçilik alacaklarına ilişkin dava devam ederken mahkeme tarafından ...’ne müzekkere yazıldığını, müzekkere cevabında davalı şirketin 18.08.2022 tarihi itibariyle tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memuru olarak ...’ün atandığının bildirdiğini, davalı şirketin 18.08.2022 tarihinde tasfiye sürecine girdiği ve 21.12.2022 tarihi itibariyle tasfiye sürecini tamamladığı ve ticaret sicilden terkin edildiğine ilişkin Ticaret Sicili Gazete ilanları dosyaya sunulduğunu, ticaret sicilden terkin edildiğinden taraf teşkilinin yeniden sağlanması amacıyla 23.02.2023 tarihli duruşmada, davalı şirketin ihyası yönünde dava açmak üzere süre verildiğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili amacıyla davanın davalı şirketin tasfiyesinden önce açıldığını, müvekkilinin alacağını elde etmesini engellemek amacıyla gerçekleştirildiğini belirterek bu nedenlerle şirketin ihyasını talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan Merkez-... sıra numarasına kayıtlı Tasfiye halinde ... Şirketi’nin 13.04.2015 tarihinde kuruluş ile tescil edildiğini, 11.08.2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’ün seçildiği, 19.12.2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme kaydının Ticaret Sicil memurluğunca silinmesine karar verildiği ve 21.12.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiği tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanunua uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memuru sorumlu olduğunu, dava TTK’nun m. 32’sinde dayalı bir dava olmadığını belirterek ...nün yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tasfiye Halinde ... Şirketi'nin 13.04.2015 tarihinde kuruluş ile ...'ne tescil edildiği, 11.08.2022 tarihi genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak müvekkili ...'ün seçildiği, 19.12.2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile ünvan ve işletme kaydının ...nca silinmesine karar verildiği ve 21.12.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak ünvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini ve Ticaret sicil kayıtlarında yer aldığı üzere tasfiye sürecinin ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde yürütüldüğü ve neticelendirildiği ilanların usulüne uygun olarak yapıldığını, tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü süreçte şirketin herhangi bir borcu olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "....davacının davasının kabulü ile söz konusu ...nün Merkez-... sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi ihyasına, yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına...." gerekçesiyle; "davacının davasının kabulü ile, ...nün Merkez-... sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi ihyasına karar verilmiş olmakla, bu şirketin ihyasına, 6102 sayılı TTK m.547/2 doğrultusunda davacının açmış olduğu Sakarya 5. İş Mahkemesinin 2020/617 Esas sayılı dosyasından dava ve bu uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere ek tasfiye için ticaret sicil kaydına tesciline, bu işlemin yerine getirilebilmesi için ek tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memuru olarak tasfiye memuru ...’ün atanmasına, kararın bir örneğinin ...ne gönderilmesine, ...ne kaydına ve ticaret sicil gazetesinde ilanına, tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra TTK m. 545’e göre şirketin sicilden silinmesine, bu konuda Ticaret Sicil Müdürlüğüne tasfiye memurunun başvuru yapmasına...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili (tasfiye memuru) aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul, yasa ve emsal yargı kararlarına aykırı olduğunu, eldeki ihya davasının; davacı yan tarafından taraflar arasında görülmekte olan Sakarya 5. İş Mahkemesi'nin 2020/617 E. sayılı işçilik alacağı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması için ikame edildiğini, ihya davasının devam eden başka bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla açılmış olmasının söz konusu davanın görülmesine müvekkilinin sebep olmadığını gösterdiğini, tasfiye halinde ... Şirketi'nin 13/04/2015 tarihinde kuruluş ile ...'ne tescil edildiğini, 11/08/2022 tarihi genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak müvekkili ...'ün seçildiğini, 19/12/2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile ünvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 21/12/2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak ünvan ve işletme kaydının sicilden silindiği ...'nün mahkemeye sunduğu belgeler ile sabit olduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olduğu şirketin tasfiyesinin hukuka uygun olarak tamamlanıp tescil ve ilan edilerek; şirketin ünvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde tasfiye sürecinin ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde yürütüldüğü ve neticelendirildiği, ilanların usulüne uygun olarak yapıldığının sabit olduğunu, tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü süreçte şirketin herhangi bir borcunun olmadığını, dolayısıyla tasfiye memuru olan müvekkilinin bu davanın açılmasında kusuru bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasının gerektiğini, müvekkil tasfiye memurunun davanın görülmesine haksız olarak neden olmadığının açık olduğunu, dolayısıyla yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılması gerekirken müvekkili aleyhine bırakılması ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle mahkeme kararının müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri yönünden ortadan kaldırılmasına, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2023/17606 E. sayılı icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan dava dışı şirketin derdest dava nedeniyle yeniden ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
Somut olayda; ihyası istenen ... Şirketi.’nin...ne 13.04.2015 tarihinde kurulduğu, 11.08.2022 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ...’ün seçildiği, 19.12.2022 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiği ve 21.12.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiği anlaşılmaktadır.
Davacının bu şirketin alacaklısı sıfatıyla dava açtığı, şirketin ihyasının istediği, şirket hakkında Sakarya 5. İş Mahkemesinin 2020/617 Esas sayılı dosyasıyla 25/11/2020 tarihinde dava açtığı dava devam ederken dava konusu şirket yetkili temsilcisi ve tasfiye memuru olan ... tarafından dava bilindiği halde İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.12.2022 tarihli tescil işlemi ile şirketi sicilden silindiği, mevcut durum itibariyle şirketin ihyasında davacının hukuki yararının bulunduğu sabittir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davalı ... vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarih ve 2023/199 Esas - 2023/800 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL'nin davalı ...' ten alınarak Hazineye gelir kaydına
3-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/01/2024