T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/46
KARAR NO: 2024/74
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/04/2018 (Dava) - 04/10/2022 (Karar)
NUMARASI: 2018/501 Esas - 2022/785 Karar
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)
BAM KARAR TARİHİ: 24/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/01/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/501 Esas-2022/785 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 08.01.2018 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonla orta refüj başlangıcından "U" dönüşü yapmak istediği sırada, aracının araka sol köşe kısımlarıyla aynı istikametten gelip seyir halinde bulunan davadışı... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...’in yaralanarak sakat kaldığını, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ile ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, olayla ilgili olarak halen Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/789 sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığını, ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalılardan ... Sigorta tarafından yapıldığını, kazayı yapan diğer ... plakalı aracın malikinin ruhsatta ... Başkanlığı olarak göründüğünü, fakat değişen Büyükşehir Belediye yasası ile ... Belediyesi kapatılarak ... Başkanlığı’na devredildiğini ve yeni malikin ... Başkanlığı olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi tazminat zararından sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketine yazılı olarak müracaat edildiğini, 01.03.2018 tarihinde tebliğ edilip hasar dosyası açıldığını, fakat herhangi ödeme yapılmadığını, davalarının belirsiz alacak davası olduğunu, müvekkilinin gerçek zararı belli olduğunda eksik harcın ikmal edileceğini, davalı sigorta şirketinden sadece poliçe limiti dahilinde maddi tazminat (kalıcı iş görmezlik, geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri) talepleri bulunduğunu, müvekkilinin kazadan sonra ameliyat olduğunu, bacaklarına platin takıldığını, tedavisinin devam ettiğini, tekrar eski sağlığına kavuşamayacağını, derin üzüntü ve ızdırap çektiğini, müvekkilinin iyileşme sürecinde çalışamadığı dönemlerde başkasının bakımına muhtaç kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak ve şimdilik kaydıyla, müvekkili için 25,00 TL bakıcı gideri, 25,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 950,00 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... Başkanlığı'ndan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, diğer davalı ... Sigorta AŞ’den poliçe limiti dahilinde olmak üzere müracaat tarihi olan 01.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 60,000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Başkanlığından 08.01.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile talebini; 229.290,69-TL kalıcı işgöremezlik, 9.672,16-TL geçici işgöremezlik ve 2.029,50-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 240.992,35-TL'ye çıkarttığı anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev ve yetki yönünden itirazlarının olduğunu, ... Belediyesi hakkında açılan davanın tefrikine karar verilmesini, müvekkili açısından talep haksız fiilden kaynaklandığı için mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, haksız fiil Köprübaşı ilçe sınırlarında gerçekleşmiş olduğu için de Salihli Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu, ... Belediyesi'nin mülkiyetinde olan ... plakalı aracın, sürücü ...'nın sevk ve idaresinde iken ... plakalı araçla çarpıştığını, kusuun tamamen ... plakalı aracın sürücüsü olan...'ya ait olduğunu, kaza sonucu aracın ön yolcu koltuğunda oturan davacının yaralandığını, meydana gelen bu yaralanmadan, önünde seyretmekte olan kamyonu görmesine rağmen en sağ şeritten seyrini sürdürmemesi, sesle veya ışıkla uyarıda bulunmaması, zamanında zararlı sonucu önleyebilecek etkili fren ve direksiyon önlemi almaması, yola gerekli dikkati vermemesi, hız limitinin üstünde seyretmesi, takip mesafesini korumaması gibi sebeplerle ... plakalı aracın sürücüsü...’nın sorumlu olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemeleriyle de bunun görüleceğini, müvekkilinin ise sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline ait aracın kaza sırasında ZMM sigortasının bulunmadığını, bu nedenle davacının ... na başvurup başvurmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini, yine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, davacının fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ile ilgili davadan önce müvekkili sigorta şirketine müracaat edildiğini ve hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat verilen ... plakalı aracın hasar dosyasının incelemesinin sonuçlandırılamadığını, ancak davacı tarafın neticeyi beklemeden kötü niyetli olarak davayı açtığını, poliçeden dolayı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur oranının hesaplanması gerektiğini, dava açmadan önce müvekkili şirkete başvuran ancak evrakları tamamlamayarak davanın açılmasına ve uzamasına sebep olan davacının, dava kabul edilse dahi yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI:
Mahkemece, "...Somut olayda davacının dava açmadan önce sigorta şirketlerinden herhangi birisine başvurduğuna dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bundan dolayı davalı sigorta şirketinin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren başlayacağı,....tüm dosya kapsamı incelendiğinde; kazaya karışan sürücü...'nın olayda %20 kusurlu olduğu, sürücü ...'nın da %80 kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusurunun olmadığı, davacının cismani zararının belirlenmesi için alınan 14/08/2020 tarihli ATK raporu ile kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan yönetmelik hükümlerince maluliyet oranının belirlendiği, daha sonrasında ise 15/07/2022 tarihli aktüerya hesap raporu ile birlikte maluliyetin karşılığında talep edilen tazminatların parasal miktarının tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin ve işleten belediyenin iç ilişkideki sorumluluk miktarları davacının istemini sınırlamaksızın maddi tazminat isteminden sorumlu oldukları, sürücü kusurları, davacı maluliyeti ve sosyal ekonomik durumu nazara alınarak davalı işleten belediyenin sorumlu olduğu manevi tazminat istemine ilişkin, ayrıca herhangi bir müterafik kusur indirimi yapılmaksızın ve maddi tazminat istemlerini ilişkin müteselsil müşterek sorumluluk hükümleri gereğince hüküm kurulmakla; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 229.290,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.672,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.029,50 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 240.992,35 maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş.'den ve ... Başkanlığı’ndan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Başkanlığı’ ndan kaza tarihi olan 08.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Takdir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, müvekkilinin ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olmadığını, müvekkilinin bir nebze olsun acılarını dindireceğini, davanın kısmen kabulü sonrası karşı taraf vekiline 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, tahsil amacı ile icraya konulan ilam sonrası müvekkilinin doğrudan 15.000,00 TL borçlandığını, faiz, masraf, tahsil harcı ve icra vekalet ücreti dahil edilince müvekkilinin daha da mağdur olduğunu, adalete olan inancının sarsıldığını, bu mağduriyetin önlenmesi için davalarının manevi tazminat konusunda tam kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, maddi tazminata hükmedilen faiz başlangıç tarihlerinin de yanlış olduğunu, davalı ... Başkanlığı yönünden kaza tarihi itibariyle faiz başlangıç tarihi olması gerektiğini, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise faiz başlangıç tarihinin sigortaya müracaat tarihinden itibaren başlaması gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DAVALI ... SİGORTA AŞ. VEKİLİ TARAFINDAN; "...Dosyadaki aktüerya hesapları arasında çelişki bulunması sebebiyle itirazlarının yasal süresi içerisinde 21/07/2022 tarihinde dosyaya sunulduğunu, ıslah dilekçesine de itiraz yapıldığını, ancak dosyaya kendilerine tebliğ edilmeyen 19.07.2022 tarihli ... bilirkişisi tarafından hazırlanan ve sisteme uzman görüşü raporu olarak kaydedilen rapora göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 229.290,69 TL, geçici iş göremezlik zararının 9.672,16 TL ve bakıcı giderinin 2.029,50 TL olduğu kanaati bildirildiğini, gerek aynı bilirkişinin kendi raporları arasındaki çelişki açısından gerekse de ilk alınan bilirkişi raporu ile arasında oldukça büyük bir fark bulunması sebebiyle, tebliğ de edilmeyen rapora itiraz edilemediği gibi bu çelişkiyi mahkemenin de re'sen gidermesi gerekirken gidermediğini, kaldı ki, mahkemenin gerekçeli kararında da 19.07.2022 tarihli uzman görüşü raporundan hiç bahsedilmediğini, bu rapordaki hesaplamaların sadece hüküm kısmında olduğunu, Yargıtay'ın pek çok kararında da raporlar arası çelişkinin giderilmesi gerekliliğine değinildiğini, ayrıca alınan bilirkişi raporuna göre, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusur oranının %20 olduğunun kabul edildiğini, bu durumda kararda belirtilen şekilde diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen tüm hasardan sorumluluklarının bulunmadığını, sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında sorumluluğu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri yönünden sona erdiği, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan talep edilmesi gerektiğini, hesaplama yapılırken müvekkili sigorta şirketinin düzenlediği poliçenin yeni genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden önce mi sonra mı düzenlendiğine bakılması gerektiğini, dava konusu poliçenin müvekkili şirket tarafından 31.08.2017 tarihinde düzenlendiğini, hesaplamanın TRH 2010 Ulusal Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, ancak mahkemece esas alınan raporda yapılan hesaplama TRH 2010 Ulusal Yaşam Tablosu ve %10 artırım - %10 iskonto uygulanarak yapılmış olup, bunun hakka ve hukuka aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DAVALI ... BAŞKANLIĞI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Kusurun tamamen ... plakalı aracın sürücüsü olan...'ya ait olduğunu, sürücü ...'nın,...'ya ait aracın kendisine arkadan çarptığını fark ettiğini, mahkemenin gerekçesinde ise müvekkiline ait kamyonun sağ şeritten sol gerisini kontrol etmeden dikkatsizce sola yönelerek kazaya sebebiyet verdiğinden bahsedildiğini, keşif yapılmadan sadece dosyaya sunulan evraklarla meydana gelen kazaya ilişkin kusur hesaplamasına gidildiğini, müvekkiline ait kamyon şerit değiştirmeye başladığında davalının içinde bulunduğu aracın hız sınırının çok üstünde seyir ettiğini ve muhtemelen kamyonu geçebileceğini düşünerek hızını düşürmeden yoluna devam etmek istediğini, ancak sonrasında ani firen yaparak kamyona arkadan çarptığını, gerekçede belirtildiği şekilde bir çarpışma meydana gelmiş olsa kamyonun yolu yan şekilde ortalaması ve diğer davalıya ait aracın kamyonun yan kısmına çarpmasının bekleneceğini, meydana gelen yaralanmadan, önünde seyretmekte olan kamyonu görmesine rağmen en sağ şeritten seyrini sürdürmemesi, sesle veya ışıkla uyarıda bulunmaması, zamanında zararlı sonucu önleyebilecek etkili fren ve direksiyon önlemi almaması, yola gerekli dikkati vermemesi, hız limitinin üstünde seyretmesi, takip mesafesini korumaması gibi sebeplerle ... plakalı aracın sürücüsü...’nın sorumlu olduğunu, dosyadaki aktüerya hesaplarının arasında çelişki bulunması sebebiyle de bu eksikliklerin giderilmesi için itiraz edildiğini, ancak bu eksiklikler giderilmeden davacı tarafça ıslah dilekçesi sunulduğunu ve mahkemece dosyanın karara çıkarıldığını, davacı lehine manevi tazminata da hükmedilmiş olup bu tutarın yüksek olduğunu, davacı tarafın olay sonrasında tedavi gördüğünü ve günlük hayatını sağlıklı bir şekilde devam ettirdiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı tüm taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kaza tespit tutanağına, ceza dosyasından alınan kusur raporuna, aynı kazaya dair davadışı sürücünün açtığı dava olan Salihli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/83 E. sayılı dosyasından alınan ATK (İstanbul)Trafik İhtisas Dairesi raporuna ve işbu mahkemece alınan ATK (Ankara) Trafik İhtisas Dairesi ve ATK (Ankara) Trafik İhtisas Dairesi Üst Kurulu raporlarına göre, kazanın meydana gelmesinde davacının içinde yolcu olduğu aracın (...) sürücüsünün tali, davalı belediyenin işleteni olduğu araç (...) sürücüsünün ise asli kusurlu olduğu belirlenmiş olup, bu hususta dosyada bir çelişki bulunmamasına, raporların birbirleriyle uyumlu bulunmasına, mahkemece alınan raporda kusur oranlarının %20-%80 olarak belirlenmiş olmasına ve davacının yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde zaten bir kusur oranı bulunmamasına, kusur oranlarının davalılar arasındaki iç ilişkiye ilişkin olmasına göre, mahkemece tüm tazminat tutarı üzerinden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, aksi yöndeki itirazların reddi gerekmiştir.
Yine, yasal mevzuat ve yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin de sorumlu olmasına, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant usulüne göre tazminat hesaplanmasının da yerinde olmasına göre, bu yöndeki itirazların da kabulü mümkün görülmemiştir.
Bununla birlikte; mahkemece ilk hesap uzmanı bilirkişiden (...) alınan bilirkişi raporunun ve itiraz üzerine 2.aktüer bilirkişi ...'dan alınan kök raporun (tebliğ zarfında 07.07.2022 olarak belirtilerek) taraflara tebliğ edildiği, ancak dosya içerisindeki son aktüer raporu olan, aynı bilirkişinin 15.07.2022 tarihli ek aktüer raporunun (Uyapta "uzman görüşü" olarak kayıtlı) taraflara tebliğ edilmediği ve mahkemece duruşma zaptına dahi geçirilmediği anlaşılmakta olup, davalı tarafça istinafa da getirilen bu husus savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde görülmüştür. Bu nedenle, davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf itirazlarının kabulü ile, kararın öncelikle bu nedenden dolayı kaldırılması gerekmiştir.
Ayrıca, kazaya dair trafik sigortası bulunmayan davalı belediyeye ait araç bakımından davacı tarafça ...na da başvurulmuş olduğu dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmakta olup, GH tarafından aynı kazaya dair davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığına dair -davalı belediye vekilinin bu husustaki açık talep ve beyanına rağmen- bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile tazminat hesaplanması da doğru olmamıştır.
Kabule göre de, davacı vekilinin faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğine dair itirazı yerinde olup, davalı "araç işleten" bakımından kaza tarihinden ve davalı "sigorta şirketi" bakımından ise -mahkeme gerekçesinde başvuru olmadığına dair gerekçenin aksine davalı sigorta şirketinin cevaplarında başvuru olduğuna dair beyanı ve açılan hasar dosyasını da göndermiş olduğu ve yine davacı tarafça başvuru ve sigorta cevabına dair evrakların sunulmuş olması da gözetilerek- sigortaya (2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca) rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu açık olup, bu sürelere göre temerrütün ve faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesi gerektiğinden, kararın bu yön itibariyle de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yine manevi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede de; davacının kazada yolcu konumunda olup, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamasına, kaza tarihine, davacının %13 maluliyet oranına, iyileşme süresinin 6 ay sürmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve tüm dosya kapsamına göre manevi tazminat tutarının bir miktar az olduğu kanaatine varılmıştır.
Müterafik ksuur bakımından re'sen yapılan değerlendirmede, davacının yaralanmasının niteliğine, kaza tespit tutanağına, ifadelere ve tüm dosya kapsamına göre davacı taraf aleyhine müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektirecek somut bir delil bulunmadığı görülmekle, mahkemece bu yönde indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf itirazlarının ise kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/501 Esas - 2022/785 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... Başkanlığı vekilinin sair istinaf itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
b-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan 4.713,25 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,
c-Davalı ... Başkanlığı tarafından yatırılan 4.715,00 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 24/01/2024