T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/177
KARAR NO: 2024/97
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/12/2023 ( Ek Karar)
NUMARASI: 2023/357 Esas - 2023/620 Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
BAM KARAR TARİHİ: 25/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/01/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2023 ek karar tarihli 2023/357 Esas - 2023/620 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından davacı müvekkillerine karşı Nazilli İcra Dairesi 2022/6742 Esas No'lu dosya ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile (örnek- 10) takip başlatıldığını ve müvekkiline 08.11.2022 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, Söz konusu takip çeşidine karşı itiraz yalnızca kanunda sayılı sınırlı belli belgelerle yapılabildiğinden ve yapılsa dahi itiraz söz konusu takibi durdurmadığından borçlu olmadıklarının tespitini istemekte hukuki menfaatleri mevcut olan davacılar lehine işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, Takibe konu edilen senetin davacıların ailesi için kiraladığı evin bir yıllık kira bedeline karşılık teminat olarak alındığını, müştekilerin babası kiracı ... adına yapılan kontrattan bir gün sonra 16.08.2022 tarihinde imzalandığını, bedel olarak da kontratta da açıkça gösterilen bir yıllık kira bedeline (11.400,00 TL) karşılık geldiğini, Gerek tarihler gerekse bedel göz önüne alındığında senedin kira bedelinin teminatı oluşu ile arasındaki illiyetin aşikar olduğunu, davalının apartmanından çıkarken ödemiş oldukları ve ödemelere ilişkin dilekçe ekinde sunulacak olan dekontları bulunan kiralara ilişkin teminat niteliğindeki senet, borç olmamasına rağmen isteyen müştekilere şüphelice kötüniyetle geri teslim edildiğini, Daha sonra da belirtilen icra takibine konu edildiğini, senedin ilk halinde ödeme tarihi yazmamasına rağmen icraya konulacağı zaman gelen icra takibinin ekinde görüldüğünde davacılarca fark edildiğini senet üzerinde oynama yapılarak ödeme tarihi teminat vasfından bağımsız ve farklı olarak, başkalarını aldatıp haksız ve mükerrer tahsile sebebiyet verilecek şekilde düzenleme tarihinden 4 ay sonraya tekabül edecek bir tarih atılarak icraya koyulduğunu, bir yıllık kira bedelinin teminatı olan ve o bedele tekabül eden senedin vade tarihi olsa olsa 16.08.2019 tarihinde düzenlendiği üzere 16.09.2020 olabilecekken; haksız ve kötüniyetle tahrifat yapılarak 15.01.2020 olarak doldurulduğunu belirterek davacıların borçlu olmadıklarının tespitini ve bahse konu takibin iptalini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle görev itirazında bulunduğunu, arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise davacı vekilinin iddialarını yazılı belgeye dayandırmadığını, davacı tarafın senedin imzalandığı gün üzerinde ödeme tarihinin yazılmayarak boş bırakıldığını, ancak icraya konulacağı sırada senet üzerinde tahrifat yapılarak düzenleme tarihinden 4 ay sonrası için bir ödeme tarihi yazılarak icraya konulduğu yönündeki beyanlarını kabul etmediklerini, senedin vade tarihinin imzalandığı anda yazılı olmaması senedin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını, açık bono düzenlenmesinin yasaya aykırı olmadığından tanzim tarihi boş olarak imzalanan senedin tanzim tarihinin sonradan yazılmasın mümkün olduğunu, yazılan tanzim tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun ise ancak yazılı belgeyle kanıtlanabileceğini, davaya konu senedin müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla icraya konulduğunu, mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın senedin kira kontratı düzenlenirken bir senelik kira bedeline karşılık olmak üzere düzenlenen bir teminat senedi olduğunu ileri sürmüşse de bu iddialarını destekleyecek yazılı belge sunmadıklarını, kira kontratında bu durumun yazılı olmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "... davalı vekilinin, Mahkememizden verilen 31/10/2023 tarih 2023/357 esas 2023/620 sayılı kararın kesinlik sınırı altında kalması sebebiyle, davacılar vekilinin mahkememiz kararına karşı yapmış olduğu 08/12/2023 tarihli istinaf başvurusunun reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu senet bedeli olarak kontratta da açıkça gösterilen bir yıllık kira bedeline (11.400,00 TL) karşılık geldiğini, gerek tarihler gerekse bedel göz önüne alındığında senedin kira bedelinin teminatı oluşu ile arasındaki illiyetin aşikar olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan delillerde de görüleceği üzere senedin imzalandığı gün çekilen resminde, arkada kira kontratının da görüldüğünü, daha önce aralarında hiçbir bağ bulunmayan, bağ olduğunu gösterir hiçbir emare de olmayan taraflar arasında tek bağlantının işbu bahse konu kira kontratı olduğunun açık olduğunu, ayrıca kira kontratı yapılır yapılmaz (kabul anlamına gelmemekle birlikte) davalının daha önce tanımadığı kişilerle borç ilişkisi kurması, bu borç ilişkisinin bedelinin de kuruşu kuruşuna bir yıllık kira bedeline denk gelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kira ilişkisinin, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri neticesinde sona erdiğinde ödemelerin yapıldığına ilişkin dekontların da dosyada mevcut olan senedin müvekkilleri tarafından istenmişse de, davalı tarafından geri teslim edilmediğini ve mükerrer tahsile sebebiyet verecek şekilde kötüniyetli olarak gerçeğe aykırı şekilde doldurularak bahsi geçen takibe konu edildiğini, bu hususta da Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunulduğunu, 2023/13121 Soruşturma No'lu dosyada soruşturma sürecinin devam ettiğini, bedel, tarih, dosyada mevcut fotoğraf ve yukarıda değinilen diğer hususlar dikkate alındığında senedin istinaf başvurusuna konu "davanın reddi" kararının eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiğini, yüzeysel bir gerekçeye dayandığını, bu şekilde düzenlemelerin dar yorumlanmış hali ile hüküm kurulmasının, hukukun temel amacına ve gerçeğin ortaya çıkarılması prensibine, dolayısı ile hakkaniyete de aykırı olduğunun açıkça ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle hukuka, usule ve hakkaniyete aykırı istinaf başvurusunun reddi kararının kaldırılarak esas incelemesine geçilmesini, bu doğrultuda yüzeysel bir gerekçe ile eksik inceleme ve araştırma neticesinde, öze inmeksizin dar yorum ile hukukun temel amacına aykırı şekilde tesis edilen davanın reddi kararının bozularak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Mahkemece; 08/12/2023 tarihli istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, karar tarihi itibariyle 2003 yılında kesinlik sınırının 17.830,00 TL olması ve dava değerinin 16.018,56 TL olup,,, kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak davacılar vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2023 tarihli ve 2023/357 Esas - 2023/620 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60-TL maktu istinaf karar harcının peşin alınan toplam 539,70-TL harçtan mahsubu ile kalan 112,10-TL'nin ve fazla alınan 738,00 TL istinaf başvuru harcının kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacılara iadesine, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024