T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/44
KARAR NO: 2024/713
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/08/2018 (Dava) - 05/10/2021 (Karar)
NUMARASI: 2018/892 Esas - 2021/729 Karar
DAVA: Rücuen Tazminat
BAM KARAR TARİHİ: 02/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 02/05/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2021 tarihli 2018/892 Esas ve 2021/729 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde 22.08.2017/2018 tarihleri arasında ... sayılı Z.M.S.(Trafık) poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın 03.09.2017 günü dava dışı alkollü sürücü ... sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarparak küçük çocuk iki yaşında ...'nün ölümüne ve aracında pert olacak şekilde hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası Dikili Trafik Tim.Komutanlığı görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün şeride tecavüz etme ve yasal sınırın üzerinde alkollü olması nedeniyle asli kusurlu tespit edildiğini, dava dışı sürücü ... hakkında Bergama Ağır Ceza Mahkemesi 2018/1 sayılı dosyasında 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verildiğini, kaza sonrası oluşturulan hasar dosyaları ile aktüerya hesabı yapılarak müteveffa ...'nin mirasçılarına trafik poliçesi kapsamında 04.12.2017 ve 12.04.2018 tarihinde destekten yoksun kalma tazminatı ödemeleri yapıldığını, hasar gören araç 11.500-TL kabul edilerek tazminat ödemesi kararlaştırıldığını, 1.500-TL hurdası kabul edilip ancak devir gerçekleşene kadar zaman geçmesi nedeniyle 1.500 yerine 1.099-TL olarak sovtaj değerlendirildiğini, şirket zararının 401-TL ... tarafından şirkete iade edildiğini, bu haliyle 10.401-TL ödeyen şirketin 401-TL kısmı iade almakla, 10.000 -TL tazminat ödemesi yaptığını, araç zararından ayrı ölen küçük çocuk için babası ... ve annesi ... vekili Av. ...'ya destekten yoksun kalma tazminatı kapsamında 90.646,00-TL ödendiğini, bu haliyle toplam ödemenin 101.047-TL olduğunu, iade tahsilat 401-TL ile netice zararın 100.646-TL olduğunu bu tutarın dava değeri olduğunu, ayrıca kazada çocuklarını kaybeden mağdurlar müvekkili şirket aleyhine Dikili Asliye Hukuk mahkemesi 2018/265E. sayılı dosyadan yapılan ödemeyi eksik bularak dava ikame etmiş olduklarını, buradan da bir bedel ödenmesi durumunda davalıya karşı talep ve rücuen dava haklarının saklı tutulduğunu, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana geldiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.646,00-TL tazminatın fiili ödeme tarihlerine göre 10.000,00-TL kısmına 04.12.2017 tarihinden 90.646,00-TL kısmına 12.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tahditli plakalardan S plaka almak istediğini ve bu alım için 02.05.2014 tarihinde İzmir'de S plaka alım- satım- kiralama işleri ile ilgilenen ... ile görüşerek ona vekaletname verdiğini, müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden tahsis belgesini 14.05.2014 tarihinde çıkardığını ve 20.05.2014 tarihinde ... plaka sahibi olduğunu ve aracı kiraya vermek istediğini, dava dışı ...nin müvekkiline vekaleten dava dışı ... ile 25.05.2014-25.03.2018 tarihleri arasında 46 aylık S plaka kira sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin 2014 yılından itibaren S plakalı araç ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmadığını, müvekkilinin ... plaka sayılı aracın 03.09.2017 tarihinde kazaya karıştığını işbu dava dilekçesi ile öğrendiğini, müvekkilinin aracını uzun süreli kiraladığı için işleten sıfatının ortadan kalkmış olduğunu, Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin 22.11.2017 tarihli kararına göre; malik aracı uzun süreli olarak bir başkasına devretmişse, araç üzerinde fiili hakimiyetinin ve ekonomik anlamda yararlanma imkanının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik anlamda yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin işleten sıfatı ortadan kalktığı için işleten sıfatına haiz olan dava dışı ...'ın davaya dahil edilmesi gerektiğini beyanla müvekkili yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...Davacı sigortanın kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...' nün ölümüne ilişkin anne -babasına destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin yapmış olduğu ödemeyi ve araç hasarına ilişkin ödemeyi davalıdan rücuen talep edebileceği, nitekim davalının, davacı sigorta ile aralarındaki ZMMS ne göre sigortalı aracın alkollü kullanılması nedeniyle karşı tarafın uğradığı zararların poliçe kapsamında olmayacağının açıkça düzenlendiği, bu nedenle mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirtilen ve davacı sigorta tarafından 3. Kişiye yapılanödemelerin davalıdan rücuen talep edilebileceği, her ne kadar davalı aracı başka birisine kiraladığını, sorumluluğunun olmadığını savunmuş ise de; kira sözleşmesinin taraflar arasındaki sigorta sözleşmesini ortadan kaldıramayacağı, davalının davacı sigortacısına karşı, sigortalı olarak poliçe kapsamında sorumluluğunun devam edeceği...'' gerekçesiyle; ''...DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 72.171,72 TL rücuen maddi tazminatın 62.171,72 TL sinin 12/04/2018 tarihinden itibaren, 10.000 TL sinin 04/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar en son bilirkişi ek raporunda ...'ye ilişkin maluliyet tazminatı hesabı da yapılmış ise de;dava dilekçesinde destekten yoksun kalma ve araç hasarının talep edildiği, ...'nün maluliyetine ilişkin yapılan ödemenin açıkça talep edilmediği, dolayısıyla buna ilişkin ödeme dava konusu olmadığından bu hususta değerlendirme yapılamayacağı tespiti ve yapılan %20 müterafik kusur indiriminin haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, gerekir ki gerekçeli kararda her ne kadar taraflarınca yalnızca destekten yoksun kalma tazminatı ve araç hasarının talep edildiği , maluliyet ödemesine ilişkin bir talepte bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de durumun böyle olmadığını, raporlarda bile çelişkili bulunmayan, kabul edilen taleplerinin her nasılsa karar aşamasında talep edilmemiş sayıldığını, dava dilekçesindeki hatanın sehven yapılmış olmasına karşılık asla baba ... için yapılan maluliyete ilişkin ödemenin talep edilmediği sonucunu doğurmayacağını, dava değerinin dava dilekçesinde açıkça 100.646,00 TL olarak belirtildiğini, ayrıca yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hâkimin davayı aydınlatma görevi” başlıklı 31.maddesine göre, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesinin amaçlandığını, düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerektiğini, çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkimin, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyeceğini, davayı aydınlatma ödevinin kapsamında vakıalar, talep sonucu, hukuki sebepler ile deliller bulunduğunu, Hâkimin aydınlatma ödevini mutlaka yerine getirmesi gerektiğini, ayrıca aydınlatma ödevinin yerine getirilmemesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle hâkimin, eksik, belirsiz veya çelişkili hususların giderilmesini talep etmeden, yargılamayı sonuçlandıramayacağını, ayrıca dava dışı ...'nün %20 oranında (ölüm yönünden) müterafik kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, alkollü olarak trafiğe çıkarak tüm yaşananlara sebep olan ve trafik güvenliğini tehlikeye atanın sürücü ... olduğunu, kararın bu yönüyle de hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı müvekkili plaka sahibi olup ... ile uzun süreli kira sözleşmesi yapması vesilesi ile işleten konumundan çıkmış olmakla ve kiralayanın çalışanı olan kişinin alkollü olması kaza ile illiyet bağını kesmekle davalı ... yönünden davanın reddi gerekmekteyken davanın ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dosya kapsamında dava dışı ...'nün %20 oranında (ölüm yönünden) müterafik kusurlu olduğunu kabulünün gerçeği yansıtmadığını, zira araç içinde mütevaffanın ön koltukta oturtulması ve araçta bebek koltuğunun olmaması gibi durumlar değerlendirildiğinde bu önlemler alınsaydı ölümün gerçekleşmeyeceği aşikarken sadece % 20 kusur oranı hesaplanması hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi raporundaki esas hesaplama kriterlerinin gerçeği yansıtmadığını, destekten yoksun kalanların sosyal ve ekonomik durumlarının incelenmesi gerekmekteyken karara esas teşkil etmeyen raporla karar alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılarak, davanın kusur ve illiyet bağı yönünden yeniden incelenerek reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta tarafından 3.kişiye yapılan tazminat ödemesinin alkollü araç kullanma hukuki sebebine dayalı olarak davalı sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davalı Vekilinin İstinaf İtirazlarının Değerlendirilmesinde;
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kaza tespit tutanağı, Bergama Ağır Ceza mahkemesinin 2018/1E.-2018/123K. sayılı dosyası kapsamında alınan 26/10/2017 tarihli trafik raporu ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen19/04/2018 tarihli raporu ile Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/265 esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 26/07/2019 tarihli rapor içeriklerinin dosya kapsamında alınan kusur raporu ile uyumlu olması;
hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun ve ek raporun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda %100 asli tam kusurlu olduğu, kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisi ile meydana geldiğinin anlaşıldığı; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuş, ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesindeki düzenlemeye göre diğer hallerin yanında alkollü olarak araç kullanmak da sigortacının sigortalısına rücu sebeplerinden olup, somut olayda, davacı sigorta şirketi, davalının uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ...'a kiraladığı sigortalı aracın ehliyetsiz sürücüsünün sevk ve idaresindeyken meydana gelen kaza nedeniyle zarar gören üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep etmekte olup, dosya içerisinde yer alan 22/08/2017 başlangıç tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine göre sigorta ettirenin davalı ... olduğu, davaya konu trafik kazasının 03/09/2017 tarihinde meydana geldiği, davacı sigorta şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına dayalı olarak ancak kendi akidi olan davalı ...'ya karşı rücu hakkını kullanabileceğinden davalının husumet ehliyetinin bulunduğu (Bknz. Aynı yönde Yargıtay 17. HD,18/02/2019 tarihli, 2016/6811E.- 2019/1637K.); yerleşik uygulamaya göre kazada tüm müterafik kusur nedenlerine istinaden ancak %20 oranında indirim yapılabileceği, bu nedenle dosya kapsamına göre yapılan tazminat ödemesinde müterafik kusur indirimi oranının %20 olarak belirlenmesine karşı yapılan itirazın yerinde olmadığı; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı Vekilinin İstinaf İtirazlarının Değerlendirilmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dosya kapsamına göre, dava dışı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, ancak 12.12.2015 doğumlu 2 yaşındaki kızı ...'nün, otomobilin arka koltuğunda emniyetli bir şekilde yolculuk etmesini sağlamamış olup, ön koltukta annesi ...'nün kucağında yolculuk etmesine müsaade etmiş olmakla, meydana gelen kazada kızının ölümüyle zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet vermiş olup ...'nün kızı ...'nün ölümünde %20 oranında müterafik kusurlu olduğu hususu yerleşik uygulamaya uygun olduğu, bilirkişi raporunda %10 müterafik kusur indirimi yapılması halinde bile hesaplanan tazminatın yapılan ödemeden daha yüksek olarak hesaplandığı, davacı sigorta şirketinin hak sahiplerine %10 müterafik kusur indirimi ile ödeme yapmış olması, mahkemece gerekçeli kararda müterafik kusur durumunun usulüne uygun olarak değerlendirilmiş olması nedeni ile davacının %20 müterafik kusur oranının kabul edilemeyeceği yönündeki itirazı yerinde olmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile araç hasar bedeli, destekten yoksun kalma tazminatı ölüm tazminatı olarak hak sahibine yapılan ödemelerin rücuen tahsilinin istendiği dava değerinin de bu ödemeler tutarında gösterildiği, alınan raporlarda da tüm talepler yönünden değerlendirme yapıldığı, son bilirkişi ek raporunda ...'ye ilişkin maluliyet tazminatı hesabı da yapılmış ise de, mahkemece gerekçeli kararda yalnızca destekten yoksun kalma tazminatı ve araç hasar bedelinin rücuen talep edildiği, maluliyet ödemesine ilişkin bir talepte bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, dava dilekçesinde harca esas değerin 100.646,00 TL olarak belirtildiğini, davanın bu değer üzerinden harçlandırıldığı, kazadan sonra oluşturulan hasar dosyaları ile aktüerya hesabı yapıldığı ve ZMMS Poliçe kapsamında müteveffa ...’nün mirasçılarına 04.12.2017 ve 12.04.2018 tarihlerinde 10.000 TL araç hasarı , 62.171,72 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 28.475,22 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan toplam ödeme miktarının 100.646,94 TL olup, dava dilekçesi ekinde yapılan ödemelere ilişkin (maluliyet tazminat ödemesi de dahil olmak üzere ) dekontların sunulduğunu, dava dilekçemizdeki hatanın sehven yapılmış olmasına karşılık asla baba ... için yapılan maluliyete ilişkin ödemenin talep edilmediği sonucunu doğurmayacağını, mahkemenin dava değerine göre HMK 31. Maddesi uyarınca göre talebi açıklattırması gerektiği yönünde itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacı vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olduğu, davacı vekilinin, harca esas dava değeri nazara alındığında dava dilekçesinde destek tazminatı ve işgöremezlik tazminatı toplamı olan ödemeyi talep ettiği ve buna ilişkin ayrı ayrı ödeme dekontlarının dilekçeye eklendiği ancak dilekçe içeriğinde her iki ödeme kalemi toplamı belirtilerek sehven destek tazminatı ödemesi olarak belirtildiği, dilekçe ekindeki sunmuş olduğu deliller ve ödeme belgeleri nazara alındığında davacının dava dışı hak sahiplerine ödemiş olduğu tazminatın toplamını rücu yolu ile talep ettiği dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, HMK 31. Maddesi uyarınca da dava değeri ve davacının dava dilekçesi yanında dayandığı deliller nazara alınarak davacının talebinin açıklattırılması gerektiği halde mahkemece bu yönde davacı vekiline ihtarda bulunmamış olması hatalı olmuş; dosya kapsamında alınan aktüer raporda dava dışı hak sahibi ...'nün yaralanması nedeni ile sürekli iş göremezlik zararının ödeme tarihindeki veriler ile 26.220,53 TL olarak hesaplandığı, davacı Sigorta Şirketinin ise 28.475,22 TL ödediği, bu durumda davacının 2.254,68 TL fazla ödeme yaptığı tespit edildiğinden davacının rücu edebileceği tutarın 26.220,53 TL olduğu anlaşılmakla; davacının bu yöne ilişkin itirazının kısmen kabulü ile belirtilen husus yargılamayı gerektirmediğinden kararın bu yönden kaldırılarak Dairemizce davacının dava dışı hak sahibine ödemiş olduğu 26.220,53 TL işgöremezlik tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2021 tarihli 2018/892 Esas ve 2021/729 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2021 tarihli 2018/892 Esas ve 2021/729 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"a)DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
Toplam 98.392,25 TL olarak tespit edilen, davacının rücu edebileceği kabul edilen maddi tazminatın; 62.171,72 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 26.220,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ödeme tarihi olan 12/04/2018 tarihinden itibaren; 10.000 TL araç hasar bedeli tazminatının ödeme tarihi olan 04/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b)Alınması gereken 6.721,17-TL harçtan peşin alınan 343,76-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 6.377,41 -TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
c)Davacı tarafından yatırılan 343,76-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç)Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınıp bir kısım yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak iş bu dosyada yapılan toplam 2.663,90-TL yargılama giderinden 2.604,24-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın reddedilen bölümü üzerinden hesaplanan 2.253,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f) Kararın kesinleşmesi halinde, kalan gider avansının resen ilgili taraflara iadesine,"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a-İstinaf başvurusu sırasında davacıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
b-Davalıdan alınması gereken 4.930,05-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.870,75-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
c-Davacı tarafça yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 54,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 173,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
e-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/05/2024