T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1149
KARAR NO: 2024/1221
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/10/2016 (Dava) - 23/11/2021 (Karar)
NUMARASI: 2016/1226 Esas - 2021/957 Karar
DAVA: Tazminat
BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/1123 ESAS, 2019/827 KARAR SAYILI DOSYASI;
DAVA: Tazminat
BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/523 ESAS, 2021/664 KARAR SAYILI DOSYASI;
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ: 12/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 12/09/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarih ve 2016/1226 Esas - 2021/957 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının İStanbul Büyükşehir sınırları içerisinde kalan Küçükçekmece ilçesinde gerçekleştiğini davalı taraflardan sigorta şirketinin tacir olmasından dolayı davayı görev yönünden ticaret mahkemesinde açtıklarını, zarar gören davacıların tamamının yerleim yeri mahkemesinin İzmir'de olması nedeniyle davayı yetki yönünden İzmir mahkemelerinde açtıklarını, 26/10/2013 günü saat: 22:55' sıralarında davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla İstanbul Küçükçekmece halkalı Merkez Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Bulvarı'nı takiben gümrük istikametine doğru seyreden aracının ön sol kısmıyla yoldan karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkil ...'in oğlu ...'ya çarpması sonucu ölümle sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiğini, davalı ..., Halkalı Merkez Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Bulvarı'dnda karşıdan karşıya geçmeye çalışan mü mütevvefa ...'ya şehir içinde sokak lambalarının yandığı gümrükleme mahallinde bulunan bir yolda ve yolun iki tarafında da tırların dizili olduğu saatlerde hız kurallarına uymaması ve bunun sonucunda yeteri kadar fren yapmamasıyla yavaşlayamaması sonucu çarptığını ve müteveffanın ölümüne sebep olduğunu, şehir içinde bir yolda kırk metre uzaklıkta duramayacak kadar davalı ...'in sevk ve idare etmediğini, kendi ifadesinde de belirttiği üzere kaza anında yapmakta olduğu hızla hız limitini aştığını, dolayısıyla hızını yavaşlatacak zamanı bulamadığını, Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/40 Esas, 2016/270 Karar sayılı dosyanın bilirkişi raporunda da sabit olduğu üzere ani frenden kaynaklanan hiçbir lastik izine rastlanmadığını, davalı ...'in araç kullanırken trafik kurallarına uygun olmayan bir şekilde tedbirsizce hareket ettiğini, mütevefaaya çarptıktan ancak 40 metre sonra aracını durdurabildiğini, müteveffanın vefatından sonra evin giderleri çin yolladığı paranın kesilmesinden dolayı ..., ... ve ...'nun evin temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandıklarını, dolayısıyla müteveffanın ilk eşinden olma ...'nun ciddi miktarda zarara uğradığını, trafik kazasından sonra ...'e SGK tarafından maaş bağlandığını, verilecek tazminat miktarından bunun mahsubunu istediklerini, müteveffanın profesyonel bir uluslararası tır şoförü olup bir ay içinde 3-4 defa yurt dışına gidip geldiğini, müteveffanın ani vefatından kaynaklı ...'in ağır rahatsızlıklar geçirdiğini ve psikolojisinin bozulduğunu, sigorta şirketinin hiçbir ödemede bulunmadığını, sigorta şirketinin yapmadığı ödemenin, fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydıyla hiçbir ödeme yapılmadığı da dikkate alınarak maddi tazminat hesabında ihbar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, müvekkillerin uğradıkları maddi zarar ve duydukları manevi ızdıraptan dolayı davalı tarafların malvarlığına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerin davayı kazansalar bile davalı tarafından kazaya karışan aracın satılma ihtimalinin bulunması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının şartları gereğince davalı ...'e ait ... plakalı aracına davanın kesinleşmeseni kadar üçüncü kişilere satışının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, maddi tazminat taleplerinde fazlaya dair hakarın saklı kalmak kaydıyla anılan nedenlerden dolayı davalı ... açısından kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi açısından ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/523 esas, 2021/664 karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalılardan ...'e ait kazaya karışan aracın diğer davalı ... Sigorta AŞ tarafından kasko yapıldığını ve bu kasko poliçesi içerisinde manevi tazminata ilişkin klozun bulunduğunu davanın safahatı esnasında ...'in vekili aracılığıyla mahkemeye bildirildiğini, bu nedenle daha önce böyle bir kasko poliçesinin olduğunu bilmediklerini, böyle bir sigorta şirketininde manevi tazminattan sorumlu olduğunu bilmediklerini, bu nedenle bahse konu davalı ... Sigorta AŞ. 'nin hem manevi tazminattan hem de maddi tazminattan sorumlu olması nedeniyle sigorta şirketinin kazadan haberi olduğu tarihten itibaren, davalı ...'inde ve kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için iş bu davanın açıldığını beyan etmiştir.
Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1123 esas, 2019/827 karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...'in eşi ...'nun 26/10/2013 tarihinde saat 22:30'da davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan ...'ya çarpması neticesinde ...'nun vefat ettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan 69685126 nolu ... Poliçesinde 250.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere manevi tazminat karşılama klozu bulunduğundan iş bu davada manevii tazminat sorumlusu olarak davalı ... Sigorta şirketini taraf olarak gösterdiklerini, diğer davalı ... Sigorta şirketinin ise ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde 45399709 poliçe numarası ile maluliyet halinde 250.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapmış olması ve bu nedenle davacı müvekkilinin uğramış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı sorumlusu olduğunu, Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/40 Esas 2016/286 Karar sayılı dosyasına sunulan 27/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'in tali kusurlu, mütevaffa yaya ...'nun asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin yaptığı kovuşturma neticesinde davalı ...'e taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan mahkumiyet hükmü verilerek kararın kesinleştiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ileride arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL cenaze-defin gideri ve 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... plakalı aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkili adına 50.000,00 TL manevi tazminatın ... plakalı aracın kaza tarihinde ... Poliçesi bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. İle ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm altına alınacak tüm tazminatlara kaza tarihi olan 26/10/2013 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin, ... plakalı aracı, 19.07.2013-19.07.2014 tarihleri arasında bir yıl süreyle, Trafik Poliçesi ile sigortaladığını, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında bedeni zararlarda (ölüm/sakatlık) azami 250.000-TL ile sınırlı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, çocuklar için yapılacak destek tazminatı hesabında yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar, yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatının hesaplanması gerektiğini, davacılardan müteveffanın ilk evliliğinden olma oğlu ...'nun kazanın meydana geldiği tarih itibariyle 22 yaşında olduğunu, askerliğini yapmış olduğunu ve öğrenim hayatına devam etmediğini, bu nedenle davacılardan ...’nun taleplerinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, SGK tarafından müvekkili şirkete rücu davası açıldığını, bağlanan gelirin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kazadaki kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti ve yapılacak tazminat hesabında kusur oranı doğrultusunda gerekli mahsubun yapılması gerektiğini, kasko sigorta poliçesi kapsamında karşılanabilecek herhangi bir talep bulunmadığını, davaya konu zararın, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe limitlerini aşması durumunda, ihtiyari mali mesuliyet sigortası dayanak gösterilerek söz konusu zararın tazmini için müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceğini, açıkladığı nedenlerle dosyanın yetkili olan İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini, müterafik kusurun tazminattan düşülmesini, kasko sigorta poliçesinin başlangıçtan iptal edilmiş olması sebebiyle işbu poliçeye istinaden yapılan taleplerin her durumda reddini, ihbar tarihinden itibaren faiz talebinin reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının manevi tazminat yönünden davanın reddine, müvekkili şirket davanın ihbar edileni konumunda olduğundan haklarında hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1123 esas, 2019/827 karar sayılı dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 Sayılı Torba Yasa kapsamında, trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin, zararlarının tazmini için öncelikle sigorta şirketine başvurmaları mecburiyeti getirildiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, ayrıca gerekli yeni bir belgenin talep edilmesi halinde, sigortacının ödeme süresinin yeni belgenin ibraz edildiği tarihte yeniden başladığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 24.07.2013 - 24.07.2014 tarihleri arasında 69685126 numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminat limitlerinin 250.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, konusu ve tarafları aynı olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1226 E. Sayılı dosyası ile huzurda ikame edilen davanın birleştirilmesi gerektiğini, davacıların manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz talebinin haksız olduğunu, davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, ayrıca müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından müvekkili şirketin yargılama masrafları faiz ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan davanın, davacı yanın dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmediğinden öncelikle usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1123 esas, 2019/827 karar sayılı dosyasında davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müteveffa açısından destekten yoksun kalma tazminatı talep eden imam nikahlı olduğunu iddia eden davacının müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olması nedeni ile öncelikle davacı yan tarafından müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hesapların aktüeryal metotlarla yapılması gerektiğinden bilirkişi incelemesinin hazineye kayıtlı aktüerler aracılığı ile yapılması istediklerini, davacı yanın müteveffanın gelir durumu somut belgelerle ispat etmesi gerekip gelir durumuna ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücret esas alınarak ve müteveffanın anne babasının sağ olup olmadığının tespiti ile sağ olması halinde anne babasına da destek payı ayrılarak hesaplama yapılarak davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini,ayrıca müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğinden faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek esasa ilişkin itirazları kapsamında davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1123 esas, 2019/827 karar sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yerde yol aydınlatma direklerinin olmasına rağmen çalışmadığı , trafik kurallarına istinaden tabelaların bulunmadığı ve yaya geçişinin sağlanabilmesi için bir önlemin alınmadığını,bahsi geçen mevkiinin sadece araç geçişlerinin sağlandığı bir yer olduğunu, kazanın gerçekleştiği saat nazara alındığında o saatte kimsenin yaya olarak yolda olmayacağını ve bilhakis yayalara geçiş hakkının olmadığı bir yerde mütevaffanın araç yolunda olabileceğini öngörmesinin müvekkilinden beklenilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesine müteakip olarak müvekkili hakkında yapılan soruşturma ve kovuşturma neticesinde söz konusu kazada müvekkilin tali kusurlu , müteveffa ...'nun ise asli kusurlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edildiğini, yargılamalarda müvekkilinin kazada tali kusurlu olduğu ve kusur oranının %25 olduğunun sabit olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden kişinin bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu ancak dava dosyasında bu konuyu ispatlar bir delilin sunulmadığını, davacı tarafın beyanları dikkate alındığında müteveffanın borcu/borçlarının olduğu ve buna ilişkin olarak cebri-icra yoluna başvurulduğu göz önüne alındığında mütevaffanın aylık kazancı içinden ne kadar şahsi olarak parası kaldığı ve bu iddialar doğrultusunda aileye ne kadarlık bir yardımın yapıldığının belli olmadığını, davacı tarafın fiili birlikteliği ispatlar delil sunmamakla birlikte fiili birlikteliğin müteveffanın iş yaşamı neticesinde beklenemeyecek bir durum olduğunu, davacı tarafın tazminata ilişkin iddialar ileri sürmüş olmasına rağmen bunları ispatlar bir delil sunamadığını,müvekkili aleyhine sonuçlanan mahkeme kararlarının ispat teşkil etmeyeceğini, 7 yıllık fiili birlikteliğin yaşanmamış olması göz önüne alındığında davacı yanın kendi şahsi maneviyat olarak acı ve elzem içerisinde yaşamını sürdürüyor iddiası gerçeği yansıtmadığını, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/544 Esas - 2019/220 Karar sayılı dava dosyasının mütevaffanın alt soyu olan ... adına müvekkil aleyhine açılan tazminat davası olduğunu ve iş bu dosyada müvekkilin tali kusurlu olması sebebi ile tazminat açısından talep edilen miktarın altında bir tazminata hükmedildiğini, söz konusu davanın çocuğun baba özlemi ve hasreti doğrultusunda yaşamını sürdürmesine istinaden olduğunu lakin davacı yan açısından böyle bir durumun söz konusu olmadığını, İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/544 E. - 2019/220 K. Sayılı dava dosyasının müvekkili aleyhine sonuçlanmasının davacı yan tarafından kötü niyetli olarak tazminat davası açmasına sebep olduğunu, dava konusu trafik kazasına konu ... plakalı müvekkiline ait aracın ; kaza tarihini kapsayan diğer davalı ... Sigorta A.Ş. ' den Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ve diğer davalı ... Poliçesi Manevi tazminat Klozunu içerir sigortaları yaptırılmış araç olup davacı tarafın iddilarına karşılık müvekkili aleyhine karar verilecek tazminatlardan bahsi geçen davalı iki sigorta şirketinin sorumlu tutulacağını belirterek davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...1-ASIL DAVADA;
a-Davacı ...' in Maddi tazminat Davasının Kabulüne;
Davacı ... için 13.773,71 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.' den temerrüt tarihi 26.03.2018 tarihinden davalı ...' den kaza tarihi 26/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
b-Davacı ...'nun Maddi Tazminat Davasının Reddine,
2-ASIL DAVADA ve BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/523 E. SAYILI DAVADA
Manevi Tazminat Davasının Kısmen Kabulüne;
a-Davacı ... için 14.000,00TL, Davacı ... için 6.000,00TL, Davacı ... için 3.000,00TL, ... için 3.000,00TL, ... için 3.000,00TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın;
-Birleşen dava davalısı ... Sigorta A.Ş. ' den (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) dava tarihinden,
-Asıl dava davalısı ...' den kaza tarihi 26/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
Fazlaya ilişkin Talebin Reddine
b- Birleşen davada Davalı ...'e yönelik manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle Reddine,
3- BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' NİN 2019/1123 E. SAYILI DAVASINDA
Maddi Tazminat davasının Kısmen Kabulüne,
a-109.216,82 TL destekten yoksun kalma tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. ' den dava tarihinden, davalı ...' den kaza tarihi 26/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ...' e verilmesine
b- Cenaze ve defin gideri talebinin Reddine
Manevi Tazminat Davasının Kısmen Kabulüne;
10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...' den kaza tarihi 26/10/2013 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.' den (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
Fazlaya ilişkin Talebin Reddine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müteveffa ...'nun kaybından sonra müvekkilinin ve kızının derin bir elem ve ızdırap yaşadıklarını, müvekkilinin bu kaza sonucu hayat arkadaşını kaybettiğini, manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli tüm koşulların oluştuğunu, ülkenin ekonomik koşulları, Türk Lirasının günden güne artan değer kaybı da göz önünde bulundurularak eşini kaybeden ve en büyük destekçisinden yoksun kalan müvekkilinin lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/523 Esas sayılı dosyasında 03/08/2021 tarihinde davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. Ye karşı dava açıldığını, 11/08/2021 tarihinde tensip tutanağı ile davanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiğini, dava dilekçesinin ve birleştirme kararının tebliğ edilmediğini, davalılara cevap sunma hakkı kullandırılmadığını, bu davada HMK uyarınca ön inceleme duruşması yapılmadığını, ... yönünden derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacı ... için, müteveffa ...'nun annesi olması ve desteğinden yoksun kaldığı için 13.773,71 TL destekten yoksun kalmak tazminatına hükmedildiğini, bu tazminat hesaplanırken müteveffa ...'nun belgelendirilen gelirinin asgari ücret olmasına karşın, asgari ücretin 3,11 katı dikkate alındığını, belgelendirilmeyen bir gelirin dikkate alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı ...'in, hali hazırda ... ile evli olduğunu, ...'in desteğine muhtaç olmadığını, müteveffa ...'in iki çocuğu, davacı ... ve dava dışı ... ile ayrıca öz babası ...'nun bulunduğunu, müteveffa ...'nun davacı anneye desteği hesaplanırken bu hususun dikkate alınmadığını, destekten yoksun kalmak tazminatında, ölen kişinin kaza tarihindeki esas kazancının ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu olayda, müteveffanın gelirinin ispatlanamadığını, yalnızca dinlenen tanıkların beyanlarının dikkate alındığını, müteveffa için emsal ücret araştırması dahi yapılmadığını, davacı anne ...'e SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin 12.217,48 TL olduğunu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından da 5.971,21 TL ödeme yapıldığını, sigorta firması tarafından ödenen miktarın hesaplama gününe kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödenecek tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, yerel mahkemece hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, 2013 yılında meydana gelen kaza sonrası davanın 3 yıl sonra açıldığını, dava konusu olay nedeniyle açılan ceza davasına bu davacıların müdahil olmadıkları dikkate alındığında üvey baba ve kardeşler için hükmedilen manevi tazminatın, tazminat düzenlenmesine ilişkin kanunun amacına aykırı olduğunu, Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1123 Esas sayılı dosyası ilişkin; davacı ...'in imam nikahlı eş olduğu iddiasını ispat edemediğini, dinlenen tanıklarından davacı aleyhine ifade verdiklerini, davacı ...'in, müteveffa ... ile evli olduklarını, bu evlilikten ... isimli bir çocukları olduğunu, resmi olarak boşandıklarını ancak imam nikahlı eş olarak birlikte yaşadıkları iddiası ile destekten yoksun kalmak tazminatı ve manevi tazminat talep ettiğini, mahkemece davacının imam nikahlı eş olduğunun tespit edildiğinin kabul edildiğini ancak davacı ...'ın imam nikahlı eş olduğunun ispatlanamamış bir husus olduğunu, bu hususta emniyet aracılığı ile kolluk araştırması dahi yapılmadığını, müteveffa ...'nun mernis kayıtlarının dahi araştırılmadığını, müteveffa ... ile davacı ... arasındaki boşanmaya ait boşanma ilamının araştırılmadığını, davacı ...'in müteveffa ...'dan nafaka dahi almadığı hususunun dikkate alınmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen davalar, destekten yoksun kalma ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... ve davacı ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-) 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu edilen ölümlü trafik kazasında davacıların akrabası olan ...'nu vefat ettiği, bu sebeple duyulan acı ve elemin kısmen giderilmesinin gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü, davalı yanın içine düşebileceği mali güçlükler ve manevi tazminatın yukarıda ifade edilen amacı da göz önünde bulundurularak davacılar için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği görülmüş, bu sebeple tarafların istinaf itirazları ayrı ayrı yerinde görülmemiştir.
2-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi kusur ve aktüer raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, yapılan ödemelerin usulüne uygun şekilde tazminat bedelinden mahsup edildiği, yapılan hesaplamaların usule, yasaya ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, murisin eski eşi olan ... ile birlikte yaşamaya devam ettiğinin tanık beyanları ile sabit olduğu, bunun yanı sıra murisin annesi olan davacı ...'e de murisin baktığı anlaşılmakla anılan davacıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat hakkının bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1226 Esas - 2021/957 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı ... istinaf yönünden; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
Asıl dava dosyasında davalı ... istinafı yönünden; alınması gerekli 3.126,80 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 781,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.345,10 TL istinaf karar harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1123 E. Sayılı davasında davalı ... istinafı yönünden; alınması gerekli 8.143,70 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.818,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.325,70 TL istinaf karar harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/523 e. sayılı davasında davalı ... tarafından yatırılan 546,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı ...'e iadesine, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine)
3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/09/2024