T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/485
KARAR NO: 2024/1376
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/09/2018 (Dava) - 14/09/2021 (Karar)
NUMARASI: 2019/90 Esas - 2021/614 Karar
DAVA: Maddi Tazminat (Rücuen)
BAM KARAR TARİHİ: 02/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 02/10/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/90 Esas-2021/614 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Tic. A.Ş arasında ... numaralı kara araçları genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigorta akdedildiğini, 06/12/2017 tarihinde operatör ...'in, yönetimindeki ... plakalı beton mikseri dere ıslahı yapılacak yere beton dökmek üzere kurduğu ve çalıştırdığı sırada beton pompasının üzerinde bulunduğu köprünün çökmesi sonucu makinenin ayağının boşa çıkmasıyla makinenin devrilmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini, tespit tutanağı ile durumun tespit edildiğini, hasar sonrasında müvekkili şirkete dava dışı sigortalı tarafından yapılan ihbar neticesinde hasar dosyası açıldığını ve ekspertiz incelemesi neticesinde toplam 21.392,00 TL hasar bedelinin 16/04/2018 tarihinde sigortalıya ödendiğini, bu hasarın oluşumunda davalıların %100 kusurlu olduğunu, davalı ...'nın alt yapı hizmetlerine ilişkin kentsel alt yapıyı gerekli şekilde yapmaması ve bu alt yapıyı gerekli şekilde işletmemesi, hizmete hazır ve sağlam bir şekilde bulundurmaması sebepleriyle, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün ise meydana gelen kazanın kendi sorumluluk alanı içerisinde meydana gelmesi, yolun bakım, gözetim ve hizmete uygun vaziyette bulundurulması ile kanunlarda belirtilen re'sen göz önüne alınacak sebeplerle sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin ödeme nedeniyle sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen tazminatın rücusu için İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 2018/479 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, görev yönünden bu davanın reddine karar verilmiş olup, işbu kararın kesinleşmesine müteakip huzurdaki davanın açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.392,00 TL tazminatın 16/04/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkili idarenin kusuru bulunmadığını, idarenin görevleri arasında yol bakım, onarım gözetim ve denetim görevi bulunmadığını, idarenin görevlerinden birisi olan dere ıslahı işi kapsamında ... A.Ş ve ... Şti. İş Ortaklığı'na dere kenarlarına korkuluk yapılması inşaatı işinin ihale edildiğini, işin yer tesliminin 22/05/2017 tarihinde yapıldığını, sözleşme hükmüne göre işin bitim tarihinin 16/05/2018 olduğunu, sözleşme konusu işin imalatlarının yapım aşamasında meydana gelen hasarlardan yüklenici ile müvekkili idare arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince yüklenici sorumlu olduğundan bu durumun yükleniciye 05/01/2018 tarihli yazı ile bildirildiğini, yüklenicinin de köprüde oluşan hasarı tamir ettiğini, ayrıca müvekkili idarenin 07/03/2018 tarihli yazı ile yükleniciye hasara sebep olan araçtaki hasar bedelinden de sorumlu olduğunu bildirdiğini, yüklenici firmanın da; ... A.Ş ile arasında beton alım ve dökümü konusu anlaşmanın olduğunu, beton döküm işlemi sırasında bölgede bulunan mevcut köprü ile ...'a ait beton pompasının da hasarlandığını, meydana gelen hasarların Karşıyaka 5. Noterliğinin 29/01/2017 tarihli ihtarnamesi uyarınca derhal giderilmesini, aksi takdirde hasarın firmalarınca ...'a rücu edilmek kaydıyla giderileceğini ihtar ettiğini, herhangi bir işlem yapılmaması üzerine de firmalarınca hasarın giderildiğini, pompanın sabitleneceği yer ve beton döküm tekniklerinin ... personelleri tarafından belirlendiğini, meydana gelen kazada firmalarının da herhangi bir kusurunun olmadığını müvekkili idareye bildirdiğini, dava konusu olan hasardan işin sözleşmesinde düzenlenen hükümler doğrultusunda yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, ayrıca beton pompası yaya trafiği için düzenlenmiş kaldırımda iken söz konusu olayın olduğunu, yaya trafiği için düzenlenmiş kaldırımda meydana gelen olayın yol hizmet kusuru olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla talep edilen bedelin fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; İdare Mahkemesince verilen karar adli yargı merciilerini bağlamadığından, işbu uyuşmazlığın çözüm yerinin idare mahkemeleri olduğu gerekçesiyle huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili belediyenin kusuru bulunmadığını, sorumluluğun bir an için kabul edilebilecek olsa dahi, bunun idarece yapılan bir hizmete yönelik olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerekeceğini, bu durumda idari yargı yerlerinin görevli bulunduğunu, kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idarelerin, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadıklarını, huzurdaki davada davacının sigortalısı .... A.Ş'ye ait ... plakalı beton mikserinin 06/12/2017 tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokakta kalan köprü üzerinde hasarlandığını, tazminat istemine konu olayın gerçekleştiği yerin ... Kanunu uyarınca müvekkili belediyenin görev ve sorumluluğunda bulunmadığını, sorumluluğun ilçe belediyesine ait olduğunu, davanın ... Genel Müdürlüğü husumetiyle görülmesini talep ettiklerini, bakım ve onarımından sorumlu olmadıkları sokakta oluşan kaza ile ilgili sorumluluğun belediyeye yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte, bahsi geçen kazanın oluşumunda hasar gören ... plakalı araç personelinin sorumlu olduğunu, pompanın sabitleneceği yer, beton döküm teknikleri, alınması gereken tedbirler gibi unsurların ...'a ait olup tüm işlemlerin ... personelleri ve araçları vasıtasıyla yerine getirildiğini, kaza sonrası yapılan incelemelerde, köprü üzerinde mevcut köprü tabliyesinin konsol kısmında hasarın oluştuğu, bu kısmın da taşıt trafiği değil yaya trafiği için olduğunun bilinmesi dolayısıyla beton pompasının yaya trafiği için düzenlenmiş kaldırımda bulunması ve bu alan üzerinde sabitleme yapması nedeniyle tüm sorumluluğun ... plakalı araç personeline ait olduğunu, yaya alanlarının sadece yayaların kullanımına açılmış olup bu alanlara ... plakalı araçlar gibi ağır tonajlı araçların girmesi halinde söz konusu olayda olduğu gibi köprü betonunun yıkılmasının kaçınılmaz olacağını, müvekkili belediye temerrüde düşürülmediğinden ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca avans faizi talebinin de mümkün olmadığını, dava konusu olay haksız fiile ilişkin olduğundan ancak yasal faiz talebinde bulunulabileceğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça istenen bedelin çok yüksek olup araç durumuna ve günün şartlarına uygun olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, "....Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/03/2020 tarihli raporda, ... plakalı araçta davaya konu kaza sonucu beton pompasının mekanik ve elektrik aksamlarında hasar gören kısımların işbu kaza ile uyumlu olduğu, aracın onarımının ekonomik olduğu, dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu kaza nedeni ile oluşan hasara ilişkin yedek parça + işçilik + KDV olarak onarım giderinin 21.300,00 TL olacağı, dava konusu aracın hasar görmesi ile ilgili meydana gelen kazada beton pompası operatörü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu, davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin sigortalı araçta hasar meydana gelmesinde ödediği hasar bedeli nedeni ile kusuru bulunmayan davalılara rücu hakkının bulunmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirdikleri, sunulan bilirkişi raporu ile dosyada mevcut eksper raporu arasında kusur yönünden birbiri ile çelişkili hususlar olduğu tespit edildiğinden, kusur incelemesinin yapılması için İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 29/09/2021 tarihli raporda, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında dava konusu olayın iş kazası olarak değerlendirildiği ve bu durumun dairenin ihtisas alanı dışında kalması nedeni ile dosyanın işlem görmeksizin mahalline iade edildiğinin bildirildiği, bunun üzerine dosyanın bir öğretim üyesi bilirkişi, bir sigorta bilirkişisi ve bir makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/03/2021 tarihli raporda, maliki dava dışı ... A.Ş olan ve davacı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olan ... plakalı ... marka beton pompası operatörü ...'in beton pompasının kurulumu sırasında, beton pompasının yanlış yere konumlandırılması, gerekli önlemleri almaması ve gerekli risk değerlendirmesi yapmaması neticesinde mikser ayaklarının bastığı kaldırımın yükü taşıyamayıp denge ayaklarının çökmesi sonucu kazanın meydana geldiği, gerekli risk değerlendirmesini yapmadan mikserin pompanın konumlandırılmasını ve çalıştırılmasının hatalı yapan dava dışı beton pompası operatörü ... ile işveren ve aracın maliki davacı dışı .... A.Ş' nin kazaya ve zarara sebep olduğu, davalılar... ve ... Genel Müdürlüğünün kazanın ve zararın meydana gelmesinde bir etkilerinin olmadığı, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kazayı önlemek adına davalılar tarafından alınabilecek bir önlem bulunmadığı, meydana gelen kazada ... plakalı ... marka Beton mikserinin onarım bedelinin zararının 15.129,00 TL yedek parça giderlerinin 3.000,00 TL işçilik gideri olmak üzere toplam 18.129,00 TL + kdv dahil 21.392,22 TL olduğu, bu bedele 300,00 TL hurda tenzili yapıldığında toplam zararın 21.092,22 TL olduğu, bu bağlamda davacı sigorta şirketinin, sigortalısına ödediği hasar bedelinin, hasarın meydana gelmesinde etken davranşı bulunmayan davalılardan rücuen talep etme hakkına sahip bulunmadığı kanaatine varılmakla birlikte mahkeme aksi kanaatte varması halinde yapılan ödemenin gerçek zarar ile uyumlu olduğunu bildirdiklerinin görüldüğü, dosyada mevcut incelemelerin ve düzenlenen raporların kanaat uyandırır nitelikte olduğunun tespit edildiği, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; makinenin zemine kurulumu yapılırken denge ayaklarının köprünün kaldırımına konumlandırıldığı, dava dışı dava konusu beton mikserinin maliki olan şirketin mikseri kullanan operatörün eğitimi konusunda yükümlülüğünün yerine getirildiğini gösterir herhangi bir delilinin dosya içinde olmadığı, mikserin kurulumunda denge ayağının yerleştirildiği kısmın bu konuda aracın zarar görmesine neden olacak şekilde kaldırıma yerleştirilmesinde operatörün kusurlu kabul edilmesi gerektiği, sigortalı araç operatörü ve araç işleteninin eğitim eksikliği, zemin kontrolü yapmamış olmaları ve aracın kullanılmasına ilişkin teknik kurallara uygun davranmamış olmaları nedeni ile kazanın meydana gelmesinde etken oldukları, zira köprünün yüke maruz kalmayan kısımlarının herhangi bir şekilde çökmediği, düzenlenen bilirkişi raporunun dosyadaki verilere uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelini kazanın meydana gelmesinde ve hasarın oluşmasında herhangi bir kusuru tespit edilemeyen davalılardan talep etme hakkının doğduğunu gösterir delil ve verinin tespit edilemediği, bu nedenle rucuen alacak talep hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, DAVANIN REDDİNE...." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından; "...Müvekkili şirket ile ... A.Ş arasında kasko poliçesi akdedildiğini, 06/12/2017 tarihinde, operatör ... yönetimindeki ... plakalı beton mikserinin dere ıslahı çalışması sırasında beton dökmek üzere kurulduğu köprünün çökmesi sonucu devrilerek hasarlandığını, yapılan eksper incelemesi ile tespit edilen ve araçta oluşan 21.392,00 TL hasar bedelinin 16/04/2018 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, bu kazanın oluşumunda büyükşehir belediyesinin alt yapı hizmetlerine ilişkin kentsel alt yapıyı gerekli şekilde yapmaması, bu alt yapıyı gerekli şekilde işletmemesi, hizmete hazır ve sağlam şekilde bulundurmaması, gerekli ve kanunlarda belirtilen ve re'sen göz önüne alınacak sair sebeplerle,...'nün ise meydana gelen kazanın kendi sorumluluk sahası içinde meydana gelmesi, yolun bakım, gözetim ve hizmete uygun vaziyette bulundurulma ve kanunlarda belirtilen ve resen göz önünde alınacak sair sebeplerle sorumlu olduklarını, nitekim, mahkeme dosyasına sunulan eksper raporunda da operatöre herhangi bir kusur izafesi yapılmadığını, mahkemece dosyaya operatörün kusursuz olduğunu kanıtlar nitelikte herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı beyan edilmiş olsa da söz konusu eksper raporunun ve görgü tutanağının göz ardı edildiğinin ortada olduğunu, eksper raporu ile görgü tutanağında açıkça, beton dökmek üzere kurulan beton dökme makinesinin üzerindeki köprünün çökmesi ile makinenin ayağının boşa çıkması ve makinenin devrilmesi sonucu hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini, beton mikserinin kurulumunda herhangi bir kusur olmadığı ortada olup bu konuda ATK veya bir teknik üniversite aracılığıyla rapor alınması istenmişse de mahkemece dosyanın yeniden heyete tevdii edilerek rapor alınmasına karar verildiğini, teknik üniversite veya Adli Tıp'tan herhangi bir rapor alınamadığını, dosya kapsamında alınan eksper raporu ile işbu heyet raporu arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, davalılar müşterek ve müteselsil sorumlu olduğundan davalıların sorumluluğuna gidilmesi gerekirken aksi şekilde düzenlenmiş raporun kabul edilmesinin mümkün olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kasko poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı beton mikserinin maliki olan ... AŞ'nin, dere ıslahı ihalesi uyarınca işi yapan davadışı firmanın alt yüklenicisi olduğu, sigortalı beton mikserinin çalışması sırasında konumlandığı köprüde bir ayağının altındaki betonun çökmesiyle sigortalı aracın zarar gördüğü, zararın davacı sigorta şirketi tarafından eksper raporu uyarınca tazmin edildiği ve işbu rücuen tazminat istemli davanın yolun bakımı ve yapımına dair kusurlu olduğu ileri sürülen davalılara yöneltildiği, davalılarca sorumluğun kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece farklı iki heyetten alınan bilirkişi raporunda da, kazanın meydana gelmesinin beton mikseri operatörünün asli ve tam kusurundan kaynaklandığı, zira kazaya konu olayda olduğu gibi köprülerde bu şekilde bir çalışma yapılacak ise öncelikle aracın yükünü çekebileceğinden emin olunup gerekli önlemler de alınarak çalışmaya başlanması gerekirken bu hususlara riayet edilmemiş olduğu, zeminin yeterince etüd edilmeyip pompa ağırlığını taşımaya muktedir olmayan yaya kaldırımına ayakların verildiği, davalıların ise kazada herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, kazayı önlemek adına alabilecekleri bir tedbirin bulunmadığının belirlendiği, her ne kadar davacı tarafça eksper raporu ile bu raporların çeliştiği ileri sürülmüşse de, anılan eksper raporunda herhangi bir sorumluluk belirlemesi yapılmayıp operatörün beyanının olayın oluş kısmına aynen aktarıldığının görüldüğü, kaldı ki hükme esas konusunda uzman bilirkişi heyetince alınan raporda kazanın teknik olarak değerlendirilerek sonuca varıldığı, davacının sigortalısının olayda tam kusurlu olduğu belirlenmiş olup, bu durumda sigortalısının kusuruna dayalı olarak yaptığı ödemeye davacının katlanmak zorunda olduğu görülmekle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/90 Esas - 2021/614 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2024