T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/237
KARAR NO: 2024/991
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/03/2020 (Dava) - 22/10/2021 (Karar)
NUMARASI: 2020/128 Esas - 2021/644 Karar
DAVA: Maddi-Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
BAM KARAR TARİHİ: 13/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 13/06/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2021 tarihli 2020/128 Esas ve 2021/644 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın kızı ve diğer davacıların kardeşi olan müteveffa ...'ın 31.08.2019 günü, ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobilde yolcu olarak seyahat ederken, otomobilin Uşak yolu Güre Mevkiinde ... plaka sayılı TIR' a arkadan çarpması sonucunda ağır yaralandığını ve tedavi gördüğü hastanede 09.09.2019 tarihinde vefat ettiğini, olaya sebebiyet veren ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu ... hakkında, Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/207 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde ... Bilinçli Taksirle Ölüme sebebiyet vermekten mahkum olduğunu, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında davacılardan ...'a 54.862,00 TL tutarında ödeme yapıldığını ancak müteveffanın ölümü sebebiyle davacıların müteveffanın maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, ileri sürerek fazlaya dair tüm haklar ile başkaca dava hakları saklı tutulmak kaydı ile ... için şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın, 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 50.000 TL Manevi tazminatın, ... için 50.000 TL manevi tazminatın, davalılardan, sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere diğer davalının ise tüm tazminattan sorumlu tutulmasıkaydıyla davalılardan alınarak davacılara verilmesine, talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/03/2021 tarihli değer arttırım dilekçesi ile dava dilekçesindeki talepleri ile birlikte toplam 38.762,49 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 21.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında), davacılardan ...'a ödenmesine, davacının fazlaya dair hak ve talep haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, meydana gelen kazada vefat eden müteveffaların yolcu olarak bulunmakta olup kazanın meydana gelmesinde müterafık kusurlarının bulunduğunu, meydana gelen kazadan hemen önce araç içerisinde bulunan müteveffaların emniyet kemerleri takılı olmayıp meydana gelen zararda müterafık kusurlarının olduğunu, müteveffanın müvekkilinin kullanmış olduğu araçta yolcu olarak önce İzmir ilinde bir müddet gezip dolaşarak hatta birlikte alkol aldıktan sonra müteveffanın Uşak iline gitmek istemesi ve bu konuda müvekkiline ısrarcı olması neticesinde yola çıktıklarını, müteveffanın müvekkilinin alkol kullandığını ve yorgun olduğunu bilmesine rağmen müvekkiline bu konuda ısrarcı olduğunu, müvekkilinin ise yolculuk yapmak istemediğini, yorgun ve alkollü olduğunu söylemesine rağmen müteveffanın eşinin ısrarlarına dayanamayarak yola çıktıklarını, müteveffanın vefat tarihinde müvekkili ile evli ve ayrı bir evde yaşadığını, davacı ...”ye maddi anlamda bir desteğinin olması söz konusu olmadığını, davacıların, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, müteveffanın kazanç durumunu gösteren belgeler ile SGK tarafından davacılara ödenen rücuya tabi tazminat yahut bağlanan gelir olup olmadığına ilişkin cevabi yazılar dosyaya geldikten sonra uzman bir rapor alınması gerektiğini, davacıların talep etmiş oldukları manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı için trafik sigortası genel şartlarında ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre davacılara tazminat ödemesinin yapıldığını, müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınmasının; davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini, müteveffanın yolculuk sırasında gerekli emniyet tedbirlerini almadığını, yolcusu bulunduğu araç sürücüsünün yeterli ehliyetinin bulunmadığını ve/veya alkol-uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu bilmesine rağmen araçta yolculuk etmesinin Yargıtay içtihatlarına göre müteveffanın müterafik olarak kusurlu olduğunu, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinde haksız olduğunu da belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...davacı ...'ın kızı ... ...'nin davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunduğu sırada ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,kazada ... ' nin vefat ettiği,Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/207 E sayılı 2020/43 K sayılı dosyada davalılardan ...'nin bilinçli taksirle iki kişinin ölümüne neden olmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği, davalı ...' nin 3,02 promil alkollü iken bir araca arkadan çarpmak suretiyle meydana gelen kazada başkaca etken tespit edilmediğinden %100 kusurlu kabul edildiği,Yargıtay içtihatları dikkate alınarak müteveffanın sanık sürücünün kaza sırasında 3,02 promil alkollü olduğunu bilerek araca bindiği kabul edilerek %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değer mahsubu ile bakiye zararın 62.914,87-TL hesap edildiği,davacı vekilinin 16/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 38.762,49 TL ye yükselttiği anlaşıldığından bu miktar üzerinden maddi tazminata karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden ise; olayda, Türk Borçlar Kanunun 56.maddesinde düzenlenmiş bulunan manevi tazminat unsurunun da söz konusu olduğu. Davacının olay nedeniyle kızını kaybettiği , elem ve ızdırap çektiği, bu durumun sosyal bir gerçek olduğu,manevi tazminatın amacının çekilen acıları yeterince dindirme, yaşama yeniden bağlamak ve ruhsal dengeyi sağlamak olduğu,bu amacı sağlayacak olan manevi tazminatın da paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonamik durumları, davalıların olaydaki kusuru durumu, olayın işleniş şekli, Türk Borçlar Kanunun 51-56., Türk Medeni Kanunun 4. ve Yargıtay İçtihadi Birleştirme (22/06/1966 tarih 7/7 sayılı) ilkeleri çerçevesinde davalıları müzaka durumuna düşürmeyecek ve davacıyı haksız yere zenginleştirmeyecek şekilde taktiri gerektiği, bu miktar mahkememizce davacı anne için 25.000,00 TL, mütevefanın kardeşleri için herbirine 10.000,00-TL olarak takdir edilmiş...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KISMEN KABULÜ ile ;1-Davacı anne ... için 38.762,49-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den 31/08/2019 kaza tarihinden itibaren, davalı ... sigorta A.Ş.dan 09/03/2020 dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına...'' ''...Davacı anne ... için takdiren 25.000,00-TL, davacılar ... ve ... için 10.000,00'er-TL manevi tazminatın, davalı ...'den 31/08/2019 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsil edilerek davacılara ödenmesine....'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kabul manasında olmamak üzere trafik sigortası genel şartlarında ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre toplam 54.862.00 TL tazminat hesap edildiğini ve müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödenmiş olup; bakiye taleplerin haksız olduğunu, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, poliçe düzenlenme tarihi ile kaza tarihi gözetilerek yapılacak hesapta genel şartlar uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, raporda TRH 2010 mortalite tablosu progresif rant yöntemi uygulanarak hesaplama yapıldığını, ilgili raporun kabulünün mümkün olmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Trafik sigortası sözleşmesinin yasa ilezorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de yine Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu'nun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında, dosyada tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusuru nedeniyle de ayrıca indirimi yapılması gerektiğini belirterek öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.03.2021 tarih, 2020/128 Esas 2021/644 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı anne ... için bakiye destek tazminatı ve manevi tazminatın, kardeşleri ... ve ... için manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; her ne kadar davalı vekili poliçe düzenlenme tarihi ile kaza tarihi gözetilerek yapılacak hesapta genel şartlar uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, ancak raporda TRH 2010 mortalite tablosu progresif rant yöntemi uygulanarak hesaplama yapıldığını belirterek karara itiraz etmiş ise de tazminat hesabında esas alınan hesaplama yönteminin yerleşik uygulamaya, usul ve yasaya uygun olduğu; davalı vekili, hesaplanacak tazminattan, müterafik kusuru nedeniyle de ayrıca indirimi yapılıp yolcu konumunda olup kaza anında kaskının takılı olup olmadığının tespiti ile takmadığı ihtimalde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönünden itiraz edilmiş ise de müteveffanın motosiklet yolcusu olmadığı bu nedenle kask takması gerekmediği, müteveffanın davalı araç sürücü 3,02 promil alkollü olduğu halde bunu bilerek sürücünün aracına binmiş olması nedeni ile müterafik kusurlu kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle kök raporda ve ek raporda hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmiş olduğu, davacı vekilinin de fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplanan tutar üzerinden değer arttırım dilekçesi sunmuş olduğu; davalı vekilinin süresinde kök rapora itirazında ileri sürmüş olduğu hususlar ile süresinden sonra ek rapora karşı itiraz ettiği hususlar da nazara alınarak mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2021 tarihli 2020/128 Esas ve 2021/644 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 2.647,86-TL istinaf karar harcından peşin alınan 661,96-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.985,90-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.' den alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2024