T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2037
KARAR NO : 2025/1097
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2019 (Dava) - 12/09/2022 (Karar)
NUMARASI : 2019/1210 Esas - 2022/615 Karar
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 09/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih ve 2019/1210 Esas - 2022/615 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin....firması ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle dava konusu çeki ödeme aracı olarak aldığını,çekin ciro yoluyla geçtiği ... Tic.Ltd.Şti. Firması yetkililerinin kargo ile gelen paketi açtıklarında çekin paket içerisinde olmadığını gördüklerini, söz konusu çekin bu şekilde çalındığını ya da kaybolduğunu, açılan dava ile çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, davaya konu çekin 18/03/2019 tarihinde ... isimli şahsın İzmir'de bulunan ...Bankası şubesine ibraz ettiğini, bu şahıs ile müvekkil arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu 23/02/2019 keşide tarihli, 40.000.00 TL tutarındaki çekin davalıdan istirdatına, müvekkil şirketin haklı hamil olduğunun tespitine ve çekin müvekkile teslimine, müvekkil haklarının korunması amacıyla söz konusu çekle ilgili tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 03/07/2019 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...dava konusunun tazminat /itirazın iptali talebini içerdiği ve Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince dava açılmadan önce "Arabulucuya" başvurulması gerektiği ancak mahkememize Arabulucuya Başvurma dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı..." gerekçesiyle davanın Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İZMİR BAM 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 15/11/2019 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:
11. Hukuk Dairesince; "...01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen 5/A- 1 maddesinde "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasının 4. cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hukuki açıklamalar ışığında, davacının iş bu davadaki talebi dava konusu çekin davalıdan istirdadı, davacı şirketin haklı hamil olduğunun tespiti ve çekin teslimi istemine ilişkindir. Kambiyo senedi niteliğindeki çekin TTK da düzenlenmesi nedeniyle çek istirdadı davası mutlak ticari dava niteliğinde ise de çek istirdadı davasında bir miktar paranın ödenmesine yönelik alacağın tahsili talebi yoktur. Netice-i talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. Bu nedenle çek istirdadı davası açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından çek istirdadı davası arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Mahkemece, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı gözetilerek yargılamaya devamla ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken dava şartlarına aykırı olarak arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesince dava şartlarına aykırı olarak arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karar yerinde olmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca KABULÜNE, yerel mahkeme kararının KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 12/09/2022 TARİHLİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Keşidecisi ...Ltd.Şti olan ...Bankası -Tarsus/Mersin Şubesi'ne ait 23/02/2019 keşide tarihli, 2001420 seri nolu, 40.000 TL tutarındaki çekin istirdatı istemidir. Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği ve bu kararında kesinleştiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nin 792 maddesinde: Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiş olup davacı, davaya konu edilen çekin, davalı tarafça kötüniyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusurlu olduğunu, dosyadaki mevcut belge ve bilgiler kapsamında ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davacının, davalının davaya konu ettiği çeki kötü niyetle kullandığını ispatlayamadığından davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'nın kötü niyetli olduğunu, bilirkişi incelemesi ile davalı ... ile müvekkili şirketler arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığının tespit edildiğini, son cironun tam ciro şeklinde olduğunu, cironun lehdarı .... Ltd. Şti. olduğunu, ciro silsilesinin kopuk olduğunu, davalı tarafın meşru hamil olmadan çeki tahsil ettiğini, davalının, yetkili hamil olmadığını, ayrıca davalının sabıkalarının bulunduğunu, davalının, çek üzerinde bir ihtilaf bulunduğunun ve kendisinin haklı lehtar olmadığının bilincinde olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında hiç bir ticari ilişkin bulunmuyor olmasının da müvekkilinin bu çek bedelini tahsil etmesi için davalıya devretmesinin mümkün olmadığının kanıtı olduğunu, çekin tedbirli olduğu ve iptali hakkında dava açıldığının bilincinde olan davalının, çek üzerindeki tedbirin kalktığı anı gözeterek çek bedelini bankadan tahsil etmiş olmasının kötü niyet göstergesi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, çek istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, dosya kapsamına göre davalının 6102 sayılı TTK’nun 792. maddesi anlamında kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak çeki iktisap ettiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1210 Esas - 2022/615 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2025