T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/20
KARAR NO : 2025/971
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/09/2021 (Dava) - 20/10/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/538 Esas - 2022/690 Karar
BAM KARAR TARİHİ : 19/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarihli 2021/538 Esas ve 2022/690 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait .....plakalı aracın 06/05/2021 tarihinde meydana gelen kazada hasara uğradığını, müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu hususta diğer araç olan .... plakalı araç sürücüsü ile bir anlaşmazlık olmadığını, söz konusu aracın 69807263 nolu ZMMS ile davalı sigorta şirketine sorumlu olduğunu, müvekkilinin 10/05/2021 tarihinde hasar ihbarında bulunduğunu, ve 178538 nolu hasar dosyasının açıldığını, davalı tarafından gönderilen sigorta eksperi raporunda tespitini yaptığı 12.721,00-TL yedek parçanın orijinal olmayıp kodsuz tutarın yazıldığını, ekspere göre 7.700,00-TL yedek parça ve 3.500,00-TL işçilik ücreti yazıldığını, bu nedenle aracın müvekkili tarafından özel servis olan .... de yapıldığını ve davalı tarafından müvekkilinin hesabına 11.200,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından İzmir Adli bilirkişi listesinde kayıtlı bilirkişiden uzman görüşü alındığını, buna göre hasar tutarının Kdv dahil 32.645,67 TL olarak hesaplandığını bilirkişiye 583,50-TL ödendiğini, uzmana ödenen bu tutarın yargılama gideri olarak kabul edilmesini, uzman görüşü raporu incelendiğinde parça tutarının 18.869,88TL işçiliğin 8.500,00 TL olduğu kdv dahil 32.296,46 TL olduğunu, Davalının 11.200,00 TL ödeme yaptığını, fark olarak 21.096,46 TL daha ödemeyi 26/05/2021 (Temerrüt tarihi olarak yargıtay kararı ektedir.) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigortacıdan, haksız fiil tarihi 06/05/2021 itibari ile davalı .....A.Ş. dan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, kaza sonrasında müvekkilinin aracında ödenmeyen değer kaybı tazminatı bulunduğunu, değer kaybının genel şartlar çerçevesinde değil Yargıtay kararları doğrultusunda kazaya uğrayan aracın kazadan önceki ve sonraki piyasa değeri arasındaki farkın bulunması yöntemi ile hesaplanmasını, ekte sundukları uzman görüşüne göre araçta meydana gelen değer kaybının 5.000,00-TL olduğunu, müvekkilinin aracın onarım süresince araçtan mahrum kaldığını, uzman görüşüne göre günlüğü 700,00-TL’den 4.900,00-TL araç mahrumiyet bedeli hesaplandığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinin sonuçsuz kaldığını, davanın 2918 sayılı yasanın 110. Maddesine göre davalı sigorta şirketinin şubesinin (Ege Bölge Müdürlüğü) bulunduğu yer mahkemesinde açıldığını, beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 6100 sayılı HMK 107.maddesine göre davalılar yönünden; eksik ödenen hasar tazminatı farkının hasar tazminatının yargıtay kararlarına göre iskontosuz gerçek zarar fiyatları ile rakama kdv dahil hesabı ile şimdilik 10,00 TLnin, .... A.Ş.' den 26/05/2021 tarihinden (temerrüt tarihi olarak-Yargıtay kararı ektedir.), ...... A.Ş. yönünden ise haksız fiil tarihi 06/05/2021 den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, Davalılar yönünden; değer kaybı farkının yargıtay kararlarına göre yine şimdilik 10,00 TL nin ..... A.Ş.den, 26/05/2021 tarihinden itibaren,....A.Ş. yönünden ise haksız fiil tarihi 06/05/2021 den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, sadece davalı ......A.Ş. yönünden araçtan mahrum kalma tazminatı olarak şimdilik 10,00 TL nin, haksız fiil tarihi 06/05/2021 den itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, HMK 323. madde gereği yargı giderlerinden; dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne (16/2 madde) göre tayin olunacak yargılama gideri niteliğindeki vekâlet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline, TTK 1426 gereği uzman görüşü ücret bedeli (583,50 TL) diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/08/2022 tarihli değer artırım dilekçesi ile; dava dilekçesindeki taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen, bakiye hasar tazminatı için 21.445,67 TL nin temerrüt tarihi olarak sigortacı yönünden 26/05/2021 den, diğer davalı yönünden haksız fiil tarihi 06/05/2021'den itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, sadece davalı ..... A.Ş.'den, ikame araç tazminatı olarak 1.575,00 TL'nin haksız fiil tarihi 06/05/2021'den itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ..... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın hasar bedeli ile değer kaybı talepleri ile ilgili olarak teminat limiti dolana kadar sorumluluğun davalı sigorta şirketinde olduğunu, hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiğini, aracın daha önce aynı yerden onarılmış olması nedeni ile değer kaybının oluşmayacağını, araçtan mahrum kalma bedeli olarak talep edilen tutarın yasal dayanağının bulunmadığını, ikame araç kiralanıp kiralanmadığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, meydana gelmeyen bir zararın talep edilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacakların belirlenebilir olduğunu bu nedenle belirsiz alacak davası açılamayacağını, HMK’nun 6. maddesine göre davada yetkili mahkemenin davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davaya karışan her iki araç malikinin de ticari işletmesi ile ilgili olmadığını bu nedenle Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili şirketin davacıya 11.200,00-TL ödeme yaptığını, poliçe limitinin araç başına 43.000,00-TL olduğunu, davacıya ait aracın daha önce de kazaya karışmış olması nedeni ile değer kaybının oluşmayacağını, zaten hasarlı olan bir aracın yeniden hasar alması nedeni ile değer kaybının söz konusu olamayacağını, taraflar arasındaki kusur belirlemesinin bağlayıcı olmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, değer kaybına yönelik tespitin sigorta genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, hesaplama yapılırken aracın km’si, aracın rayiç değeri, araçta yapılan işlemlerin dikkate alınması gerektiğini, yapılan her onarımın değer kaybına neden olmadığını, teminat dışı olan hallerin olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının başvurusu ile hasara ilişkin zararının aynen tanzim edildiğini, aracın başvurucunun rızası ile anahtar teslimi şeklinde onarıldığını, sigortacı araç kaza tarihi itibarı ile anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapılabileceğini, aracın anlaşmalı serviste yapılması halinde anlaşma kapsamında uygulanacak iskonto ile daha düşük bedele yaptırılabileceğini, uzman görüşünün müvekkilini bağlamayacağını, talep edenin de müvekkili olmadığını buna ilişkin bedelin talep edilemeyeceğini, araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybı hakkındaki taleplerin yansıyan zararlar olduğunu ve müvekkilinden talep edilemeyeceğini, aracın kullanım amacının ticari olmadığını bu nedenle avans faizi talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, kazanın oluş şekli, tarafların eylem ve davranışları, ihlal ettikleri trafik kuralları birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen kazada davalı tarafın % 100 kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusursuz olduğuna kanaat getirilmiştir.Araç değer kaybına yönelik ise, sigorta bilgi ve gözetim merkezine yazılan müzekkereye verilen cevap kapsamında hasar dosyalarının celbi sonucunda, davacıya ait aracın daha önce 11 kez hasarlandığı ve değişim/tamirat yapıldığı anlaşılmıştır. Daha önce davacıya ait araç aynı bölgeden birden çok kez hasar aldığından yeniden aynı bölgeden hasar alması ve aracın kullanım amacı dikkate alındığında araçta davaya konu kaza nedeni ile bir değer kaybının oluşmayacağı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere Yargıtay tarafından da kabul edilen ilkeler kapsamında bilirkişiler tarafından araçta meydana gelen bir değer kaybının olmadığı sonucuna varılmış ve bu sonuç mahkememizce da dosya kapsamı ile uyumlu bulunmuştur. Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacak olup, bu zararı davalı tazmin ile yükümlüdür. Ancak bu, davacının iddia ettiği süre için değil, makul tamir süresi ile sınırlıdır. Zira, tamir süresinin davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle uzaması halinde bu süre uzamasından sorumlu tutulması ve ikame araç bedelinin bu süreye göre hesaplanması hakkaniyete aykırı olacaktır. Davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ise bilirkişiler tarafından belirlenmiş, belirlenen hasar bedelinden sigorta şirketi tarafından davadan önce ödenen bedelin mahsubu ile poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karar verilmiştir. Davacı taraf davasını ıslah etmiş ve mahkememizce takdir edilen kusur oranlarına göre mahkememizce esas hakkında karar verilmiştir...'' gerekçesiyle; ''... Davacının araç değer kaybına yönelik açmış olduğu davasının REDDİNE, araç hasar bedelinin tahsiline yönelik davasının kabulü ile 21.445,67-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Hüküm altına alınan miktara davalı.... A.Ş. yönünden 26/05/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Hüküm altına alınan miktara davalı......A.Ş. yönünden 06/05/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, İkame Araç bedeline yönelik davasının kabulü ile 1.575,00-TL’nin davalı .....A.Ş.‘den 06/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ..... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun somut verilerden uzak ve denetime elverişli olmaması nedeniyle hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki sigortalı araç sürücüsü hakkındaki kusur tespitinin tamamen bilirkişinin yorumundan ibaret olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesinde yer alan b) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri maddesi uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamakta olup, davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerektiğini, konuya ilişkin olarak emsal içtihatların da bu doğrultuda olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde hasar bedeline ilişkin olarak ödeme yapılmış olup davacının zararının giderildiğini, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu; zira müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine 15 178538 0001 sayılı dosya açılmış olup, dosya kapsamında yapılan ekspertiz incelemesi doğrultusunda müvekkili şirket tarafından; davacıya 11.200,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasar tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin süresi içerisinde Genel Şartlar B.2.2 maddesi gereğince bildirim yapma olanağı engellenmiş olsa bile %38 iskonto hakkı bulunduğunu, kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu, başvurucu tarafından aracın onarımı sağlandıktan sonra değişen parçaların müvekkili şirkete iadesi gerekmekte iken söz konusu parçaların iadesinin yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda değişen parçaların iadesi hesaplanmadığı gibi aslında başvuru konusu kaza neticesinde hasar almayan başka parçalar hesaplamaya katılarak fahiş hesaplama yapıldığını, uyuşmazlık hakem heyeti tarafından yapılan yargılamada bu hususun değerlendirilmemiş olmasına itiraz ettiklerini, müvekkili KDV’den sorumlu olmadığı halde bu tutarın tazminat hesabına eklendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu davanın açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini, işbu nedenle vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlulu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek öncelikle tehiri icra kararı verilmesini; kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı zarar nedeni ile bakiye hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedelinin tahsili istemine yöneliktir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı....A.Ş.vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dosya kapsamında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda sigortalı araç sürücüsünün asli tam kusurlu olduğu yönünde tespit yapıldığı, kaza tespit tutanağında da davalıya ait sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönünde tespit yapıldığı, kusur yönünden yapılan tespitlerin uyumlu olduğu, uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacının tazminat alacağının bulunduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe çerçevesinde zararı gidermekle yükümlü olduğu, yerleşmiş Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere hasar bedelinin tazmininde gerçek zararın belirlenmesi gerekmekte olup, yerleşik uygulamaya göre gerçek zararın iskontosuz orjinal parçalar üzerinden KDV dahil olarak değerlendirilmesi gerektiği, ödenmesi gereken tazminat tutarının KDV dahil hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK md. 326' ya göre de davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ...... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı..... A.Ş. vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarihli 2021/538 Esas ve 2022/690 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 1.464,95-TL istinaf karar harcından peşin alınan 370,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.094,95-TL'nin davalı .....A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı .... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025